21 Mayıs 2011 Cumartesi

Özhan Market - ' Siz Nerede Biz Orada '

Özhan Market gerçekten de yola çıktığı sloganıyla, Bursa'da her yerde yanımızda olmaya çalışıyor, bizi hiç yalnız bırakmıyor.Bir ev idare etmenin , eğer bir şirket-bir kuruluş idare etmek ile aynı olduğunu düşünüyorsanız siz de, güvenilir kişi ve kurumlarla çalışmanız lazım. Ben Özhan Marketler ile Bursa'ya yerleştiğim 1995 senesinde tanıştım. Yeni Mudanya Yolu üzerinde bir şubeleri vardı,benim evime yakın. Derken yıllar içinde Ataevler'e taşındım, orada da bir Özhan Market vardı yanımda, ve sonra Beşevler-Çamlıca'ya geldik,Özhan yine yanıbaşımızda.Yıllardır, güler yüzlü personeli,temizliği, düzeni,sorun çözücü yaklaşımları,güvenilir markaları ve ürünleriyle hizmet veriyor Bursa'ya Özhan Market. Meze bölümleri ise bir harika...kesinlikle tavsiye ederim; herze, rus salatası, acılı ezme,avcı böreği ve daha birçok çeşitle, biz çalışan ev hanımlarının imdadına yetişiyorlar. Balık bölümü de aynı şekilde, tertemiz ve taze. Ve mutlaka söylemeliyim;balığı o kadar temiz bir şekilde temizliyorlar ki, sizin evde tekrar uğraşmanıza gerek kalmıyor.Ayrıca , küçük ama çok güzel bir züccaciye bölümü var, günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz .Sonra çıtır çıtır çerezler, peynirler, bizim favorimiz Özhan Tam Yağlı İnek Peyniri, bir harika ( böreklerde nefis bir tat veriyor )Ve sobra yeni açılan toka reyonu, tam bir acil durum ( imdat ! ) noktası....
Bence Bursa'lı arkadaşlar henüz Özhan'la tanışmadıysanız, hemen en yakın Özhan Marketin yerini öğrenin.Benden söylemesi, fazla vakit kaybetmeyin....





Swotpisces...Hediye Kampanyalarına Bir Yenisini Eklemiş.....

Alışveriş deyince akan sular durur...Hediye alıp- vermek ise dünyanın en zevkli,keyif veren şeylerinden biri....O yüzden sevgili Swotpisces'e zevkli seçimlerini bizlerle paylaşmak istediği için teşekkür ederiz.
Ve bunun için de Swotpisces izleyici sayısını kutlamak için harika bir kampanya düzenlemiş..bakalım o güzel ceket kimin olacak !!! O zaman haydi arkadaşlar; hemen gerekenleri yapalım... :D Vakit kaybetmeden....

20 Mayıs 2011 Cuma

Kızımın Kamerasından İstanbul

Geçen haftalarda ; Çakır İlköğretim Okulu olarak her yıl düzenlediğimiz İstanbul gezimizi gerçekleştirdik.Öğrencilerimiz hem gezdiler , hem de öğretmenleri liderliğinde çalışmalar yaptılar ve incelemeler de bulundular. Bolca da resim çektiler. Ayasofya, Topkapı Sarayı,Yerebatan Sarnıcı ve Denizcilik Müzesi 'ni gezdiler. Meşhur Sultan Ahmet Köftecisi'ne uğradılar.Ve canım kızım da benim için hemen bir köfte tabağı görüntülemiş...İşte fotoğraflar :D






19 Mayıs 2011 Perşembe

KIBRIS DONDURMASI

 


Bu harika lezzeti, sevgili Ecmel'in elinden tattık..ve bayıldık.Neyseki yemeden önce fotoğraflamayı başarabildik, yoksa pek bir şey kalmayacaktı geriye. Ecmel,bir Kıbrıslı olarak o akşam bizi Yavru Vatan'dan harika tatlarla tanıştırdı.Zevkle döşenmiş ,insana huzur veren bir salonda, dinlendirici klasik müzik melodileri eşliğinde çok güzel bir gece geçirdik.Sevgili Ecmel ve eşi Kayhan birer müzik öğretmeni olmalarının yanısıra kompozitör,besteci, yorumcu, aslında ruha gıda veren iki üstad....İşte o gece ruhumuza aldığımız gidanın yanı sıra, damaklarımıza hitap eden tarif ; afiyet olsun :D

