5 Temmuz 2013 Cuma

SIKMA -AYRAN ( MERSİN'DEN )



Mersin ve civarına gittiğinizde bir çok yerde sıkma-ayran tabelaları görürüsünüz. Mersin-Tarsus-Adana  arasında, hatta biraz daha doğuya doğru ve Mersin-Erdemli-Silifke arasında yol üstünde ya yörük çadırlarında ya da çardaklarda köylü hanımlar bu sıkmaları hazırlar ve size sıcak sıcak-yanında buz gibi ayranla ikram ederler, tadına doyum olmaz. Kaç tane yediğinizi sayamazsınız bile. Sıcak yaz akşamları için alternatif bir akşam yemeği olabilir.
Malzemeler  :
*Açık ekmek ( lavaş ) , ev yapımı, saçta pişmiş açık ekmekler en güzeli. Daha hızlı olması için ben en ince açılmış, fırınlarda satılan köy lavaşlarını tercih ediyorum.
* 250 gram beyaz peynir
* Bir adet kuru soğan
* 1 adet küp şeker
* Maydanoz / Taze nane
* Tuz ( arzu edilirse - peynir o işi görüyor zaten)
* Yarım çay bardağı zeytinyağı ( arzu edilirse tereyağ )
Yapılışı :
*Soğan yarım ay şeklince ince ince doğranır ve bir küp şekerle bir güzel yumuşayana kadar pişirilir.
* İçine beyaz peynir rendesi atılır ve 1-2 dakika soğanla beraber pişirilir.
* İnce doğranmış maydanoz ve naneler eklenir, bir kez çevrilir ve ocağın altı kapatılır.
* Önceden ısıttığınız lavaş ekmeklerin içine peynirli içten konulur ve dürüm yapılır.
* Buz gibi ayranla ikram edilir.
( Sıkma; patatesli içle de yapılabilir )


**Beyaz peynirli sıkma içimiz

Afiyet olsun.
 

 

3 Temmuz 2013 Çarşamba

TENEKEDE TAVUK

Tenekede Tavuk ??? Ben de ilk duyduğumda nasıl olur demiştim ama sonra bir gün bizim köyün yaylasında ( Karakuz Dağları )  yaptığımız bir piknikte tadına baktım. Olamaz böyle bir tat, harika. Biraz zahmetli bir pişirme süreci var ama hepsine değiyor doğrusu. Önce temiz sıfır kullanılmış bir 5 kiloluk yağ tenekesi bulmanız gerekiyor. En önemlisi bunu pişirecek bir bahçeniz  olması lazım !!!!
Sonra ortasında bir küçük bir oklavanın geçeceği çapta delikli bir tepsi.
Sonra bahçede uygun bir bölgede ateş yakıyorsunuz. Bu arada bütün haldeki tavuk az yağ , bol kekik, karabiber, tuzla bir güzel ovuluyor. Tavuğu, uygun boydaki bir sopaya geçiriyorsunuz. Tepsiye tavuğun altında kalacak şeklide patates dilimleri koyuyorsunuz. Tavuğun üzerine tenekeyi geçirip, etrafını ateş ve közle besleyerek yaklaşık 1,1.5 saat pişiriyorsunuz. Tadına bayılacaksınız.
Mutfakta rahat rahat fırına pişirmek varken, ne diye uğraşayım diyebilirsiniz ama eğer biraz köy havası-bir tavuk pişirme macerası yaşamak isterseniz deneyin derim.


Dünya Tatlısı kayınpederim ve sevgili Eşim iş başında !


Ve sonuç, nefis tavuk ve köy bulguruyla tereyağlı bulgur pilavı, dolmalar, neredeyse bıçakla kesilecek köy yoğurdu, patlıcan salatası, köy ekmeğiyle bizim köy sofrası ..........

