28 Haziran 2014 Cumartesi

FESLEĞENLİ TAVUK KAVURMA


Malzemeler:
*7-8 parça tavuk göğsü
* 2 adet havuç ( jülyen doğranmış )
* 2 adet çarliston biber ( jülyen doğranmış )
* 1 orta boy kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
* 6-7 diş sarımsak ( 2-3 parçaya ayrılmış )
* tuz-karabiber 
* 1 yemek kaşığı kuru fesleğen
* 1 tatlı kaşığı Ege kekiği ( minik top top olanlar , elinizle ovarak toz haline getiriyorsunuz )
*  Yarım çay bardağı zeytinyağ

Yapılışı :
* Jülyen doğranmış havuçları zeytin yağında hafif yumuşayıncaya kadar pişirip içine hemen çarliston biberleri atıyoruz. 
*Biberler de hafif yumuşayınca yemeklik doğradığımız soğanları tenceremize  hemen ardından tavuk göğüslerini doğramadan bütün olarak atıyoruz. Tavuklar arkalı önlü pişene kadar, kısa aralıklarla ters yüz ederek pişiriyoruz. Arada tavuğa hafif çatal batırarak pişip pişmediğini kontrol ediyoruz.
*Sarımsakları ekliyor ve kavurmaya devam ediyoruz.Tuz , karabiber , fesleğen ve kekiği ekledikten sonra baharatların iyice yumuşaması için tencerenin kapığını kapatarak çok kısık ateşte 20 dakika kadar kavurmaya devam ediyoruz.
* Yanına haşlanmış mısırla ikram ediyoruz.

Hayırlı Ramazanlar, Sağlık, Bereket ve Mutlulukla.....

27 Haziran 2014 Cuma

ADANA-MERSİN USULÜ CİĞER ŞİŞ



Bizim oraların tadına doyulmaz kebaplarından. Evde yapması hiç de zor değil. Yanına sumaklı soğan salatası , bol kimyon ve acıyla müthiş oluyor. Biz ailece bayılıyoruz bu tada. Ciğer yemeyenler için tavuk şişleri de hazır bulunduruyoruz yanda. Ne olur ne olmaz. Bu ciğer kebap işi , biraz da yöresel kültür, alışkanlıkla alakalı. Benim çocukluğumda Mersin'de Ciğerci Apo vardı mesela. İnsanlar sabah erkenden ciğer kebap yemeye giderlerdi. Öğlen iş yerlerinden çıkanlar Apo'nun dükkanı önünde uzun kuyruklar oluştururlardı. Biz de çok giderdik Ciğerci Apoya , sabahları değil ama, öğlenleri.



Malzemeler :
* 1 kilo  kuzu veya dana ciğeri ( ince kuş başı doğranmış ) ( kuzu ciğeri daha da lezzetli oluyor )
*300 gram  kuyruk yağı ( Küçük küçük doğranmış )
* Lavaş ekmek
* Kimyon / Tuz
Yanına ikram etmek için  biber, domates közlemesi, babagannuş ( tarif için tıklayınız )  , sumaklı soğan salatasını  (tarif için tıklayınızunutmuyoruz.



Yaplışı :

* İnce ince doğranan ciğerleri , özel ciğer şişlerine , iki-üç  parça ciğer,  bir parça kuruk yağı olarak diziyoruz.Üstüne hafif tuz gezdiriyoruz.  Mangalda pişirdiğimiz ciğerlerimizi lavaş ekmeklerin içine çekerek , bol kimyon, acı biber , sumaklı soğan salatası ekleyerek sıkıca dürüm yapıyoruz, ayran veya şalgam suyuyla ikram ediyoruz.
Not : Maalesef dürüm yapılmış hali fotoğrafının çekilmesini bekleyemedi :)
Afiyet olsun.

20 Haziran 2014 Cuma

İşte Stres Altında Bile Pozitif Kalabilirsiniz

Çalışma hayatının her gün biraz daha stresli hale geldiği doğru. Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor. İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor fakat o ölçüden fazlası da iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar üst üste gelince ister istemez sosyal hayatımız da etkileniyor.

Bu  nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum.

Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen her şeye yön verecek güce sahipsin.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.



Benim kartımı sizlerle paylaşıyorum.

Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

https://www.facebook.com/graniniTurkiye
Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Haziran 2014 Cumartesi

CUMALIKIZIK KÖYÜ - BURSA



Bir çok kişinin dizilerden bildiği Cumalıkızık köyü..Tarihin içinden yüzyıllara dayanarak gelmiş bu günlere. Sokaklarında yürürken düşünmeden edemiyorsunuz, kimler geçti buralardan diye. Osmanlı'dan günümüz Bursa'sına kalan ender köylerden. Şu anda bir turizm cazibe merkezi. Uludağ eteklerinde, vadilerin arasında kalan köylere kızık denirmiş. Bu köy gibi başka kızıklar da var. Fidyekızık ,Derekızık, Hamamlıkızık,Değirmenlikızık. Ancak yalnızca Cumalıkızık orrijinal dokusunu koruyabilmiş. Bir rivayete göre Osmanoğlu Osman Bey , bu köye bir Cuma günü gelmiş ve adını Cumalıkızık koymuş, bir diğerine göre de diğer köylerden bu köye Cuma namazına gelirmiş köylüler ; o yüzden de adı Cumalıkızık olmuş.Rengarenk evleri  ve dar sokaklarıyla çok güzel bir köy. Köylüler el işlerini ve kendi mahsullerini satıyorlar. Çok güzel reçeller, meyveler alabilir, restore edilmiş konaklarda kalabilir, lezzetli gözlemelerden yiyebilirsiniz. Biz Mavi Boncuk restoranına gittik, sabahları gözlemenin yanı sıra köy kahvaltısı da veriyorlar. Köyün mimarisine ve güzelliğine hayran kalacaksınnz. Tek bir şeyden hoşlanmayacaksınız...O daracık sokaklardan geçmeye çalışan ve bütün manzarayı alt üst eden arabalardan....Görünce inanamadım....Pes....Sen bu kadar kıymetli tarihi bir bölgede otur ve özen gösterme...Bence belediyenin bir önlem alması gerek .Daha fazla bilgi için Bursa Valiliğinin hazırladığı websitesine gidebilir ve Cumalıkızık kitapçığını PDF olarak indirebilirsiniz bilgisayarınıza.











17 Mayıs 2014 Cumartesi

ZEYTİNYAĞLI PAZI





Malzemeler

* 2 demet pazı
* 2 orta boy soğan
* 2 diş sarımsak
* 2 domates
* Yarım çay bardağı zeytinyağı
* 3 yemek kaşığı bulgur
* Tuz-karabiber

Yapılışı :
* Pazıları iyice yıkadıktan sonra 2 parmak kalınlığında doğruyoruz . Bir süzgeçte suyu süzülsün diye bekliyoruz.
* Soğan yemeklik doğrayarak 1 kesme şekerle birlikte hafifçe zeytinyağında kavuruyoruz.
* Pazıları ekliyoruz, bir iki kez kavurduktan sonra küp küp kestiğimiz  domatesleri ekliyoruz. Sarımsakları ince ince doğrayarak yemeğimizin içine atıyoruz.Hafifçe malzemeleri karıştıryor ve üzerine yarım çay bardağı sıcak su koyuyoruz. Bulguru katıp, son bir kez karşıtrıyoruz. Tuz-karabiberle tatlandırıp , 15-20 dakika pişiriyoruz. 
Yanında yoğurtla servis ediyoruz.

13 Mayıs 2014 Salı

AZERBEYCAN- BAKU- ÇOK GÜZEL VE FARKLI

Flame Towers- Baku

Geçtiğimiz hafta Azerbeycan - Bakü'deydim. Açıkçası bu kadar güzel bir şehirle karşılaşacağımı bilmiyordum. Geniş bulvarlar, caddeler, harika binalar, kimileri eski , kimileri yeni. Bizden insanlar, sıcak kanlı insanlar, bizden yemekler...Yani kendimi hiç yabancı hissetmedim .Orada tanıştığım tüm güzel ve sıcak insanlara selam olsun. Otelimiz JW Marriot - Absheron. Gayet şık ve temiz bir otel ,yolu düşen dostlara tavsiye ederim.
Haydar Aliyev Kültür Merkezi

