20 Ekim 2013 Pazar

BEYPAZARI PAZARLARI,SEBZE KURULARI, BAHARAT CÜMBÜŞÜ



Bizim yoğun bayram trafiğinin duraklarından biri de Beypazarı'ydı. Bu sefer iyice gezdik Beypazarı'nı. Turistik bölgenin içindeki dar sokakları, aktarları, köylü pazarını ve sanat atölyelerini ve konakları....Mutlaka gitmelisiniz derim. Çok cıvıl cıvıl, insanın içini ısıtıyor. Yerli - yabancı bir çok turist vardı yine. Bu sefer Beypazarı Güvecinin yanına bir de Beypazarı havucunu ekledik. Meğer Beypazarı'nın havucu çok meşhurcum. Gittiğimiz gün tesadüf oranın köylü pazarı günüymüş , biz de kendimize bir iki kilo havuç aldık, hmm gerçekten son zamanlarda pazarlardan aldığımız havuç sadece turuncu rengiyle havuca benziyor, yani çoğunlukla bilirsiniz. Bu havuçta gerçekten havuç tadı vardı. Havuç reçeli de yapılıyormuş, ondan da aldık bakalım.
Aktar dükkanları ve çeşitli hediyelik eşyalar satan dükkanları gezerken, Nuray Hanım'la tanıştık. Kendisi aslen Ege'liymiş. Şu anda Yakup Ticaret isimli dükkanında kendi hazırladığı sebze kuruları, çeşitli baharat karışımları, doğal sabunlar ve daha bir çok şey satıyor. Kendisiyle bol bol sohbet ettik, Ege'den getirdiği doğal minik top kekiklere bayıldık. Dükkanda yok yok diyebilirim. Nuray Hanım güler yüzüyle size Beypazarı'nı anlatıyor.
Pazar yerinde Beypazar'lı hanımların yaptığı iğne oyaları ve cam üzerine ebru sanatıyla yaptıkları nefis kolyeleri görünce bayılacaksınız. Tek kelimeyle harikalar. Sanat galerilerinde ahşap işleri ve ebru  çalışmaları satılıyor, onlar da harika. Biraz daha uzun gezilmeli bir dahakine , hatta otel olarak hizmet veren o eski konaklarda kalmak isterim bir-iki gece, çünkü gece nasıl oluyor oralar gerçekten merak ediyorum, ışıl ışıldır eminim. Bakalım , göreceğiz.
 





Top Kekikler...Elinizle hafice eziyorsunuz, ve misler gibi kekik kokuyor her taraf, yemeklere de öyle koyuyorsunuz.
Konaklar- Tezgahlar

Konaklar

Ve sevgili kızım ve ben, Beypazarı'nındar sokakları- zengin pazarlarında...

OSCAR..TÜM ZAMANLARIN EN TATLI ARKADAŞI


Bayram tatilinden henüz döndük. Sevgili minik dostumuz, tatlı Oscar'ımız bizim dönüşümüzü Bursa K9 Köpek Çiftliği'ndeki pansiyonunda bekledi...Bugün hemen döner dönmez aldık Oscar'ı. Biz onu nasıl özlediysek o da bizi o kadar özlemiş. O kadar alışmışız ki O'na. Gittiğimiz her yerde onu aradık. Keşke alabilseydik yanımıza dedik ama mümkün değildi. Arabayla tam 2200km yol yaptık bu bayramda...Çok eğlendik, çok gezdik  ama yorgunluktan bitap düştük. Oscar bu kadar yola dayanamazdı. Eve gelir gelmez önce bahçede bir hasret giderdik. Koştuk oynadık, patilerimizle birbirimize ÇAK yaptık, minik pembe topumuzla hasret giderdik, en sevdiğimiz mamamızı bol yoğurtla ve afiyetle yedik. Sonra evimize çıktık, bir kaç havlu ve çorap kaçırdık, gözümüze kestirdiğimiz ilk şortu kaparak  köşe kapmaca oynadık ve en sonunda yorulduk. Şimdi uyuyoruz, mışıl mışıl... seni çok seviyoruz OSK !!!! Söylemiş miydim, Oscar isminin çeşitli versiyonlarına da tepki veriyor !! OSK , OSKİ ,  OSKOROVSKİ ve biraz da İngilizce haliyle , OSKI-DOG ....Tam bir çılgın...Her gün çılgın gibi temizlik yapıyor, her bahçeye inip çıkışında 4 ayağını da özel şampuanlı bezlerle siliyor, elimizde roll'larla koltuk ve çeşitli kumaş-vari ürünlerden tüy topluyoruz ama biz Oscar'ı çoook seviyoruz.

