21 Mayıs 2010 Cuma

Mangal Keyfi



Güneşli günlerin gelmesini fırsat bilerek, Türk Milleti olarak hemen mangallarımızın başına koşuyoruz. Aslında biz ailece konu mangal olunca kar kış kıyamet demeyiz ve yakarız mangalımızı.Dün akşam da 'hadi bir mangal yapalım' diyerek sıvadık kolları.
Sucuk,köfte,kül bastı ve tavuk but biftek pişirdik.
Ben,etleri bir gece önce ' soğan -sarımsak-kekik-kimyon kırmızı toz biber-karabiber ve zeytinyağından oluşan bir sosla terbiye eder ve dinlendiririm. Bu sefer ani bir karar olduğu için yapamadım. Sadece kekik-köri-kırmızı toz biber ekleyerek pişirdik bu sefer. Lavaş ekmeğin içinde, sumaklı soğan salatası-közlenmiş yeşil biber ve domatesle renklendirerek servis yaptık. Çok lezzetli oldu. Bursa'da iseniz BEŞEVLER KASABI'nın etlerinden almanızı tavsiye ederim,çok temiz ve taze.

20 Mayıs 2010 Perşembe

ROBIN HOOD


Oldum olası Robin Hood hikayelerine bayılmışımdır. Bu akşam da yeni Robin Hood'u izlemeye gittik.Berbat bir baş ağrısına rağmen sonuna kadar izleyebildim ama en yakın zamanda DVD'sini alıp tekrar tekrar izlemeyi düşünüyorum.
Russel Crowe ve Cate Blanchett'in Robin Hood'u bize olayın 'zenginden al yoksula ver' kısmından çok Robin'i ormanda yaşamaya iten sebepleri anlatıyor. Yönetmen Ridley Scott harika sahneler yaratmış, özellikle Fransızların İngiltere kıyılarına ayak bastıkları sahneler,su altında çekilmiş kavga ve savaş görüntüleri çok etkileyici. Filmin içine gizlenmiş nükteler konuyu zenginleştirmiş.Ben çok beğendim,izlemenizi tavsiye ederim. Bu arada hatırlarsanız Kevin Costner da bir Robin Hood oynamıştı ama o biraz daha mizah ve romatizm ağırlıklıydı ; yanlış hatırlamıyorsam; bir daha izleyip karşılaştırmak lazım. Bu filmde de görüldüğü gibi Russel Crowe, Ridley Scott filmlerine çok yakışıyor..Gladyatör'u hatırlayın...Ayrıca çok anlamlı ve etkileyici bazı ifadeler de var; 'Rise and rise ..until the lambs become lions!' ( kalk, hep kalk.. kuzular aslan oluncaya kadar- tabiki bazı ifadeler direk tercüme edilemez;asla pes etmemeyi vurguluyor bu cümle. Ve ' Every Englishman's home is his castle!' cümlesi; Kİng John tebaasına 'benden herbirinize bir kale/şato mu vermemi istiyorsunuz dedikten sonra, Robin'in ona verdiği cevap. Evet evet, bence siz de hemen izleyin.

18 Mayıs 2010 Salı

Gökçesaray

Ben ve Ailem :)



Gökçesaray; Bolu'ya bağlı küçük bir köy. Aynı ismi gibi, yıldızlara çok yakın. Eşimin ailesinin yaşadığı 10-15 haneli çok ama çok güzel bir köy.Sabahları bülbül ve ağaç kakan sesiyle uyandığınız , geceleri cırcır böcekleriyle uyuduğunuz tam bir huzur ve dinginlik yeri. Oraya gidince zaman duruyor sanki. Karmaşık ve gürültülü ve de bol stresli kent yaşamından kaçabileceğimiz böyle bir yerimiz olduğu için çok şanslıyız.Geçtiğimiz haftasonu da,aynen öyle yaparak; yani kaçarak gittik babaannae ve büyükbabamızın yanına.Öyle iyi geldiki..Nihayet bitirebildim yarım kalan kitabımı; kuş seslerini dinleyip bol köpüklü kahvemi içerken. 2 gün boyunca bol bol soludum tertemiz kır havasını. Kızımın 13. yaşını da köyde kutladık,evimizin avlusunuda çay içip,pastamızı yiyerek.Köpeğimiz Yumak ve kedimiz Boncuk'la bol bol oynadık, tavuklarımızı yemledik,bahçeden maydonoz topladık ve tabiiki bol bol temiz köy ürünlerinden tükettik; verdiğimiz kiloları da bir güzel geri aldık.
Eğer bir gün yolunuz Taraklı- Göynük tarafına düşerse, Gökçesaray'ı görmeden geçmeyin. Yanınıza fotoğraf makinenizi ve eğer çizebiliyorsanız da tual ve fırçalarınızı almayı da unutmayın. Biliyor musunuz, ben hayatımda ilk kez 'SAMANYOLU'NU orada gördüm...:)