Eski Hükümet Binası


Eski Hükümet Binası


Otelimiz JW Mariott Absheron

JW Mariott

JW Mariott

JW Mariott

JW Mariott

Azeri Dilinde , Oteldeki Yüz Bakım Reklamı 

Baku Park 



Kültür Binası 

JW Mariott , Baku

1 Mayıs 2014 Perşembe

Muscat- Oman

Havalanından Muscat merkeze giderken gördüğüm güzelim cami

Uzun zamandır post yazamıyorum sevgili arkadaşlar... Öyle bir yoğunluk var ki, anlayamıyorum...Bu yıl sanki herşey daha bir koşturmacalı gibi. Sanki her yere yetişiyorum ama hiçbir şeye de yetişemiyorum...durumu. Vahim yani anlayacağınız. Bu arada fotoğraf çekmeye devam tabii...Yazacak ve yayınlayacak bir sürü fotoğraf ve anı birikti. Geçtiğimiz haftalarda bir eğitim için Muscat -Oman 'a gittim. Arap yarımadasının en ucu, solunda Yemen, sağında Bahreyn.  İlk kez gidiyorum Arap yarımadasına. Bir kere hava ılıcıktı. İklim aynı benim oralar gibi, Mersin-Tarsus...Nemli-sıcak - biraz da puslu.5.5 saat süren bir uçuştan sonra yorgunluktan perişan bir halde, vardık otelimize. Radissonblu.Hiç odaları ve katları bu kadar sigara kokan bir otelde kalmamıştım. Otel iç mekanları gayet hoş, küçük bahçe içindeki kafeteryası ve havuzu da güzel ama gene de eksik bir şeyler var, ama henüz isimlendiremedim. Ama yine de kalınır.
Radissonblu otelin penceresinden Muscat 



Otel restoranındaki menü, fiyatlar harika !

Fresh Salad

Ceaser's Salad

Fesleğen ve kekikli kremalı spagetti

Oman fena pahallı. İnanamadık yani, Türkiye'de kazanıp orada yaşayamazsınız. 1 Oman ( Umman ) Riyali 3 dolar, oradan hesaplayın artık . Basit bir öğlen yemeği makarna 5.9 Riyal, salata 4 Riyal , 1 kola yaklaşık 2-3 Riyal , çarpmak- bölmek - toplamak size kalmış artık , ben 3 günde yoruldum .

Sokaklarda pek fazla kadın görmüyorsunuz, sadece turistler başı açık geziyor. Ülke sultanlıkla yönetiliyor ve çok seviyorlar sultanlarını . Aslında güzel bir Arap ülkesi, bir de şu  alışık olmadığımız kokular olmasa...Ağır esanslar kullanıyorlar, bol bol tütsüler yakıyorlar.

Bir akşam üstü şehri gezmeye vaktimiz olunca bizi hemen deniz kenarına götürmelerini istedik. Deniz kenarı , Eski Matrah'ın olduğu yer, cıvıl cıvıl, restoranlar, kafeler, dükkanlar, tam bir renk cümbüşü ...Çok renkli bir kültürde olduğunuzu hemen hissediyorsunuz...Kapalıçarşısı cıvıl cıvıl, her yerde rengarenk elbiseler , erkeklerin taktığı değişik şapkalar ve bol bol gümüş var. Çarşı -Pazar turu bitince sıra ; Sultan Kabus'un sarayını görmeye geldi. Tek kelimeyle harika, sade ve çok şık. Avrupa saraylarında görmeye alıştığımız öyle bir aşırı lüks görüntüsü yok ama ,çok gizemli ve azametli. Umarım görme şansınız olur, anlatmak pek o hissi aktarmaya yetmeyecek sanırım. Şimdi fotoğraflara bakalım. Sevgiler......
Matrah Çarşısı - Old Mutrah Souq

Sultan Kabus'un Sarayı'nın yanında, altında 10 bin şehit askerin mezarı olan cami