TARAKLI VE EVLERİ




Geçenlerde yaptığımız bir köy ziyaretinde, hep içinden gelip geçtiğimiz sevimli Taraklı kasabasını bol bol fotoğrafladım. Tatilde yapılacak günü birlik geziler için ideal bir nokta. İstanbul-Bursa-Adapazarı civarlarındaysanız ya da yolunuz bir şekilde Bolu yakınlarına düşerse muhakkak bir uğrayın derim. Taraklı 87 yılında ilçe olmuş, daha önce Geyve'ye bağlı bir kasabaymış.Eski Türk mimarisi ve harika konaklarıyla kartpostal gibi bir yerleşim yeri. El işi ahşap süslemeleri ve yöresel ev yapımı yiyecekleri, reçelleri-pekmezleri-UHUD tatlısıyla sizleri kendine hayran bırakacak. Turizm açısından henüz canlanmaya başlamış ve yine haliyle ilk olarak Japon turistlerin dikkatini çekmiş bir bölge. Fotoğraf çekimi yapmak için ideal. Bazı konaklar butik otel olarak işletilmeye başlamış bile.
Şimdi , buyrun fotoğraflara.....
 




2 Temmuz 2013 Salı

ALMANYA'DAN FARKLI LEZZETLER

 
 
Toplantı için gittiğim Almanya'da sadece 3 gece kalabildim, bu da 3 akşam yemeği demekti.Öğlenleri sadece sandviç ve meyve suyuna talim ettik.
İlk akşam ; küçük bir restoran, başrolde kuşkonmaz...Uçsuz bucaksız kuşkonmaz tarlaları gördüm desem yalan olmaz. Meğer o bölgede çok sevilir ve her yerde kullanılırmış...Tariflerini bilmiyorum , ilk fırsatta araştıracağım , ilk önce kremalı ve krutonlu kuşkonmaz çorbası ve ardından kuşkonmaz ve rokalı krep . Her nasılsa çorbanın fotoğrafını çekmemişim ; bu arada restorandaki herkesin tuhaf tuhaf baktığını da söylemeliyim.

Kuşkonmaz ve rokalı krep....Çılgın bir tat !



İkinci akşam bir İtalyan lokantası LEO'S CASA...Eğer yolunuz düşerse mutlaka gitmelisiniz. Leo's Casa hakkında bilgi için tıklayın.Harika bir dekorasyon, masalarda mumlar... Çalışanların tamamı Italyan, içerde koca bir taş fırın, nefis ekmek kokuları ve kocaman tabaklarda kocam porsiyonlar, yani tam bana göre...Bu sefer ilk olarak fesleğenli domates çorbası ve sarımsak-parmesan ve kremalı Italyan noodle....neffisss  Domates çorbası o kadar yoğundu ki, neredeyse bir tabak için bir kilo domates kullanılmıştı... 



 Üçüncü akşam Alman  aile dostlarımızda kaldım , oradaki mönü de harikaydı , somon-kuşkonmaz-baharatlı patates....
 

 
Herşey bu kadar güzelken aslında dışarda yemenin pahalı olduğunu da söylemeliyim, en basit mönü sadece ana yemek ve bir çorba örneğin 20 Euro ve en acısı ne biliyor musunuz ? Bir şişe suya ve sadece 75cl'lik bir suya 6 Euro vermek !!!! Türkiye'den su götürmek lazım....
 
 
 
 
Bu arada kaldığımız otel MOTEL ONE -ESSEN, son derece enteresan, çok güzel döşenmiş , enteresan renkler kullanılmış, turkuaz ve kahverengi gibi, her şey çok sade ve düzenli ama.....odalarda telefon yok !!! Nasıl olabilir böyle bir şey, acil bir ihtiyacın olsa kimseye haber veremeyeceksin....Çok şaşırdım ve sorduğum zaman da cevap 'That's our concept '.Bir diğer şey de otelde kahvaltı bölümündeki  sandalyelerin  sırt dayama bölümü olmaması, yani tabure desen tabure değil, puf desen puf değil !Sadece lobi bölümünde ve bar bölümünde gerçek sandalyeler var !
 
 Bu benim gibi bel fıtığından muzdarip insanlar için çok önemli bir ayrıntı...Onun da cevabı hazır ; That's our concept !
 

 
 

KOLAY POĞAÇA


Kızımın elinden , annemin tarifi...Tam bir ANNAAANE poğaçası....Hafif kıtır bir poğaça....
Malzemeler :
* 3 su bardağı un
* 1 fincan yoğurt
*1 fincan eritilmiş margarin
* 1 fincan sıvı yağ
* 1 çay bardağı rendelenmiş beyaz peynir
* 2 yumurta ( 1 tanesinin sarısını üzerine sürmek için ayırıyoruz )
* 1 çay kaşığı tuz
* 1 tatlı kaşığı kuru nane
* 1 paket kabartma tozu
Yapılışı :
Hepsini bir güzel karıştırıp, elimizle şekil veriyoruz. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştiriyoruz ve üstlerine  kenara ayırdığımız yumurta sarısını sürüyoruz. 180 derece fırında 30 dakika pişiriyoruz.
Afiyet  olsun.
 

