1 Şubat 2012 Çarşamba

Bursa-Aynalı Çarşı-Karagöz 2 Antika Mağazası


Bursa çarşılarından biri de Aynalı Çarşıdır. Heykel merkezde Ulucami'nin yanında Kozahan'la kapalı çarşı arasında. Aslında kapalı çarşı içindeki her yer birbirine ara kapılarla geçişlerle bağlı, o yüzden hepsi bir arada gibi. Aynalı çarşı da çok eski çarşılarından Bursa'nın. İçinde antikacılar olan minik bir çarşı.
Karagöz Antika Dükkanı'da tam 70 yıllık bir dükkan. İçine girdiğiniz zaman ; zaman yolculuğuna çıkmış gibi oluyorsunuz, o kadar etkileyici bir yer ki ; görmeniz lazım.Karagöz 2'nin sahibi Şenol Çelikkol, yıllarca özenle topladıkları antikaları meraklılarıyla buluşturuyor.İçeride kandiller, altın varaklı aynalar, eski Bursa gelinlikleri, saatler ve daha sayamayacağım kadar çok antika var.Yeni açılan büyük alışveriş merkezlerinin; böyle tarihi alışveriş mekanlarıyla kültürel olarak boy ölçüşmesi mümkün değil ama modern çağın hastalığı sanırım; hızlı ve bilinçsiz alışveriş.Gerçek bir alışveriş,çarşı kültürünü yaşamak için bulunduğumuz bölgelerdeki yerel kültürümüzü koruyan ve yaşatan merkezlere biraz daha ilgi göstermeliyiz.
Şimdi sizlere Karagöz 2 Antika Dükkanından fotoğraflar göstermek istiyorum.Eğer Bursa'ya gelirseniz, Eski Aynalı Çarşı'da bu güzel dükkana uğramadan geçmeyin lütfen.
Karagöz 2 Hediyelik ve Turistik Eşya Tel No : 0 224 222 61 51











31 Ocak 2012 Salı

Bursa'da Zaman - Kapalı Çarşı-Kozahan

Bursa'da Zaman

Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.

Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşiyor sihrini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sesszilik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
Muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camileri eski bahçeler,
Şanlı hikayesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengamelerin
Nakleder yâdını gelen geçene.

Bu hayalde uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir avize Bursa'da zaman,

Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk Bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.

İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde... ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası büyük cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.

Ahmet Hamdi Tanpınar





















Bursa'nın pazarları çarşıları bir alem; eskiyle yeniyi bir arada yaşatan bir şehirdir bizim Bursa.Modern ama eski; İslami eserleri dillere destan; camileri, hamamları, türbeleri anlat anlat bitmez. Bugün biraz Kapalı çarşımızı gezdireyim istedim sizlere;Bursa'ya yolu düşenler mutlaka görmelisiniz burayı; içindeki hanları,Kuyumcular çarşısını,ayakkabıcılar çarşısını,çeyiz çarşısını...Birbiri içine geçmiş bir çok mekan var Kapalı çarşı'da ve hemen onların yanıbaşlarında harika minik çayevleri,çaybahçeleri, mescitler. Bir de ipek çarşımız var;Kozahan ( buradan bilgi alabilirsiniz )Eskiden burada ipek böceği kozaları satılırmış. Şu anda içinde birbirinden şık ipek dükkanlarının bulunduğu,eşarplar, fularlar,elbiseler bulabileceğiniz bir ipek çarşısı.2 katlı ve tam 95 odalıdır. Aynı zamanda çeşitli resim ve fotoğraf sergilerine de ev sahipliği yapar.Tam ortasında da içinde çay bahçeleri olan bir avlusu vardır görülmeye değer.Etrafında çok güzel çini hediyelik eşyalar satan mağazalar, Osmanlı işi mücevherler yapan dükkanlar...En iyisi sözü fotoğraflara bırakmalı..



