Bahçedeki asmamızdan topladığımız yapraklarla güzel bir yaprak sarması yapalım demiştik. ( Diyetten önce ) İyiki de yapmışım, bir süre sadece fotoğraflara bakacağım çünkü. Yapraklar tencerede piştikten sonra , ben bir de onları kapaksız bir Borcam'a alır fırında azıcık üstlerini kızartırım. Daha bir güzel geliyor tadı o zaman. Malzemeler: * Asma yaprakları Ölçüler ne kadar çok yaprağınız olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. 50 adet kadar sarma için ; * 1,5 su bardağı pirinç * 1 büyük soğan * 4 domates * 1 yemek kaşığı domates salçası * 1 yemek kaşığı biber salçası ( Mersin-Hatay tarafındaki mor renkli biber salçasından bulursanız harika olur ! ) * 1/2 demet maydanoz * 1/2 demet taze nane * 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber * 1 tatlı kaşığı kuru nane * Karabiber * Tuz * 1 çay bardağı su * 1/2 çay bardağı zeytinyağ * 2 su bardağı sıcak su Yapılışı * Taze yaprakları yıkadıktan sonra, derin bir tencerede, limonlu ve tuzlu suda 3-4 dakika kadar haşlıyoruz. * Pirinçleri iyice yıkayarak derin bir kaba alıyoruz. * Domatesleri ve soğanı rendeliyoruz. * Nane ve maydanozları da ince ince kıyıyoruz * Domates ve biber salçalarını da ekleyerek şöyle bir karıştırıyoruz. * Tuz ve baharatlarla tatlandırıyoruz. * İçine bir çay bardağı suyu da ekleyerek , tekrar karıştırıp yaprakları sarmaya başlıyoruz. * Tencerenin dibine az miktarda zeytinyağ koyuyoruz. * Asmanın kıvrık kıvrık olan dallarını tencerenin dibine döşüyoruz. * Yaprakları tencereye yerleştirirken, yaprağın tam başından kopardığımız kısa kısa dalları da atmıyoruz. Onları da aralara serpiştiriyoruz.Çok güzel bir ekşi tat verdiğini göreceksiniz. * İsterseniz pişerken içine ince kesilmiş limon dilimleri de koyabilirsiniz. * Ben pirinci çiğden koyarım, ama isterseniz , iç malzemeyi kısa bir süre pişirebilirsiniz. * Yaprakları tencereye yerleştirdikten sonra üstüne yaprakların açılıp dağılmasını engellemek için porselen bir tabak yerleştiriyoruz ve 2 subardağı sıcak suyu ekliyoruz, kısık ateşte-mutlaka arasıra kontrol ederek pişiriyoruz.Ortalama olarak 40 dakika da pişecektir. * Daha sonra isterseniz bir fırın kabına alarak ağzı açık olarak biraz daha pişirip yaprakları hafif yakabilirsiniz. ( Tabii isterseniz doğrudan bir fırında da pişirebilirsiniz. * Piştikten sonra isterseniz ; Mersin usulü , üzerine zeytinyağda sarımsak ve nane yakarak ve limon suyu ekleyerek oluşturacağınız sosu ekleyebilirsiniz. Bu durumda en az 30-40 dakika dinlendirirseniz tadına tad katarsınız. * Afiyet olsun :)
24 Haziran 2012 Pazar
YAPRAK SARMA
