11 Aralık 2010 Cumartesi
BOLU USULÜ ET SOTE VE MEYHANE PİLAVI
Bu sefer et soteyi eşim hazırladı bize,kendi tarzıyla- BOLU usulü; meyhane pilavı da benden...
Benim et sotem,KAHVECİ usulü olur; kırmızı yemeklerden.
Şİmdi gelelim eşimin pişirdiği et soteye;
BOLU USULÜ ET SOTE
Malzemeler :
Yarım kilo dana kuşbaşı
3 adet çarliston, 1 adet kırmızı biber
2 adet soğan
1 çay bardağı sıvıyağ
4 domates ( kabuklarını soymadan kullanıyoruz )
1 tatlı kaşığı limon kekiği
1 çay kaşığı kimyon
tuz-karabiber
Yapılışı :
* Eti yıkadıktan sonra tencereye koyarak kendi suyunda; tencerenin kapağı kapalı olarak pişiriyoruz.
* Soğanları yemeklik doğrayarak , etimizi soğanlarla birlikte iyice kavurup, bir tabağa alıyoruz.
* Biberleri ince ince doğrayarak, hafif yumuşayana kadar pişirip içine domatesi atıyoruz.Bir süre pişirdikten sonra etleri de ilave ediyoruz.
*Kİmyon, tuz , karabiber ekleyerek tatlandırıyoruz.
* Bir su bardağı sıcak su ekleyerek suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
* Ve hazır.....
Meyhane pilavı için ;
Malzemeler:
* 1 adet kuru doğan
* 2 domates
* 2 adet yeşil biber
* 2 su bardağı pilavlık bulgur
* 4 bardak su
* Tuz-karabiber
* 1 tatlı kaşığı tereyağ
* Yarım çaybardağı sıvı yağ
Yapılışı :
* Biberleri ince doğrayarak yağda kavuruyoruz.
* Soğanı yemeklik doğrayarak biberlerle beraber pişiriyoruz.
* Domatesleri küp küp doğrayarak tencereye ekliyoruz ve 4 bardak suyu da koyarak ,kaynamasını bekliyoruz. Suyumuz kaynayınca içine bulguru ilave ederek suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Bulgurlar yumuşadıktan sonra içine bir tatlı kaşığı tereyağ ilave edip, pilavı karıştırıyoruz ve dinlenmesi için bir kenera alıyoruz.
İşte böyle...herkese afiyet olsun...!:)
BURSA'YA KIŞ GELDİ. !!!
Nihayet Bursamıza kış geldi, bu sabah aniden...Dün akşam rüzgar iyice bir esti...hava yumuşadı...yağmur derken...hemen arkasından gökyüzünden sessizce düşmeye başladı kar taneleri...
Sevgili Gümülcine , ben de hemen sokağımızı, bahçemizi ve en sevdiğim kar arkadaşlarından biri olan Sütlü Nescafe'mi fotoğrafladım...Birazdan ne zamandır okuyamadığım kitabım 'Bin Muhteşem Güneşi' de elime alıp ,hemen pencere önündeki sevgili koltuğuma kurulup,CD çalara bir Kenny Rogers CD'si koyarak en sevdiğim şarkıları dinlemeye başlayacağım....
10 Aralık 2010 Cuma
FIRINDA TAVUK
Bir bütün tavuğu;içine 2 adet dörde bölünmüş kuru soğan ve 2 adet doğranmış havuçla haşlıyoruz. Daha sonra tavuğumuzu parçalara ayırarak ; 2 göğüs 2 but şeklinde :),fırın kabına alıp,haşlama suyunu ve haşlanmış soğan ve havuçları da ekliyoruz. İçine bir sarımsağı ince ince keserek ekliyoruz.Taze çekilmiş karabiber ve tuz ile tatlandırıyoruz. Tavukların üzerine tereyağ parçaları koyuyoruz ve 200 derece fırında tavuklar kızarıncaya kadar pişiriyoruz.....Kuru soğanın çiğden konularak kızarmış haline kıyasla ; haşlanmış soğanın kızarması daha lezzetli geliyor bana.....Nefis bir tat arkadaşlar deneyiniz...:))
BODRUM MAKARNASI
Çabuk ve lezzetli .....Makarnayı; spagetti; 8-10 dakika haşlıyoruz. Diğer taraftan zeytinyağı hafifçe ısıtıp içine 1 tatlı kaşığı kurunane, 1 çay kaşığı limon kekiği atıp hafifçe kızdırıyoruz.İçine 1-yemek kaşığı domates salçası ekleyerek bir iki dakika daha karıştırarak pişiriyoruz. Makarnamızı süzdükten sonra tabağımız alıp, üzerine önce sarımsaklı yoğurt,sonra da salçalı sosumuzu ekleyerek servis yapıyoruz.Ve istediğimiz gibi süslüyoruz. Bodrum makarnası , kıymalı olarak da yapılır. Onun için de, soğanı hafif pembeleştirerek kıymayı ekliyor bir güzel kavuruyoruz.Geri kalanı aynı;sadece bu sefer isterseniz içine bir çay kaşığı kadar kimyonda ekleyebilirsiniz ....En sonunda da yanına kola ya da bir kadeh şarap alıyoruz...