29 Ocak 2012 Pazar

Yufkalı Omlet




Yıllar önce ,Gülriz Sururi'nin A La Luna yağları adına hazırlayıp sunduğu bir yemek programı vardı; bu tarifi oradan almıştım , yanılmıyorsam sene 1993-95 o aralar. Harika lezzetli ve şık yemekler hazırlardı Gülriz Sururi ve tabaklarda çok estetik bir şekilde sunulurdu; yani anlayacağınız gibi ben pek severdim o programı. Şimdi oradan öğrendiğim bu tarifi zevkle hem aileme hem de arkadaşlarıma sunuyorum. Çok da kolay;
Malzemeler:
* 2-3 adet yufka ( kişi sayısına göre / adam başı çeyrek yufka )
* Yumurta ( kişi başı )
* Sucuk
* Kaşar peyniri rendesi ( biz bu sabah kullanmadık ; o yüzden fotoğrafta yok )
* Sucuk / salam / pastırma / sosis / jambon;hangisini isterseniz )
*Tuz-karabiber-kırmızı biber

Yapılışı:
*Her bir çeyrek yufkanın içine bir yumurta kırıyoruz, üzerine tuz-karabiber-kırmızı biber; çevresine sucukları ve kaşar peynirini yerleştiriyoruz.
* Tavada tereyağını eriterek zarf gibi kapattığımız yufkaları ; önü arkası kızarana kadar pişiriyoruz.
* Afiyet olsun .

28 Ocak 2012 Cumartesi

MAÇ.....BURSASPOR-GALATASARAY




Hayatımda ilk kez bir futbol maçına gittim arkadaşlar; ne harika bir şeymiş meğer. Kızımın en yakın arkadaşının ailesiyle birlikte anneler ve kızları şeklinde gittik Bursaspor-Galatasaray Maçına.. Fotoğrafta kızım ve arkadaşının hazırladığı yazı! Çok güldük ! Bursa'nın cezası olduğu içi sadece kadınlar ve çocuklar gidebiliyormuş izlemeye; biz de o sebeple;hem ortalığın daha sakin ve güvenli olacağını düşünerek aldık patlamış mısırlarımızı,polar diz battaniyelerimizi ve koyulduk yola...O kapılardan geçmek ne zor işmiş....Tevekkeli insanlar böyle kalabalıklarda boşuna ezilip kalmıyorlar...Çocuklarla elele;kalabalığın içinde ezile büzüle içeri girmeyi başarabildik. Hava buzzz gibiydi; tam anlamıyla buzzz....Ama ortam çok eğlenceliydi; özellikle Fatih Terim'in klasikleşmiş el kol hareketlerini ve mimiklerini görmek çok hoştu doğrusu...neredeyse Bursa'da ne kadar anneanne -babaanne varsa staddaydı ...Çok hoş bir manzaraydı. Yalnız tam 'oh ne güzel küfür yok ' derken ; kadın taraftarların hakeme küfür ettiklerini duyduğumda kulaklarıma inanamadım . Nasıl bir mantıktır bu ? Hiç yakışıyor mu ! Neyse söyleyecek çok şey var onlara ama !
Güzel bir akşam oldu...Yalnız arkadaşlar tüm futbolcularımıza Allah güç kuvvvet versin ; o kadar büyük bir alanda bir aşağı bir yukarı koş !! Olacak iş değil ! En iyisi öğretmen olmak ! :D Sevgilerimle

27 Ocak 2012 Cuma

Tahin ve Keçiboynuzu Pekmezi


Her derde deva; hastalık savar; kalori sayar, yağlara yağ katar ama maalesef çok lezzetli.Soğuk günlerde insana enerji veriyor. Ben de uzun zamandır yapmıyordum; ama bir Pazar kahvaltısında baktım hava soğuk; eh artık zamanı dedim. Bugün nihayet Bursa'ya kar yağıyor ve her yer masal gibi oldu; tabii benim için hemen tahin-pekmez sinyali alınmış oldu. Oranları size bağlı tabii, ben pekmezin buruk tadını sevdiğim için biraz fazla koyuyorum;pekmezin kan yaptığı bilinir ama özellikle Keçi Boynuzu Pekmezi doktorlar tarafından tavsiye edilen pekmez çeşitlerinden.

21 Ocak 2012 Cumartesi

BURSA TUZ PAZARI VE AKTARIUM -BAHARATÇILAR

Yine bir pazar yeri hatırası Buyrun gezelim !








Gez gez bitmeyecek Bursa'mızın öyle bir pazarı vardır ki....Girince çıkamazsınız; TUZ PAZARI...Heykel semtinde Ulucami'nin altı ve Cumhuriyet caddesinin üstünde;Kapalıçarşı'dan Uzunçarşı'ya geçerken hemen aşağıda... yeni düzenlemeden sonra daha da güzelleşen bir pazar yeri...Aktarlar mı istersiniz, sebzeciler mi, meyveciler mi, tertemiz kasaplar mı yoksa, zeytin-peynir çeşitleri mi, bal, sucuk, pastırma, turşu daha neler neler...İnanın ben gittiğim zaman nereye bakacağıma şaşırıyorum. Bende ki bu pazar sevgisi ne olacak bilmiyorum. Yurt içi,veya yurt dışı gittiğim her yerde mutlaka pazar yerlerini bulmaya çalışıyorum. İşte bu Tuz Pazarı'nda bir aktar dükkanı varki nereye dönseniz yeni değişik bir şeyler görüyorsunuz, tam şifa dükkanı..Adı Aktarium...Çok da hoşuma gitti ismi,yaratıcı !Buyrun fotoğraflara...