BURSA KAHVALTI MEKANLARI-CHA CHA



Cha-Cha Bursa'da sıcak atmosferi ve güzel bahçesiyle her mevsim tercih edilen bir mekan. Bahçesi'nin büyük olması sebebiyle , sünnet-düğün-nişan- doğum günü organizasyonları için de çokça tercih edilen bir yer. Ayrıca akşamları canlı müzik eşliğinde içkinizi içebileceğiniz güzel ve nezih bir bar bölümü de var. Lokasyon olarak da ulaşımı çok kolay. Bursa Shereton Oteli'nin hemen yanında. Aslını  söylemek gerekirse Cha Cha hep aynı yerindeydi , tarif ederken Shereton ChaCha'nın yanında demek daha doğru olur sanırım :)
Geçenlerde bizim kulübün bir organizasyonu için kahvaltı mekanı olarak Cha-Cha'yı tercih ettik. Doğruyu  söylemek gerekirse, daha zengin bir menü beklerdim. Mekan çok güzel , dekorasyon çok güzel, bahçe güzel...Bence mönü üstünde biraz daha çalışabilirler.
 



 

KÖFTELİ ŞEHRİYE YEMEĞİ



Malzemeler :
* 3 adet yeşil biber
* 1 adet kırmızı biber
* 5 adet arpacık soğan
* 2 domates rendesi
* 1 orta boy patates küp küp doğranmış
* 1 küçük havuç küp küp doğranmış
* 2 kahve fincanı  şehriye
* 2 dal maydonoz
* 1 tatlı kaşığı  domates salçası - 1/2 tatlı kaşığı biber salçası
* 5 su bardağı su
Köfte için :
*350 gr köftelik kıyma
* 1 küçük soğan rendesi
* 3 dilim  bayat ekmek
* 1 yumurta
* karabiber- tuz
* 3 yemek kaşığı un
Sos için:
* 1 yemek kaşığı tereyağ
* 1 tatkı kaşığı zeytinyağ
* kurunane- kırmızı biber

Yapılışı :
* Tencereye sırasıyla havuç, patates, ince ince dilimlediğimiz biberleri koyarak yarım 1/4 zeytinyağda kavuruyoruz.
* Domates rendesini ekliyor ve 2 dakika kadar pişirdikten sonra salçalarımızı ekliyoruz. 2-3 dakika daha pişiriyor ve 5 su bardağı suyu ekliyoruz. Su kaynayınca içine şehriyeyi atıyoruz  Bu arada arpacık soğanları soyarak doğramadan bütün olarak  tencereye alıyoruz. Lezzet vermesi için dal maydanozları ekliyoruz.Şehriyeler pişine - kıvam yoğunlaşana kadar  pişiriyoruz.
*Bu arada , yemeğimiz pişerken hemen köftelerimizi yoğuruyoruz. Malzemeyi derin bir kaba alıp , iyice yoğuruyor ve minik minik yuvarlak köfteler yapıyoruz. Tepsiye un serpip, köfteleri üzerinde sallayarak her taraflarını unluyoruz. Kızgın yağda pişirip bir kenara alıyoruz.
*Yemeğimiz iyice kıvam alıp, suyunu çekince, köfteleri ekliyor ve üzerine tereyağında kızarttığımız kuru nane ve kırmızı biberi döküyor , sıcacık servis yapıyoruz.
 Afiyet olsun.
 