23 Haziran 2013 Pazar

ALMANYA-ESSEN -BORNHEIM ZİYARETİ

BONN


Sevgili Alma'yla birlikte Beethoven heykeli önünde

Sevgili Alma ve Dzana
 
Sevgili Enes

 
Geçen hafta bir toplantı için 3 günlüğüne Almanya'daydım. İş gezisi dışında, kızımın katıldığı bir okul  programı sayesinde tanıştığımız , kızlarımızı karşılıklı evlerimizde ağırladığımız sevgili Fazlic ailesinin de konuğu oldum. Mesafeler, milliyetler ne olursa olsun, dostluklar sınır tanımıyor. Yıllardır tanışıyormuş gibi, büyük bir mutluluk ve misafirperverlikle karşıladılar beni .Sevgili Alma, Enes ve güzel kızları Dzana. Uzun uzun sohbet ettik , o kısacık vakitte bana Bonn şehrini gezdirdiler. Sevgili Alma harika bir akşam yemeği hazırlamıştı. Ne kadar memnun olduğumu ve ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Dört gözle Türkiye'ye tatile gelmelerini bekliyoruz. Ve en kısa zamanda çocuklarımızı buluşturabilmek için planlar yapmaya başladık bile.
O güzelim akşam yemeğine gelince ; baharatlı somon, özel sosuyla birlikte kuşkonmaz ve fırında baharatlı patates. Kuşkonmaz sosunun tarifini alır almaz sizlerle paylaşacağım.
 





3 Haziran 2013 Pazartesi

EN GÜZEL KAHVALTI

Simit, peynir, domates, yeşil biber, salatalık...Üstüne azıcık sızma zeytinyağ..Yanına demli bir çay...İşte en güzel kahvaltı.

2 Haziran 2013 Pazar

FIRINDA OĞLAK BUT



Oğlak eti Nisan- Mayıs başı gibi temin edilmelidir.
Malzemeler :
* 1 adet oğlak but
*  Tuz-Karabiber
* 4-5 adet defne yaprağı
Yapılışı :
* Oğlak butu iyice yıkayarak derin bir fırın kabına koyuyoruz. Her iki tarafına da tuz ve karabiber serpiyoruz. Defne yapraklarını da ekleyerek ağzı kapalı bir fırın kabında 200 derecede 2 saat pişiriyoruz. Yanına bulgur pilavı ve kırmızı şarapla ( tercihe göre ) servis ediyoruz.
Kendi suyu ve az yağıyla pişen etin tadına doyamayacaksınız.





BURSA İNKAYA ÇINARI -BİR KAHVALTI KLASİĞİ

Bursa'da kahvaltı yapmayı en çok sevdiğimiz yer dersem yalan olmaz, İnkaya Çınarı. Hem serin, hem yeşil, biraz kalabalık, ama gözlemeler ve masanıza demlikle gelen çay , ballı -cevizli kaymak çok lezzetli. Bu arada unutmadan İnkaya Çınarı kahvaltıya zam yapmış, 15 TL. Hala bir çok yerden çok ucuz. Ve ye ye bitiremiyorsunuz
İnkaya Çınarı'na daha iyi bakılabilir aslında. Çevresine ve çınarımıza bir uzman ekip eli değmesi gerek. Çınarın gittikçe uzayan ve kıvrılan , her biri ayrı bir ağaç kalınlığında olan dallarını desteklemek için  kullanılan destek yöntemi, görüntü olarak gerçekten çirkin. Dünya'daki başka örneklerini incelemeleri gerekiyor bence. Çınarın restoran ve kahvaltı servisi yapan işletmesi de bence görüntüye biraz daha dikkat etmeli.





Çevredeki dükkanlar ve İnkaya köylüsü hanımların el işlerini ve bahçelerindeki meyveleri sattıkları tezgahlar çok renkli.