20 Ocak 2012 Cuma

SARIMSAKLI KÖFTE-FELLAH KÖFTESİ



Mersin ve Adana'da sarımsaklı köftesiz bir hanımlar günü düşünemezsiniz bile.Aslında kolay ama bir o kadar da zor bir bulgurlu tariftir. Aslında zorluğu da , köfteleri minik minik yuvarlamak sadece ! Ee biraz vakit alıcı, ama o tat için her şeye değer doğrusu; İşte tarifi :

Malzemeler:

* 1 kase ince köftelik bulgur
* 1 kase un
* 3 yemek kaşığı biber salçası
* 1 yemek kaşığı domates salçası
* 1 demet maydonoz
* 2 limon
* 6-7 diş sarımsak
* Yarım çay bardağı zeytinyağ
* 1-2 tatlı kaşığı kimyon
* 1-2 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı :

* Önce bulguru kaynar suyla ıslatarak yumuşaması için 20-25 dakika bekliyoruz.
* Derin bir kapta , 1 kase unla bulguru iyice karıştırarak yoğuruyoruz. Arada kıvamı kontrol ederek biraz kaynar su ekleyip iyice macun kıvamına getirebiliriz.İçine kimyon ve tuzu da ekleyerek iyice yoğurup,minik minik top köfteler yapıyoruz ve köftelerin ortasına , küçük parmağımızla bastırarak minik bir çukur açıyoruz.Kaynar suda köftelerimizi haşlıyoruz ; yaklaşık 3-4 dakika ve kevgirle çıkararak çukur bir servis tabağında dinlendiriyoruz.
Ayrı bir tavada zeytin yağını ısıtıp içine havanda dövdüğümüz sarımsakları atıyoruz ve hızlı hızlı 1-2 dakika pişiriyoruz. Daha sonra salçalarla beraber 2-3 dakika daha pişiriyoruz. İçine 2 limonun suyunu ekliyoruz. Köftelerimizi kaynattığımız sudan bir kepçe alarak salçalı sosumuza katıyoruz.Bir demet maydanozu ince ince kıyarak sosun içine atıyoruz. Ve servis yapıyoruz. Afiyet olsun !! Kimyon ve limon yoğunluğunu ağız tadınıza göre ayarlamanız en güzeli ..

1 Ocak 2012 Pazar

Meksika Fasulyesi Salatası

 

Oldukça uzun bir süre önce almıştım TuzPazarı'ndaki bir bakliyatçıdan; yeni yıl yemekleri arasında yerini almak için beklemiş meğer :D Harika bir salata oldu;
Malzemeler :
1 su bardağı meksika fasulyesi
Taze soğan
Domates
Kırmızı közlenmiş biber
Kornişon turşu
Maydonoz
Dereotu
Zeytinyağ
Sirke

Yapılışı:
Önce fasulyeleri haşlıyoruz ; ben düdüklü tencerede 25 dakika haşladım; tam kıvamında oldu.
Sonra da iç malzemeleri ekleyerek servis yapıyoruz. Adetler size bağlı; isterseniz bol bol kullanabilirsiniz.Ben sirke kullandım; ama tabiiki ağız tadı bu ; limonla da çok güzel olur. Yalnız içinde turşu olduğu için ölüyü kaçırmamak gerekiyor. Afiyet olsun !!
Posted by Picasa