26 Eylül 2013 Perşembe

BURSA KAHVALTI MEKANLARI-DEREBAHÇE

Hafta sonları fırsat buldukça kahvaltıya dışarı gidiyoruz. Son yıllarda Bursa'da kahvaltı servisi yapan yerlerin sayısı arttı. Kimi geleneksel kimi modern kahvaltı konseptleriyle kendine müşteri buluyor. Kimisi öğlen yemeğini de içine alacak menüler oluşturmuş. Biz de geçen haftalar Dere Bahçe'ye gittik. Bursa- Dobruca semtinde, ağaçların içinde , yanı başında şırıl şırıl akan deresiyle güzel bir yer. Kahvaltı serpme , açık büfe değil. Bu sebeple masaya hizmet hızlı olamıyor. Mekan güzel ancak ben kahvaltıyı pek beğendiğimi  söyleyemeyeceğim. Çeşit az. Her zaman beğendiklerimi yazarım aslında ama bu sefer biraz farklı oldu gibi. Mekan çok güzel , kahvaltı mönüsü üstünde biraz çalışırlarsa iyi olabilir. Aslında çok da müşterisi olan bir yer. Aynı zamanda restaurant olarak da hizmet veriyorlar ve araç park edecek yer bulamıyorsunuz. Kişi başı 20-25 TL. Daha detaylı bilgi için tıklayınız.

22 Eylül 2013 Pazar

TORTİLLA PİZZA




Herkese Günaydın, İyi pazarlar :)
Pazar sabahı kahvaltılarına kolay bir alternatif, kolay pizza.

Malzemeler :
* 4 adet tortilla
* 250 gram tam yağlı beyaz peynir
* İstediğiniz kadar sucuk, ben Pınar'ın minik sucuklarından alıyorum.
* 4 adet kıl biber
* 1 yemek kaşığı tereyağ
* 1 domates
* 1 tutam kekik
* tuz-karabiber
Islama sosu :
* Yarım su bardağı süt
* Yarım çay bardağı zeytin yağ
Yapılışı :
* Önce sucukları dilimliyoruz. Sonra kıl biberleri uzunlamasına ortadan ikiye bölüyoruz . Sucukları pişiriyoruz. Sonra biberleri zeytin yağda hafif kavuruyoruz.
* Geniş bir tavanın içine biraz tereyağı koyup ilk tortilla ekmeğini yerleştiriyoruz ve üstüne fırça yardımıyla ıslama harcından sürüyoruz. İkinci tortillayı da ekliyor onunda üzerine ıslama harcından sürüyor ve bu sefer bir iki minik parça da tereyağ koyuyoruz. Sucukları yerleştiriyoruz. Beyaz peyniri ekliyoruz. Biberleri yerleştiriyoruz.  Rendelediğimiz ya da minik minik doğradığımız domatesi üste ekliyoruz. En son olarak kurutulmuş kekiği serpiyoruz.  Tuz-karabiberle tatlandırıyoruz.
* Geri kalan 2 tortillayı da iç harcıyla birlikte bir öncekilere yaptığımız gibi ıslayarak malzemelerin üzerine yerleştiriyoruz.
* Tavada tortillaların altı-üstü kızarana kadar,üzerlerine bir spatülayla bastırarak pişiriyoruz.  Tortilla Pizza'yı tavada döndürürken dikkatli olun, domatesler içinden akabilir. Ama o bile muhteşem oluyor, haberiniz olsun.
 

 

21 Eylül 2013 Cumartesi

DUYGUSAL BİR KESME TAHTASI



Düşünülmek, hatırlanmak ne güzel. Ne mutlu bana etrafımda hep samimi, güler yüzlü ve içten insanlar oldu bugüne kadar. Canım annemin Allah İyilerle karşılaştırsın duaları hep yerini buldu ;özel hayatımda - sosyal hayatımda ve işimde hep iyi ve candan insanlarla birlikteyim. Buna hep şükretmişimdir. İşte böyle neşe dolu- yaşama sevinci içinden dolup taşan biri , sevgili Keziban bana öyle güzel ve sevimli bir hediye getirmiş ki, sizlerle paylaşmak istedim.
 