Malzemeler :
* 2 paket krem şanti.
* 1 paket kakaolu bisküvi
* 1 paket sade bisküvi
* 2 muz
* 8-10 adet ceviz
* 1 avuç fındık
* 1 paket bitter çikolata
Yapılışı :
* Krem şanti 2 su bardağı süt ile karıştırılır.
* İçine tüm malzeme ufalanır.
* Malzemeler iyice karıştırılır ve dibine folyo serilmiş çukur bir kasenin içine bastırılarak yerleştirilir.Kabın üstü de folyolanır ve derin dondurucuda 1 gece bekletilir.
Servis yapılacağı zamana da kadar da buzdolabında bekletilir. Arzuya göre çikolata sosuyla servis yapılır. Afiyet olsun :D
Posted by Picasa

5 Mayıs 2011 Perşembe

HIDRELLEZ


Yılın en sevdiğim zamanlarından biri...Hıdrellez...Üniversite yıllarımdan beri mutlaka her Hıdrellez de Güzel Bursa'mızın Muradiye semtindeki Muradiye Cami'nin Bahçesine gider ve gül ağaçlarının dibine dileklerimizi adar, dualarımızı ederiz.
Böyle alışkanlıkları ve gelenekleri çok severim; tılsımlı, uğurlu,kutlu...
Bir de gece balkona bir bardak su bırakırım... Hızır ve İlyas dere tepe dolaşırken içebilsinler diye... Yaz mevsimi bir an önce başlasın diye...Herşeyin başı inanç ve sevgi...Yani aslında şu The Secret felsefesi bizim zaten çok iyi bildiğimiz Mevlana öğretisi....
Yaz Mevsiminiz Kutlu Olsun :)

17 Nisan 2011 Pazar

Letonya Yemekleri...Pazarları...Kafeleri....

Buz gibi diyarlardan yemek öyküleri....anlatsam ...yakın zamanda tanıdığım ve bizzat tecrübe ettiğim tek kuzey ülkesi Letonya'dan anlatacağım bol bol balık,kahve ve harika kekler olurdu...Ben bizim balıklar ( çipura, çinekop,vs) dışında öyle pek büyük bir balık tutkunu değilim....ama eğer getirmek mümkün olsaydı o kocaman somonları bavulumda taşıyabiliridim...Marketler, alış veriş merkezleri aynı bizdekiler gibi. Soğuk ama bir o kadar da güzel bir kent Riga.Harika kafe ve pubları var...Tatlılar , kekler müthiş...ama yemekler pek benim damak tadıma göre değil...Oldukça da pahalı...1 Lat tam 4 Türk Lirasına denk geliyor...O yüzden de dikkatli harcamak gerekiyor. Şehirdeki tarihi eserler görülmeye değer...Kiliseler çok ihtişamlı. Biz de fırsat buldukça gezdik.St.Peters kilisesinin çan kulesine çıkarak Riga'ya bir de tepeden baktık. Manzara müthiş...soğuk hava..o iki kere müthiş...Bu arada ben oralarda fena hastalandım, bu sayede de Letonya'lı doktorlarla tanışma fırsatım oldu. Kurs direktörümüzün asistanı beni çok güzel bir sağlık merkezine götürdü.Orada muyane oldum ve ilaçlarımı da hemen merkezin içindeki eczaneden aldım. Buraya kadar çok normal.Benim en çok beğendiğim uygulama ise sağlık merkezine girer girmez hemen bir vestiyer bölümü var ve orada hemen paltolarınızı alıyor ve size bir de vestiyer numarası veriyorlar. Böylece doktor ofislerine girdiğinizde palto, ceket, atkı ,şapkanızı nereye bırakacağım derdi olmuyor. Doktordan dönerken biraz yürüdük sonrada otobüse binmeye karar verdik.Böylece Londra'dan sonra bir de Riga'da belediye otbüsüne binmiş oldum....Herkes yerli yerinde , çok sessiz, ve otobüsün üç kapısından da binip biletinizi okutabiliyorsunuz. Söylemeden geçemeyeceğim bir de operaya gittik. Tek kelimeyle muhteşemdi, anlatacak söz bulamıyorum.AIDA operasını izledik, tam 3 saat sürdü ve tamamen bir müzikal, görsel ve sanatsal şölen yaşadık.Çok ihtişamlı bir opera binası, koca koca beyaz sütunlar, bordo kadife koltuklar ve en gencinden en yaşlısına seyirciler. Bambaşka bir kültür. Opera başlamadan önce bir kaç fotoğraf da çekebildim tabii...

Dilek'in Mutfağı.....