31 Aralık 2011 Cumartesi

ÇİKOLATALI MUFFIN


Bu yılbaşı sevgili dostlarımız Esin, Levent ve Aynur Teyzemizle birlikteydik. Ve yemek hazırlıklarını da kızımla birlikte yaptık.İşte onun elinden çikolatalı muffin...Tarifini de kendi buldu;
mutfak sırları'ndan...Hepimiz bayıldık..tamamen kendi yaptı , hem de özene bezene.Bizim minik yeğenler de ablalarının yaptığı minik muffinlere çok sevindiler...Bana da anneannemden yadigar pasta takımlarında kızımın elinden çıkan muffinleri servis etmek kaldı :D
İşte tarifi; aynen uyguladık mutfak sırları sitesinden ; sonuç mükemmel !!
2 yumurta (oda sıcaklığında bekletilmiş)
4 kahve fincanı tozşeker
2 kahve fincanı sıvı yağ
2 kahve fincanı yoğurt
6 kahve fincanı un
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı damla çikolata
1-2 yemek kaşığı kakao
Yine fırınımızı 170 derecede ısıtıyoruz.Yumurta,sıvıyağ ve şekeri mikser ile iyice rengi beyazlaşana kadar mikser ile çırpın.Üzerine un,kabartma tozu,yoğurt ve kakaoyu ekleyin.
Hepsini ne çok sert ne çok yumuşak bir karışım ortaya çıkana kadar çırpın. Son olarak damla çikolata ekleyin.
Muffin kalıplarına muffin kağıtlarını yerleştirip karışımı eşit miktarda dağıtın. Damla çikolatayla süsleyin
Muffinler kızarıp şişene hatta çatlayana kadar pişirin.İçinin pişip pimediğini bir kürdan yardımıyla anlayabilirsiniz.

3 Aralık 2011 Cumartesi

DUETTO BURSA

Ne zamandır yapmak istediğimiz bir akşam yemeğini nihayet gerçekleştirebildik 3 arkadaş..Çocukları babalara devrederek kız kıza bir akşam yemeği yemek istedik...Arkadaşlarımızdan aldığımız tavsiyeler üzerine Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'ndaki Duetto'yu tercih ettik.Güzel bir bar-restoran ama maalesef bir süre sonra sigara dumanı insanın gözlerini cayır cayır yakıyor.Gerçi üst kısmı belli aralıklarla açıp havalandırıyorlar ama yine de fayda etmiyor.Yemekler çok lezzetliydi ve tatlılar da öyle...Yemeklerin sunumları da çok göz alıcıydı.
Bir süre sonra müziğin sesi gittikçe yükseliyor, aynı masada birbirinizi duymak için neredeyse bağırıyorsunuz.İşte ya bizim yaş kemale erdi, ya da artık bilemiyorum...Tabiiki tercihler değişir.Yemeklere geri dönecek olursak ;Sevgili Esin ve ben Lübnan usulü piliç şiş yedik, mantarlı kuskus üzerinde ve soya sosuyla servis ediliyor...nefisti tek kelimeyle, ardından ev yapımı elmalı turta..sufle ve cheesecake.Onlar da harikaydı.Fotoğraflar cep telefonuyla; artık olduğu kadar..:D



Sevgili Aytül köri soslu tavuk tercih etti...biz de tattık...o da harikaydı..

Ve tatlı olarak ev yapımı elmalı turta...

Ve şimdi sufle...

Ve cheesecake...

DİYET GÜNLÜKLERİ....3 ve 4


3.gün'ü yazamadım.....4.gün bitmeden burdayım arkadaşlar
Hemen dün sabahı hatırlıyorum !!!!
Kahvaltıda akşamdan unuttuğum için sulu-ceviz'imi içip yiyemeden okuluma koştum ve kahvaltıda 2 küçük dilim kepek ekmeği; 2 dilim beyaz peynir , az şekerli çay. Ara öğün olarak 1 mandalina,1 fincan ıhlamur çayı; öğlen ; bir ince dilim dalyan köfte, salata ; ara öğün : bir elma....ve maalesef akşam yemeğinde işler karıştı arkadaşlar. Dün akşam aylar sonra 3 arkadaş dışarı yemeğe gittik . Onu biikr başka post olarak anlatacağım...:D
Bu gün ise.....
Kahvaltıda 2 dilim ekmek ( beyaz )
1 şekersiz çay
1 tatlı kaşığı reçel
1 minik kutu beyaz krem peynir.
Ara öğün :
1 elma
Öğlen :
1 yemek kaşığı pilav
1 kase cacık
Ara öğün :
1 yemek kaşığı kısır ( !!! ) Aslında bulgur sağlıklı biliyorsunuz,içindekiler de çiğ sebze, ve zeytinyağ da oldukça azdı...Yani sonuç : zararsız !!!
Akşam yemeği ( şu anda hala pişmeye çalışıyor )
Tas kebabı
Kepekli domatesli makarna ( hayır ! ben makarna yemeyeceğim ).
Salata....

AMMAN

                Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...