Bahçedeki asmamızdan topladığımız yapraklarla güzel bir yaprak sarması yapalım demiştik. ( Diyetten önce ) İyiki de yapmışım, bir süre sadece fotoğraflara bakacağım çünkü. Yapraklar tencerede piştikten sonra , ben bir de onları kapaksız bir Borcam'a alır fırında azıcık üstlerini kızartırım. Daha bir güzel geliyor tadı o zaman. Malzemeler: * Asma yaprakları Ölçüler ne kadar çok yaprağınız olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. 50 adet kadar sarma için ; * 1,5 su bardağı pirinç * 1 büyük soğan * 4 domates * 1 yemek kaşığı domates salçası * 1 yemek kaşığı biber salçası ( Mersin-Hatay tarafındaki mor renkli biber salçasından bulursanız harika olur ! ) * 1/2 demet maydanoz * 1/2 demet taze nane * 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber * 1 tatlı kaşığı kuru nane * Karabiber * Tuz * 1 çay bardağı su * 1/2 çay bardağı zeytinyağ * 2 su bardağı sıcak su Yapılışı * Taze yaprakları yıkadıktan sonra, derin bir tencerede, limonlu ve tuzlu suda 3-4 dakika kadar haşlıyoruz. * Pirinçleri iyice yıkayarak derin bir kaba alıyoruz. * Domatesleri ve soğanı rendeliyoruz. * Nane ve maydanozları da ince ince kıyıyoruz * Domates ve biber salçalarını da ekleyerek şöyle bir karıştırıyoruz. * Tuz ve baharatlarla tatlandırıyoruz. * İçine bir çay bardağı suyu da ekleyerek , tekrar karıştırıp yaprakları sarmaya başlıyoruz. * Tencerenin dibine az miktarda zeytinyağ koyuyoruz. * Asmanın kıvrık kıvrık olan dallarını tencerenin dibine döşüyoruz. * Yaprakları tencereye yerleştirirken, yaprağın tam başından kopardığımız kısa kısa dalları da atmıyoruz. Onları da aralara serpiştiriyoruz.Çok güzel bir ekşi tat verdiğini göreceksiniz. * İsterseniz pişerken içine ince kesilmiş limon dilimleri de koyabilirsiniz. * Ben pirinci çiğden koyarım, ama isterseniz , iç malzemeyi kısa bir süre pişirebilirsiniz. * Yaprakları tencereye yerleştirdikten sonra üstüne yaprakların açılıp dağılmasını engellemek için porselen bir tabak yerleştiriyoruz ve 2 subardağı sıcak suyu ekliyoruz, kısık ateşte-mutlaka arasıra kontrol ederek pişiriyoruz.Ortalama olarak 40 dakika da pişecektir. * Daha sonra isterseniz bir fırın kabına alarak ağzı açık olarak biraz daha pişirip yaprakları hafif yakabilirsiniz. ( Tabii isterseniz doğrudan bir fırında da pişirebilirsiniz. * Piştikten sonra isterseniz ; Mersin usulü , üzerine zeytinyağda sarımsak ve nane yakarak ve limon suyu ekleyerek oluşturacağınız sosu ekleyebilirsiniz. Bu durumda en az 30-40 dakika dinlendirirseniz tadına tad katarsınız. * Afiyet olsun :)
KABAK BORANİ
21 Haziran 2012 Perşembe
Diyet Başlıyor....
Aldığım kilolarla kendi başıma mücadele edemeyince, artık bir profosyonelden yardım almaya karar verdim. Bugün ilk randevuma gittim . Maalesef,zaten bildiğim,acı gerçekle bir kez daha yüzyüze geldim. Aslında genel olarak ele alındığında sorunum çok yemem değil, düzensiz ve dengesiz beslenmem. Yemek saatlerinin geç/düzensiz olması,ara öğün olmaması. Bugün randevum Bursa Jimer Hastanesi Diyetisyeni sayın Sabih Ataç'laydı. Kendisi çok güler yüzlü ve konusunda sizi detaylı bilgilendiren bir kişi. İlk etapta metabolizmayı tanımak üzere 1 aylık bir program uygulayacağız, o yüzden bir hedef kilo yok henüz. Ama yapılmayacaklar belli, meşrubat , alkol, şeker ve sizlerinde bildiği zararlılar yok hayatımızda...
Bir sonraki randevu 23 Temmuz...