İyi hafta sonları

20 Eylül 2013 Cuma

OSCAR KEYFİ

Evimizin delikanlısı çılgın Golden Oscar, vakit bulsam da yaptıklarını yazsam herhalde 2-3 roman çıkarırım. Bugün de Oscar, çok formda olduğu günlerden birindeydi. Akşam eve biraz geç gelince normal olarak daha uzun süre yalnız kaldı evde. Geldiğimde enerji patlaması yaşıyordu zaten. Banyodan kaçırdığı tuvalet kağıdıyla adeta tüm evi konfeti yağmuruna tutmuş, mutfaktaki el havlusunu kaçırmış ve mor flip flop terliklerime de bayağı bir mesai harcamış...Varın gerisini siz düşünün. Tabi okuldan geldim yorgun argı... önce Oscar'ın yarattığı kaos ortamını düzenledim, arkasından bahçeye indik, küçük beyin ihtiyaçları için. Bahçe , toprak , çiçek ve etraftaki bizim kokusunu alamadığımız ama onun aldığı dişi arkadaş kokularını alınca , bana sokak-sörfü yaptırmaya karar verdi ! Uzun bir mücadelenin sonucunda kazanan tabiiki de insanoğlu oldu ; onu bahçeye geri soktum. Başladık, pembe beyaz topumuzla oynamaya, ben attım o getirdi, ben attım o getirdi, en sonunda pert oldu yorgunluktan ama  ağzındaki pembe topunu da bırakmadı. Minik ödül kurabiyeleriyle , onu yukarı çıkmaya ikna edebildim. Sevgili Oscar, yada arasıra dediğimiz gibi Oski , bazen de Oski-dog, yada Oskito, ya da nadiren OSKOROVSKİ nihayet eve çıktı...Eller ayaklar bir güzel silindi. Sonra anne mutfağa yemek yapmaya gitti. Bir fark etti ki ev sessiz....Evin sessiz olması eğer bir Golden'ınız varsa pek iyiye alamet değil. ya çorap yiyordur, ya tuvalet kağıdı kaçırıyordur, ya ağzında mavi oje şişesi çiğniyordur, ya balkondan mandal kaçırmıştır ya da yasak bölgelere girmiştir. Bugün bizim Oski'nin tercihi yatak keyfi yapmak oldu. Of Oscar Of ! Seni Çok Seviyoruz :)
 

FIRINDA KIYMALI PATATES



Serin havaların en sevdiğim yemeği. Bu, havalarla yemekleri bütünleme huyu sizlerde de var mı , çok merak ediyorum. Hava soğumadan çorba içilmez, kısır yazın iyi gider, pırasa yazın yenmez. Geçenlerde pazardaki arkadaşlar,' bu hafta sihirlitencere'de pırasa pişirmez misiniz?' deyince hemen işi yine havalara bağladım ' havalar biraz daha soğusun da öyle ' deyiverdim. İşte bu fırın patates de benim serin hava yemeklerimden. Haydi mutfağa !
Malzemeler:
*5-6 adet orta boy patates
* 4 domates, küp-küp doğranmış
* 2 adet orta boy kuru soğan
* 5-6 adet yeşil biber
* 1 yemek kaşığı domates salçası ( ÖNCÜ )
* 1 tatlı kaşığı biber salçası  ( ÖNCÜ )
* 250 gram yemeklik kıyma
* 1/2 çay bardağı zeytin yağ
* 3- 4 yaprak taze reyhan yaprağı
*  tuz-karabiber
                                                                                Yapılışı :
* Patatesleri yıkadıktan sonra orta kalınlıkta yuvarak yuvarlak doğruyoruz. Bir fırın tepsisine yağlı kağıt sererek patatesleri yerleştiriyoruz. Üstüne çok az sıvı yağ serpiyoruz. Ve 250 derecede ısınmış fırında hafif pişine kadar yaklaşık 20 dakika kızartıyoruz.
* Diğer taraftan 1/2 çay bardağı zeytinyağı tavaya koyuyor ve hafif ısınınca içine ince doğradığımız soğanları atıyoruz. Soğanların kokusu çıkınca kıymayı ekliyor ve kavuruyoruz. Küp küp doğradığımız domatesleri ekliyoruz. Domatesler suyunu salıp , hafifçe çekince salçaları ekliyor ve iyice karıştırıyoruz. Tuz -karabiberini ekliyoruz.
* En son olarak reyhan yapraklarını  elimizle bölüyor ve kıymalı sosa katıyoruz.
* Kızarmış patatesleri bir fırın kabına alıyoruz. Üzerine bir kat kıyma döküyoruz. İkinci kat patatesleri koyuyoruz ve yine kıymayla kaplıyoruz en üstünü. Yeşil biberlerle süslüyoruz , reyhan yaprakları ekliyoruz ve  1 su bardağı sıcak su döküyoruz. Ağzını yağlı kağıtla kapatıyoruz , 200 derecede 30 dakika pişiriyoruz.
Afiyet olsun
NOT :
Alüminyum folyoların sıcakta zararlı kimyasallar yaydıklarını duyduğumdan beri onun yerine yağlı kağıt kullanıyorum.
Fotoğraf  yemeğimiz fırına girmeden az önce çekildi, pişmiş hali maalesef görüntülenemedi !!! Fotoğraf çekme hazırlıkları yaparken sabote edildim :) Tekrar afiyet olsun.
 