8 Mayıs 2010 Cumartesi

İnkaya Çınarı- Köy Kahvaltısı




Geçen Pazar günü , havalarında ısınmasını fırsat bilerek İnkaya Çınar'ına gittik. Bursa'nın mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biridir tarihi çınar. Çekirge 2. Meydan'dan sonra Uludağ yoluna dönerek 3-4 kilometre gidiyorsunuz ve Çınar hemen solunuzda kalıyor. BAzı kaynaklara göre 600 , bazı kaynaklara göreyse 700 yaşında ; Osmanlıyı gördüğü kesin. O kadar büyük bir gövdesi ve dalları var ki.. Artık o dallara dal demek ayıp olur herhalde , onlar da başlı başına bir ağaç gövdesi kadar.

İnkaya çınarının bulunduğu mekan, bir restaurant aslında. Aynı zamanda kahvaltı servisleri de var. Hem çok zengin bir kahvaltı mönüsü var, hem de fiyat olarak çok uygun.Kişi başı klaşık olarak 13 liraya geliyor. Kahvaltıda, çeşitli peynirler, bal ve fındık serpilmiş kaymak, kahvaltılık salça, değişik reçeller, meyveler, çok lezzetli ve iç malzemesi bol bol konmuş gözlemeler, sahanda sucuklu yumurta yiyebilirsiniz. Bir de yanında demlik çayınızı alıyorsunuz masaya..Serin serin kahvaltınızı yapıp, gazeteleriniz okuyorsunuz.Bursa'ya yolu düşenler mutlaka İnkaya çınarını görmeliler....:)

24 Nisan 2010 Cumartesi

Bir Maçın Ardından.....


Bugün sezonun ilk tenis turnuvasının ilk günüydü.Bursa DSİ kortlarında yapılan turnuvaya kızım da 12 yaş kategorisinde katıldı.İlk başladığında henüz hazırlık sınıfındaydı ve o gün bugündür devam ediyor, severek.
Bugün maç gerçekten çok güzeldi, iyi mücadele ederek iyi bir maç çıkardılar.Galibeyet rakibimize gitti; centilmence oyunlarını oynayıp tokalaşarak ayrıldılar.
BU sporun en güzel tarafı, temelinde gerçekten centilmenliğin yatıyor olması.
En önemlisi ise,çocukların şimdiden bir hedef belirlemelerine ve hayatlarını düzenlemelerine zemin sağlıyor olması. Keşke ülkemizde de tenis sporuna , futbola yada voleybola verildiği kadar önem verilse.
Sporcu olmak aslında gerçekten çok zor, çünkü bir seçim yapmak zorundasınız. Ya okul- dersler-SBS sınavı ya da antrenmanlar- turnuvalar...
Bu sistemin içinde ikisini aynı anda ve aynı yoğunlukta devam ettirmek mümkün değil.
Biz de ailece,kızımız yapmak istediği sürece onu destekleyerek yanında olacağız.

23 Nisan 2010 Cuma

Meto's Omelette


Hi there everybody. This is a wonderful omelette for sunny sunday mornings. In Turkey, as for the rest of the world I think Sunday mornings are very important since it recalls big and long breakfasts

here is one :

Things you need :

* 4 eggs
* Some parcley
* Some fresh mint
* 1/2 of an onion,preferrably a fresh one ( green - fresh onions )
* Some ( SUCUK ) : This is something really tasty, and I am sure you can find it in Europe or in US, you just have to find a Turkish store. It is minced meat seasoned with spice and mashed garlic.
* some cheddar cheese ( grated )
* salt and pepper

Now just chop everything, slice the SUCUK ,break the eggs ( whisk them )
** Put some butter in a pan and in goes everything....
Delicious....Enjoy it....