Sevgili Dilek, nihayet ısrarlarımıza dayanamayarak Bursa'lı lezzet düşkünlerine mutfağının tatlarını açtı.....Üniversite yıllarımızdan beri süren arkadaşlığımız bir ara kesintiye uğrasa da yıllar sonra birbirimizi bulduk hem de bu sefer yanımızda çocuklarımızla...
Dilek her zaman mutfağa düşkün olmuştur...Ama biz arkdaşlarına inat kendisi inceciktir... Uzun lafın kısası Dilek nihayet o güzelim yemeklerini sadece ailesi ve arkadaşlarıyla değil tüm lezzet düşkünleriyle paylaşmaya karar verdi...Nefis yaprak sarmaları, harika lahana sarmaları, yumuşacık bol peynirli kurabiyeler ve daha neler neler....İşte bir kaç fotoğraf....Ev toplantılarınızı düzenlerken vaktim yok ne yapacağım , nasıl yapacağım diye düşünmeye gerek yok artık..Çünkü artık Dilek'in Mutfağı var....Yakında ona da bir blog açacağız ama o mutfaktan çıkana kadar siz bana da ulaşabilirsiniz...Bursa'da yaşayan arkadaşlarımıza duyurulur !!!!

10 Nisan 2011 Pazar

LETONYA YOLCULUĞU NOTLARI







Yine uzun zaman oldu. Ama hem şu siteye giriş sorunları; hem de sağlık sorunları derken bir türlü yazamadım. Bu arada çok değişik ve güzel şeyler de oldu tabii.
Özel Çakır İlköğretim Okulu olarak bir Avrupa Birliği -COMENIUS- projesinde yer aldık. Ve bu sebeple bir hafta boyunca LETONYA'da bir çalıştaya katıldık.Çok yoğun bir akademik programın yanı sıra , soğuk havaya rağmen bol bol gezmeye çalıştık. Başkent Riga'da kaldık. Çok güzel bir şehir; ama kesinlikle yazın ziyaret edilmesi gerek. Çünkü o havalar bizlere göre değil. İlk gittiğimiz gün 0'ın altında bir havayla karşılandık.Ama ev sahiplerimiz ve kurs direktörlerimiz ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen arkadaşlarımız o kadar sıcak ve arkadaş canlısıydı ki,bize soğuğu hissetirmediler.EN çok etkilendiğimiz anlardan biri Riga havaalanına inmek üzereyken gördüğümüz donmuş denizdi. İnanamadık !!!! Ayrıca şehrin içinde geçen DAUVAGA nehrinin bile ve diğer ( dere mi yoksa nehir mi diyeceğimi bilemediğim akarsuların da donmuş olduğunu görünce pes dedim. Çarşı pazar gezmeden olmaz tabiiki, onları da yaptık. Bizim Bursa'da bir Tuzpazarımız vardır; onun da içinde de Köylüpazarı dediğimiz , türlü türlü peynirlerin, reçellerin balların satıldığı bir başka minik pazar vardır....Aynı oraya benzeyen bir pazara götürdüler.Bir sürü peynir, yağ, kuru yemiş,çörekler,börekler ve sıkı durun Helva'ya da HALVA diyorlar.....Bu arada BALSAM adında (bir çeşit pekmez herhalde )%40 alkollü bir içecekleri var; üzüm suyunu ısıtıp Balsam'la karıştırarak içiyorlar...Isınmak için başka şansları yok gibi.Çünkü hava sıcaklığı 3 dereceye çıkınca ;'oh,oh ısındı diyorlar.Yemek kültürlerinde en geniş yeri balık tutuyor haliyle..Bol bol somon pişiriyorlar...
Not: Diğer fotoğraflar için ; ikinci adresim olan www.durulezzetler.wordpress.com'u ziyaret ediniz....:))

20 Mart 2011 Pazar

KAHVE- ÇİKOLATA-ZAFER PLAZA-BURSA


Bir kahve düşkününe yapılacak en iyi şey....bir kasecik minik çikolata vermektir..
Biz de geçenlerde iki arkadaş başbaşa doğum günü kutladık.
Bursa'nın ilk alışveriş merkezlerinden biri olan Zafer Plaza'ya gittik. En sevdiğim alışveriş merkezidir kendisi.Hem şehir içinde , hem cıvıl cıvıl-ulaşımı kolay-dilediğiniz tüm markaları bulabiliyorsunuz . Biz de arkadaşımla iyice bir gezindikten sonra Kahve Dünyasî'nda bir yorgunluk kahvesi içtik,hem de bu vesileyle kendimize cheese cake sipariş vererek Sema'cığımın doğum gününü kutladık.
KAhve harikaydı ama en güzeli şu yanlarına verdikleri minik minik çikolatalar.Cheese cake'i anlatamam...Çok hafif, çok lezzetli...:)))