20 Haziran 2012 Çarşamba
Baharatlı Sızma Zeytinyağ
Meyveli Soda; Kiraz-Lİmon
19 Haziran 2012 Salı
PRIDE AND PREJUDICE-AŞK ve GURUR
Uzun zamandır izlemek istediğim filmleri sıraya koydum; ve ilk sırada gerçekten uzuuun zamandır izlemek istediğim ve fırsat bulamadığım Pride and Prejudice vardı. Aşk ve Gurur.(Türkçe tercüme adı ) Üniversite yıllarında okumuştum orijinalini. Kİtaptaki uzun uzun ve detaylı anlatımlarla gözümüzde canlandırdıklarımız genelde uyuşmaz ama bu sefer film hiç de hayal kırıklığı değildi; hatta 2 kez izledik kızımla; aslında onu neredeyse 3. izleyişi. Çünkü okulda ders olarak işlemişlerdi Jane Austen'i.
Filmde görüntüler harika,çekim yapılan bölgeler İngiltere'nin yemyeşil doğal güzelliklerini gözler önüne seriyor. Set olarak kullanılan evlerin hepsi tarihi değeri olan ve günümüzde kısmen müze olarak halka açılan ; sahipleri tarafından devlete bağışlanan yerler. Başrol oyuncuları : Keira Knightley, Metthew Macfadyen,Brenda Blethyn, Donald Sutherland and Judi Dench. Universal Pictures.
Kesinlikle izleyin....Nefis bir film ve hatta romanı da okuyun. Bayılacaksınız.
Frambuazlı Kek
Aslında az önce televizyonda Taylan Kümeli'nin yaz için önerilerini dinlemiştim...Her şey yolundaydı..ta ki aklıma buzdolabındaki frambuazlar gelene kadar....Eee işte sonuç
Frambuazlı Kek ..tarifi kibele banu
'nun sayfasından buldum , içine frambuaz hariç yabani erik ekledim ve kaymaklı dondurmayla birlikte ikram ettim. Buyrun tarife ;
Malzemeler:
5 yumurta
1 su bardağı toz şeker
200 gr tereyağı oda ısısında
1 çay bardağı sıvı yağ
2 paket vanilya
1 paket kabartmatozu
yarım su bardağı hindistan cevizi rendesi
1 su bardağı frambuaz meyvesi
2 su bardağı un
yarım limon suyu
süslemek için:
bitter çikolata
frambuaz meyvesi
Yapılışı :
tereyağı ve sıvıyağı mikserle krema kıvamına gelene kadar çırpın şekeri ekleyin 3 dakika çırpın. Yumurtaları sarısını ve akını ayırın sarılarını yağ karışımına ekleyin 1 dakika çırpın un, hidistancevizi,kabartmatozu, vanilya ve limon suyunu ekleyin karıştırın. yumurta akını kar haline gelene kadar temiz kuru ayrı bir kapta çırpın karışıma ekleyin karıştırın.1 su bardağı frambuazı ekleyin karıştırın. yağlanmış tepsiye dökün düzeltin önceden ısınmış 185 derecedeki fırında pişirin.
15 Haziran 2012 Cuma
OSCAR...EVİMİZİN NEŞESİ....
Nihayet uzun zamandır beklediğimiz minik köpeğimiz geldi..2 aylık bir Golden Retriever...Tatlı mı tatlı...Bu kadar çook sevebileceğimi ben bile tahmin etmiyordum. Evimizin neşesi oldu.Ailece her hareketini takip ediyoruz.Eve geleli bugün 1 hafta oldu. Şu anda haliyle çiş-kaka eğitimindeyiz. Biraz zahmetli ama, o kadar tatlı ki, seve seve katlanıyoruz.İşte size minik OSCAR'ımız.
Sevgiler;
23 Mayıs 2012 Çarşamba
GELİK RESTAURANT -İSTANBUL
Geçen yıl WTA turnuvaları için Istanbul'a gittiğimizde , turnuvanın yanı sıra kendimize küçük bir de tatil yapma fırsatı tanımıştık.Bu vesileyle eşimin sık sık bahsettiği Gelik Restorantları'na bir uğradık haliyle. Yalnız her ne kadar doyurucuysa artık , öğlen yemeğinden itibaren 8 saat kadar hiç bir acıkma hissi duymadığımı hatırlıyorum. Siz düşünün artık !! Harika bir menü ve çok güzel bir dekorasyounu var. Ben ahşap döşemeleri ve dağ evi tarzı dekorasyonu çok beğenirim.Biz Ataköy'deki Gelik Restorant'ta yedik öğle yemeğimizi, menü harikaydı ;Gelik Kebap, Gelik Pilav,Kaşarlı Gelik Köfte ve daha bir çok çeşit. Mutlaka bir uğranmalı ! Detaylı bilgi için tıklayınız .