Bu tarifi ' No Time To Cook Recipes sitesindeki sayfam için yazmıştım; bizim bildiğimiz nefis sucuklu omletimizi, herkes bilsin istedim.

Malzemeler :

* 3 yumurta
* Rendelenmiş kaşar peyniri
* Bir kaç dal maydonoz
* Bir kaç dal taze nane
* 1 adet taze soğan
* Arzu edildiği kadar sucuk
* Tuz, karabiber

BUnların hepsini bir güzel doğrayıp yumurtaları ekleyerek iyice çırpıyoruz.
Tavaya biraz tereyağ koyarak pişiriyoruz.

21 Nisan 2010 Çarşamba

Kıymalı Enginar Dolması


Eşim ve ben enginara bayılırız, ancak kızımıza bir türlü sevdiremedik....
Bence en şık sebzelerden biri ENGİNAR. Ben de geçen haftalarda sezonun açılışını yaparak ilk enginarımı pişirdim.

Yemek yaparken malzemeleri biraz fazla kullanıyorum sanınırm, enginarda da öyle oldu yine ; fotoğraflardan da görebilirsiniz.
Unutmadan; aynı tarifi Türk Kadın Blog Yazarları'ndaki sayfama da ekledim,benim enginarları orada da görebilirsiniz.
Şİmdi tarife başlayalım.
*Malzemeler:
* 4 adet enginar
* 1 demet dere otu
* 1 kuru soğan
* 1 kutu garnitür
* 250 gram kıyma
* 250 gram iç bakla.
* 1 limon

Yapılışı :
* Soğanı ince ince doğrayarak zeytinyağında hafif pembeleştirip içine kıymayı ekliyoruz.
* Kıymanın kokusu çıkınca karabiber ve tuzunu ekleyerek biraz daha pişirip, içine garnitürü ( patates, havuç ve bezelye ) ekliyoruz. Ben vakitten kazanmak için , hazır garnitür kullanıyorum..
* Daha sonra iç baklayıda ekliyor, dere otunu da serpip biraz daha çeviriyorum. İçine bir kaç damla limon sıkıp, tüm iç malzemeyi enginarların üzerine yerleştiriyorum.
* Kalan içinde enginarların üzerine serpiyorum.
* 1-2 çay bardağı suyla pişiriyorum.

Servis tabağına aldığımda çevresini kırmızı biber halkaları ve limon dilimleriyle süslüyorum.
Afiyet olsun....:))

UK AGAIN.....GELİYORUM




13 sene sonra yeniden gidiyorum İngiltere'ye....ve yine 18 öğrencimle birlikte ve bu sefer yanımda sevgili Bahar'la....
Bu sefer daha hazırlıklı gezmeyi planlıyorum bir çok yeri.National Gallery, British Museum 'da doya doya inceleyemediklerimi tekrar görecek olmak harika...Monet'i , Rembrandt'ı,Van Gogh'u ..... Leonardo da Vinci'nin o inanılmaz çizimlerini....Tabii umarım şu yanardağ püskürmekten ve tütmekten bir an önce vazgeçerse !!

Be sefer Güney'e Swanage'e gidiyoruz.Öğrencilerimiz orada Harrow House International School'da 15 günlük bir eğitim alacaklar; hem yaz tatili yapacaklar ,hem de İngilizcelerini pekiştirecekleri bir ortamda bulunacaklar.

Bizlerde onların gelişimlerini takip ederek, iyi bir 15 gün geçirmeleri için onlara güzel bir gezi planı hazırlayacağız.

13 sene öncesinin bazı fotoğraflarına bakalım beraber, sonra yenileriyle karşılaştırırız....