Çarşıdan kareler

Çarşıdan kareler

Çarşı girişindeki üst geçiş
Radissonblu -Bahçeden görünüm

Sultan Kabus'un sarayı

Sultan Kabus'un Sarayı

Sultan Kabusun Sarayı Oman Koyu'nda...Arkadaki kale Portekizlilerin saldırısında şehri korumuş

Sultan Kabus'un Sarayı- Giriş
Ve ülkemize dönmeden hemen önce ;Otelde Dünya Saati Kutlaması

Sultan Kabus'un Sarayı - Giriş Kapısı











13 Şubat 2014 Perşembe

Sesleri Saklama Enstitüsü

    Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin çok güzel yayınları var. Bursa'nın ve dolayısıyla Osmanlı'nın tarihini anlatan, Bursa kent hayatıyla ilgili bilgiler veren,istatistiklerle kentsel hareketleri anlatan. Şu anda bunlardan birini okuyorum zevkle. Necmi Gürsakal'ın yazdığı Bursa'nın Oğlu İstanbul'un Babası adlı kitap Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan bu yana bu ihtişamlı devlete başkentlik yapan üç şehri anlatıyor. Bursa Edirne İstanbul. İşte Bursa'nın oğlu , İstanbul'un babası diye ifade edilen yer Edirne..
Kitabın içinde tarihsel bilgiler , anekdotlar yer alıyor. Bunlardan bir tanesi ise SESLERİ SAKLAMA ENSTİTÜSÜ.
    Adı İrfan Değer ; 1940 yılında doğuyor ve 2010 yılında ölüyor. İrfan bir teyp tamircisi. Öyle iyi bir teyp tamircisi ki Almanlar bile onu tanıyor.... Bir tutkusu var İrfan'ın. Şehrin sesleri, iyi-kötü ses diye ayırmadan şehrin tüm seslerini kaydediyor...Arabaların sesleri, yağmurun sesi, rüzgarın sesi, çarşı pazardaki insanların koşturmalarının sesi, ezan sesi, aklınıza ne gelirse....Yıl yıl bunları arşivliyor. Bunu neden yaptığını soranlara da 'ileride lazım olur, özleyenler oturur dinler' diyor..........
    İşte bu sebeple bazı makamlara Sesleri Saklama Enstitüsü kurulması için dilekçeler bile vermiş İrfan Değer. Ve bir gün vasiyeti üzerine, arkadaşı kendine bıraktığı ses kayıtlarını alarak Bursa Kent Müzesi'ne gitmiş. Uzun toplantılar sonunda , Bursa Kent Müzesi bu kayıtları bünyesinde halka sunmuş. Kitaba göre şu anda Kent Müzesi'nde bu sesleri dinlemek mümkünmüş. Bir kaç yıldır , Kent Müzesi'ne gitmiyorum. Şimdi bu kitaptan sonra en yakın zamanda gidip İrfan Değer'in ses kayıtlarını dinleyeceğim.
    Bahsettiğim kitabı mutlaka edinmelisiniz derim, içi araştırmalarla dolu harika bir çalışma. Bursa Büyükşehir Belediyesi yayınlarını nereden edineceğinizi belediye hizmet noktalarından öğrenebilirsiniz.

 



MENİSKÜSLE TANIŞTIK !

Evet, neredeyse hemen hemen herkesin başına gelebilen, sadece futbolcularda görüldüğünü zannettiğimiz , zamanında tombul bir ev hanımı olan annemin de başına gelen menisküs yırtığı eşimin de başına geldi. Aslını isterseniz ameliyattan daha bir saat önce çıktı.
Güle oynaya girdiğimiz ameliyattan çok şükür güle oynaya çıktık.Her geçen gün ilerleyen tıp sayesinde artık ameliyatlar ve sonrası da kolay. Bursa Özel Medicabil Hastanesi'ndeyiz. Güler yüzlü personel ve sevgili doktorumuz Opr.Dr. Recai Özdemir'in engin bilgisi ve tecrübesiyle sevgili eşim yeniden aktif olarak çok sevdiği sporlarını yapmaya başlayacak.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın.
SAĞLIKLI VE İYİ GÜNLER GÖRELİM....

AMMAN

                Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...