22 Mayıs 2012 Salı
İSKENDER EFENDİ KONAĞI
Bursa'da İskender kebap deyince akla, İskender restoranları gelir. Yavuz İskenderoğlu'nun Bursa Botanik Park Oteller Bölgesi içinde açtığı İskender Efendi Konağı nefis lezzeti ve güler yüzlü hizmetiyle kesinlikle Bursa'ya gelen misafirlerinizi götüreceğiniz birinci adres. Yılların tecrübesi ve titizliğiyle hizmet veren İskender Restoranları'nın dekorasyonu da çok özenli ve güzel.

Özellikle Botanik Park içinde olan konakta,Osmanlı döneminde önemli olan ev yaşam alanları, duvarlarda Osmanlı motifleri ve İslami semboller görüyorsunuz.Bir müze de diyebilirsiniz konağa. Ben son Hollanda'dan gelen öğretim üyesi ve öğrenci misafirlerimizi götürdüğümüz konakta hep birlikte her bir köşeyi incelemiştik, ayrıca size her köşe hakkında bilgi veren yetkililer de var. Kesinlikle gidin ve görün derim. Daha detaylı bilgi için tıklayın lütfen.

21 Mayıs 2012 Pazartesi
Beypazarı Güveci
Hafta sonu normalden oldukça hareketli geçti bu sefer. Bursa-Ankara-Bolu-Bursa güzergahı hem yorucu hem de doyurucu geçti.İşte bu yolculuk sırasında tam da yol üstünde olan Beypazarı'na uğramadan geçilmezdi tabii. Çok güzel bir yermiş Beypazarı, evleri-dar sokakları ve küçük küçük dükkanlarına bayıldım. İçi dopdolu ve neredeyse tıklım-tıklım olan kasaba dükkanlarına bayılırım zaten. Küçük bir çarşısı ve onlarca gümüşçüsü var bu arada. Takılara bayıldım. Yolculuk sırasında acıktığımız için öğlen yemeğini de burada yiyelim dedik ve başladık aramaya..buranın nesi meşhur ve nerede yenir...Ve sonunda gözümüze güzel temiz bir lokanta kestirip girdik içeriye. Buraların en meşhur yemeği Beypazarı Güveci'dir dediler. O ne lezzet bayıldım tadına ...İlk kez tattım ve gerçekten çok beğendim. Taş fırınla
rda pişen dana etiyle yapılan nefis bir yemek; ya da belki de bir çeşit pilav....Usta hafiften tarifini verdi ama o çok da anlatmadı, lezzet sırrını paylaşmak istemedi anlaşılan. Gelir gelmez hemen bir araştırma yaptım , tarifi buldum değişik sitelerde. Tabiiki henüz denemedim. Sizle şimdi gizli tarifi Beygah Lokantasının aşçısında olan nefis Beypazarı Güveci'nin fotoğrafını paylaşağım. Bir de Beypazarı simidi var; dışı pekmezle pişirilen, onu da lokantanın yanındaki fırında buldum. Pekmezli simit denince tatlı bir şey bekliyordum ama tatlı değilmiş tadı, kahvaltılık olarak ikram edilebilir. Pekmezi sanıyorum biraz gevreklik versin diye koyuyorlar. Herkese iyi haftalar diliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
AMMAN
Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...
-
Bizim oraların tadına doyulmaz kebaplarından. Evde yapması hiç de zor değil. Yanına sumaklı soğan salatası , bol kimyon ve acıyla müthiş o...
-
Yine bir pazar yeri hatırası Buyrun gezelim ! Gez gez bitmeyecek Bursa'mızın öyle bir pazarı vardır ki....Girince çıkamazsınız; TUZ PAZ...