Kırmızı telefon kulubeleri ..!! Sizi özlemişim....:)

18 Nisan 2010 Pazar

Kakaolu Kek




Bu akşam Fenerbahçe -Beşiktaş maçını arkadaşlarla beraber izledik.Maçı heyecanını bastıracak -sakinleştirecek birşeyler lazımdı tabi.Ve bizde hemen , hem çocuklara,hem de bize hitab eden bir kek yapalım dedik Esinle beraber.
Hazırlık aşaması çok eğlenceliydi, keki kalıba boşalttıktan sonra, çocuklar hemen karıştırma kabının başında,kalan çikolata sosunu şapur şupur yediler. Sonra da biz....Tabii piştikten sonra. İşte tarifi...Şapur şupur yemek için...:)

Malzemeler :

* 4 adet yumurta
* 2 su bardağı toz şeker
* 1 su bardağı süt
* 2 su bardağı un
* 1 paket margarin / veya 1 su bardağı sıvı yağ
* 1 paket kabartma tozu
* 4 çorba lkaşığı kakao

Yapılışı :

1) MArgarini eritin
2) Yumurtaları şekerle birlikte çırpın.
3) Şeker iyice eridikten sonra sütü,yağı, ve kabartma tozunu ekleyip çırpmaya devam edin.
4) Karışım iyice sıvı halini aldığında,içine kakao ekleyin.
5) Kakaonun topaklanmaması için çırpma işlemine hiç ara vermeden devam edin.
6) HAzırladığınız karışımdan bir su bardağı ayırın.
7) Kalanın içine ,unu katın ve çırpın.
8) Daha sonra yağlanmış bir kek kalıbına boşaltın.
9) Orta ısılı bir fırında ( 170 derece ) yaklaşık yarım saat kadar çırpın.
10) Hemen bir servis tabağına alın ve henüz sıcakken üzerine ayırdığınız sosu dökün.Emmesi için bir süre beklettin. Kek sosu çektiğinde servis yapın.

Dilerseniz servis tabaklarına aldığınızda, çevresini muz ve çilekle süsleyip, meyvelerin üstüne de kakaolu sostan dökebilirsiniz. Aynı zamanda vanilyalı dondurmayla da servis yapabalirsiniz ....

Biz hem meyveyle süsledik , hem de dondurmayla beraber yedik. Yani tüm diyet kurallarına isyan ettik.....:))

Afiyet olsun..

7 Nisan 2010 Çarşamba

Semizotu Salatası


Malzemeler:

* Bir bağ semizotu
* 3-4 adet taze soğan
* 2 domates
* 2 adet salatalık
* Sızma zeytinyağ
* Sirke + Limon
* Tuz

Yapılışı:
Bütün malzemeleri doğrayarak salata kabımıza alıyoruz ve limon,sirke ve zeytinyağıyla tatlandırıyoruz. İsterseniz üzerine beyaz peynirle ekleyebilirsiniz.

Afiyet Olsun :)

Hardal Soslu Iceberg Salata


Salatlar kendi başlarına ya da ,eşlik ettikleri yemeklerle her zaman sofralarımızın en önemli unsuru olmuşlardır. Bu salatada da asıl önemli olan sosu. Ben iceberg marul ve semizotunu karıştırarak kullandım ve üzerine o harika sosu ekledim. Bu tür sosları ilk kez İngiltere'de tatmış ve çok beğenmiştim. Orada daha çok balzamik sirke kullanıyorlardı ama olsun bizim Kükrer Üzüm sirkesiyle de çok güzel oluyor.İşte tarifi...Afiyet olsun :)

Malzemeler :

* Iceberg marul
* 8-9 yaprak semizotu
* 3 adet taze soğan
* Taze nane

Hepsini doğrayarak bir salata kasesine alın.

Sos:

*7-8 dal maydonoz
* 3 diş ezilmiş sarmısak
* Yarım kahve fincanı üzüm sirkesi
* 1.5 kahve fincanı sızma zeytinyağ
* 1 tatlı kaşığı hardal
* tuz,karabiber

Tüm bu malzemeleri bir kavanoza koyup,3-4 dakika boyunca iyice çalkalıyoruz.

Salatamızın üzerine döküyoruz.

AMMAN

                Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...