ÇİPURA
En çok sevdiğim balıklarda biri, zaten topu topu üç tür balıkla aram iyidir. Onlar da çipura, hamsi ve çinekop. Çipurayı mangal yakmaya üşendiğimiz zamanlar fırında yapıyoruz. İyice temizlendikten sonra, balığımızın içine ince ince doğranmış sarımsak, 2-3 dal maydonoz koyarak tuzluyoruz. Sonra üzerine hafifçe yağlıyoruz ve pişirme kağıdına sararak 230 derecede 35-40 dakika pişiriyoruz. ve yanına çılgın saltalardan birini yaparak afiyetle yiyoruz..
NAR EKŞİLİ SALATA
Yeşil salataya bayılırım...Bu sefer de nar ekşili...İstediğiniz tüm yeşillikleri bir güzel yıkayarak doğruyorsunuz ve nar ekşili sosu ekliyorsunuz. Sos için; 1 yemek kaşığı nar ekşisi, 3 ezilmiş sarımsak, 1 kahve fincanı zeytinyağ ve tuzu karıştırarak salatanızın üzerine döküp karıştırıyorsunuz....Afiyet olsun ...:)
9 Aralık 2010 Perşembe
BOZCAADA KALESİ
Feribottan görüntüler. Bozcaada Kalesi, ve adaya merhaba dediğimiz yer;liman ve iskelesi..:)
Bozcaada anıları bu aralar biraz fazlaca oldu; ama yoğun günlerde beni dinlendiren şeylerden biri de sevdiğim mekan ve kişileri bol bol düşünmektir..bir çeşit terapi..:)
8 Aralık 2010 Çarşamba
BOZCAADA AYAZMA PLAJI
İşte burası da Ayazma Plajı....Tertemiz denizi ve buz gibi suyuyla...Yüzerken ayaklarınızın altından balıklar geçiyor...Biraz daha açıklara giderseniz, bir kaç ÇİPURA'yla arkdaşlık kurabilirsiniz.Ada merkezinden 10 dakika uzaklıkta.Arabanız yoksa dolmuşla da gelebiliyorsunuz...Sahile eski püskü hatta biraz da kırık dökük bir merdivenle iniyorsunuz ama değer...Çevredeki restoranlarda gayet lezzetli yemekler, gözlemeler ve buz gibi içecekler sizi bekliyor.
7 Aralık 2010 Salı
4 Aralık 2010 Cumartesi
BOZCAADA TURU DEVAM EDİYOR
Nerede kalmıştık, ada sokakları, Sandal Restoran....İşte şimdi yine bir ada sokağı ve nefis şirin bir kaldırım restoranı ; eski Rum evlerinden biri. Gündüzleri kahvaltı evi ; akşamları da fenerleri, mumları ve şaraplarıyla çok hoş bir restoran. Burada yediğim kabaklı;susamlı Girit böreğinin tadını unutamadım doğrusu.Adada en zevkli şeylerden biri de ; tabiiki bana göre; sabah saat 06 gibi kalkıp denizin o kırmızımtrak mavisini görmek...sonra da yavaş yavaş yürüyüp tertemiz deniz havasını ciğerlerinize doldurmak ve gazete için feribotun gelmesini beklemek....Ve doğru çınarlı kahvelerden birine giderek ince belli çay bardaklarında mis gibi bir bardak çay içmek....Bu kış böyle geçeceğe benziyor.....bol bol ada konuşacağız...
BOZCAADA ANILARI
Yaz yaz bitmiyor bu ada anıları...İşte bu fotoğraflarda da sokaklardan görüntüler, şu içinden sandal geçen restoran bir harika zaten ; Sandal Restoran....
Evler deseniz, tam tabloluk, pencereleri ve kapıları rengarenk....
Küçük balıkçı limanı...Minik kayıklar...
Bir de adayı gezmek için bisiklet kiralayabiliyorsunuz...Ben maalesef bisiklet sürmeyi bilmediğim için :( yine dört tekerlek kullandık ama aslında en iyi bol bol yürüyerek keşfedebilirsiniz yerleşim merkezinin güzelliklerini...Bu akşamlık bu kadar...ama henüz bitmedi...:)) daha çok fotoğraf var sizlerle paylaşmak istediğim..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
AMMAN
Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...
-
Bizim oraların tadına doyulmaz kebaplarından. Evde yapması hiç de zor değil. Yanına sumaklı soğan salatası , bol kimyon ve acıyla müthiş o...
-
Yine bir pazar yeri hatırası Buyrun gezelim ! Gez gez bitmeyecek Bursa'mızın öyle bir pazarı vardır ki....Girince çıkamazsınız; TUZ PAZ...