 

19 Eylül 2013 Perşembe

YALANCI SU BÖREĞİ

Son derece basit, bir o kadar lezzetli . Hemen başlayalım !
Malzemeler:
* 5 adet yufka
* 4 yumurta
* 2 su  bardağı süt
* 1 su bardağı su
* 3 yemek kaşığı tereyağ, yarım çay bardağı zeytin yağ
* Üstü için bir yumurta
İç Harcı :
* 250 gram böreklik lor
* 250 gram tam yağlı inek peyniri
* Yarım demet maydanoz
Yapılışı :
İç harcı : lor ve peyniri iyice karıştırarak , içine ince ince kıydığımız maydanozu ve tuzu ekliyoruz.İç harcımız hazır.
Tepsiyi margarinle yağladıktan sonra üzerine pişerken yufka yapışmasın diye hafifçe un serpiyoruz.
Şimdi böreğin ıslama harcını hazırlayalım.
1. Küçük bir tavada tereyağı eritip, içine zeytinyağıda katarak karıştırıyoruz.
2. Erittiğimiz yağı derin ve geniş bir kaseye alarak içine süt ve suyuda ekliyoruz.
Islama harcımız hazır . Şimdi artık yufkaları hazırlayabiliriz.
1. Bir yufkayı kenarları tepsinin dışına sarkacak şekilde tepsiye yayıyoruz.
2. Bir fırça yardımıyla yufkaya hazırladığımız ıslama harcından sürüyoruz.
3. Bir yufkayı ortadan ikiye bölüyor ve her bir parçasını hazırladığımız ıslama harcının içine batırıyoruz. Dikkat edin, yufka parçalanmamalı. Yufka parçalarını ıslattıktan sonra fazla suyunu bırakması için biraz kasenin kenarında tutuyor ve tepsideki diğer yufkanın üzerine örtüyoruz.
4. Islak yufkaların üzerine hazırladığımız iç harcı seriyoruz.
5. Yine bir yufkayı alıp ikiye bölerek , ıslama harcıyla ıslatıp, sağlı sollu bir şekilde diğer yufkaların üzerine yerleştiriyoruz.
6. Kalan iç harcımızı da yufkaların üzerine serpiyoruz.
7. Yarım yufkayı alarak onu da ıslatarak tekrar iç harcın üzerine kapatıyoruz.
8. Tepsiden sarkan yufkaları da kaldırarak böreğin üzerine kapatıyoruz.
9. Kalan ıslama harcınıda fırçayla en üstteki yufkaya sürüyoruz.
10. Ayrıca bir yumurtayı çırparak fırçayla yufkaların üstüne sürüyoruz, böreğimizin rengi güzel olsun.
11. Böreğimizi fırına koymadan önce dilimliyoruz.

Ve önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında 35-40 dakika pişiriyoruz.
* Fırından çıktıktan sonra tepsiyi 5 dakika dinlendirip , üzerine avucumuzla yarım su bardağı kadar su serpiyoruz ve temiz bir havluyla tepsimizi sarıp 15-20 dakika dinlendiriyoruz.
 En sonunda böreklerimizi tepsiden alıp servis tabağına yerleştiriyoruz.
Bir de çay demliyoruz !
Afiyet olsun.

15 Eylül 2013 Pazar

EĞER KEKİNİZ...

Eğer kekiniz kek kalıbında çıkmamakta ısrar ediyorsa onu fazla hırpalamayın. Hemen bir havluyu bir güzel ıslatın ve ters çevirdiğiniz kek kalıbınızın üstüne örtün. En fazla 2 dakika sonra size teslim olacaktır !!!!

AMMAN

                Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...