18 Mart 2011 Cuma

OOOOO BLOGUM GERİ GELMİŞ






Aslında hiç belli olmaz , belki her an geri gidebilir sevgili Sİhirli Tencerem....derken bir baktım karşımda...ve o çirkin kırmızı yazıdan da arınmış olarak karşımda....bu YETMEZMİŞ GİBİ TAM 2 AYDIR ARALIKLI VE SON HAFTALARDA Hafta da 2-3 gün olmak üzere TTnet bağlantılarında sorun yaşıyorum...Evde internet olmaması ne kadar korkunç birşeymiş...Neyseki 2 gündür internetimiz de var...Zaten şu son aylar okul programımız çok yoğun, o yüzden ne post okumaya ne de birşeyler pişirip taşırıp yazmaya hiç vaktim yok..Ama sevgili sanal varlığım SİHİRLİ Tenceremim bir ortaya çıkıp bir kaybolmasına dayanamıyorum....Kendime bir tane de wordpress blogu yapmıştım bir aralar; arasıra orasıyla da ilgileniyorum ...( durulezzetler.wordpress.com )....
Bu arada arkadaşlarla yaptığımız bir İstanbul turunda Sultanahmet'teki bir pastaneye götürmüşlerdi beni... Çiğdem Pastanesi...tabiki tüm tabak çanak fincan ve tişörtlerde adımı görünce dayanamayarak fotoğraflamıştım..nasıl ama !!!

Son zamanlarda neler oldu..bir bakalım, Özel Çakır İlköğretim Okulu olarak bir Avrupa Birliği Comenius Eğitim Projesinde yer alıyoruz. Bu sebeple haftaya Letonya'ya uçuyorum. Başkent Riga'da bir hafta sürecek bir çalıştaya katılıyoruz. Ülkemizi ve kültürümüzü en iyi şekilde tanıtmak ve temsil etmek için harıl harıl çalışıyoruz. Şu anki tek kaygım ,hava durumu, gündüz -1 gece de -10 derecelik bir havaya gidiyoruz. Bakalım inşallah donmadan geri dönebilirsek ne ala....Bu gün şöyle normalden daha kalın birşeyler alayım diye alışveriş merkezlerine bir uğradım ama nafile..benim güzel memleketim bahar -yaz kreasyonlarına girmiş bile. Oralardan bol bol yemek fotoğrafları getireceğim; gerçi biraz araştırma yaptıktan sonra belli bir yemek kültürleri olmadığını gördüm ama yine de belli olmaz.Blogum yine kaybolmadan hemen göndereyim şu yazımı.....
Sevgiyle kalın :))

24 Şubat 2011 Perşembe

Sütlü Köfte


Tekrardan selam herkese;
Uzun zamandır,herhangi bir tarif ekleyemedim yoğunluktan dolayı. O yüzden henüz fırsat bulmuşken kaçırmayayım. Bu köfteye bayılacaksınız...;İşte tarifi !

Malzemeler:
* 250 gr koyun, 250 gram dana kıyması
* 8 dilim taze tost ekmeği
* 2 bardak süt
* Yarım demet maydonoz
* 2 adet kurusoğan
* 4-5 diş sarımsak
* Tuz-karabiber
* 1,5 bardak süt
* 1 yumurta

Yapılışı:
* Soğanları ince ince doğrayarak ,az bir zeytinyağda kavuruyoruz.İçine ezdiğimiz sarımsakları da ekleyerek kokusu çıkana kadar ,karıştırarak pişiriyoruz. İnce ince doğradığımız maydonozlarımızı da ekleyerek maydonozlar yumuşayana kadar pişiriyoruz.
* Taze tost ekmeklerinin kenar kabuklarını bir bıçak yardımıyla keserek bir kenara alıyoruz. Ekmekleri 1,5 bardak sütle ıslatıyoruz.Bizler genelde köfte harcı olarak bayat ekmek içi kullanırız ; o da köftemizin aslında nispeten kuru olmasına sebep olur;taze ekmek kullanmamızın zaman daha yumuşak bir köfte elde ederiz.Ekmeklerimiz sütle yumuşadığı zaman; elimizle hafifçe sıkıp kıymamıza katıyoruz.Çok sıkmıyoruz aman...Sütü üzerinde kalsın.
* Şimdi kıymamıza pişirdiğimiz soğan sarımsak ve maydonozları ekliyoruz.
* 1 yumurtayı kırıyoruz
* Tuz-karabiber ekliyoruz.
* Ve kıymamızı yoğuruyoruz
* Yumuşak bir kıvam elde ediyoruz.
* Köfteleri önü ve arkası kızarınca , bir fırın kabına alarak 175 derecede 15 dakika pişiriyoruz.
* Ve yanına mutlaka sumaklı soğan salatasıyla ikram ediyoruz.
* Afiyet olsun...:)

AMMAN

                Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...