 Bu sefer yeni açılan bir Çini dükkanını ziyaret ettim ' Çınar Seramik. Çini tabaklar ve seramik dekoratif ürünler gerçekten çok güzeldi. Çinilerini İznik'te yaptırdıklarını anlattı konuştuğum görevli. Giderseniz mutlaka bir uğrayın, çok güzel ürünler var.


26 Mayıs 2013 Pazar

BURSA KAHVALTI MEKANLARI SISH ET - BURSA



Hafta sonu deyince, ilk olarak aklımıza gelen şey, ailece KAHVALTI...uzun , rengarenk  bir kahvaltı. Bazen evde bazen dışarda . Dışarda iyi bir mekan bulmak çok önemli, temiz olacak, çeşit bol olacak, hizmet iyi olacak. Bursa'da kahvaltı mekanlarının, daha doğrusu kahvaltı servisi de yapan yerlerin sayısı gün  geçtikçe artıyor. Bu sefer Sishet'teyiz. Orhaneli yolu üstünde, daha önce çeşitli farklı isimlerde hizmet veren bir bina, nihayet iyi işletmeciler tarafından işletilmeye başlandı. Akşamları restoran, ve hafta sonları da kahvaltı servisi yapıyor. Arka tarafından bahçesi var, ve hatta köpek de kabul ediyorlar, bahçeli mekanlarına, tabiiki zarasız olanlarını...
Oldukça zengin bir açık büfesi var , peynir çeşitlerinden, sıcak çeşitlere, reçellere, puaça ve ekmek çeşitleri güzel. Kıymalı-etli-peynirli pideler, menemen, çorba, soslu sosis, jambon, salam-sucuk, zeytin çeşitleri, reçeller- özellikle reçeller -minik dondurma külahı gibi olan sepetçiklerin içine koyarak yiyebilirsiniz. Başka neler var diyecek olursak, çeşitli salatalar- hatta sarımsaklı yoğurtlu harika bir ezme vardı mesela , ve en güzeli sapsarı patates kızartmaları, tazecik ve mis kokulu, yani aynı yağ yüzlerce kere kullanılmamış çok belli ve gerçekten doğranmış patatesler, dondurulmuş değil. Bir birkaç seferdir gidiyoruz ve çok memnun kaldık. Bu arada kişi başı 25 TL.
Şimdi fotoğraflar...
 







11 Mayıs 2013 Cumartesi

EKS MUTFAK ve Norveç'li ünlü şef Jostein Medhus

çiğdem durukan@NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL Şef Jostein Medhus

çiğdemdurukan@NORWEGION SEAFOOD COUNCIL
Anatolium Karaca Mağazası içindeki EKS Mutfak Atölyesi

çiğdemdurukan@NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL


Geçtiğimiz Perşembe günü Norveç 'ten ülkemizi ziyarete gelen ünlü şef Jostein Medhus ve EKS Mutfak Akademisi'nin konuğu olduk. Bursa'lı blogger arkadaşlarımızla keyifli bir workshop geçirdik. Böylece bu etkinliğe katılmama sebep olan sevgili Derya'lı Lezzetlerin Derya'sı , Bursalı Blogger'ların ablası Annemineli Zehra Hanım'la ve diğer blogger arkadaşlarla tanışma fırsatı yakalamış oldum. EKS Mutfak Anatolium alışveriş merkezindeki KARACA mağazası içinde yemek atölyeleri yapıyor. EKS yani Eyüp Kemal Sevinç, kendisini televizyondaki programlarından da tanıyoruz. Ekibiyle birlikte yemek pişirmeye gönül vermiş kişlere böyle keyifli organizasyonlar hazırlaması harika . O gün kendisi yoktu, EKS ekibinden Cengiz Şef bizlere yardımcı oldu.Hep birlikte çok keyifli bir gün geçirdik ve 3 tarif uyguladık. Somon, Norveç Uskumrusu, ve Mezgit Mücver...Balığa karşı kısmen mesafeli davranan ben, tüm lezzetlere bayıldım doğrusu. Bu arada workshop öncesi aldığımız kısa bilgilere göre, dünyanın somon üretiminin %60'ı Norveç'e ait. Japonlar ünlü suşilerini Norveç somonu ile yapıyorlarmış...Serbest pazar ekonomisi !
NORWEGION SEA FOOD COUNCIL BASIN BÜLTENİNİ aşağıda okuyabilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak için :http://en.seafood.no/

Bursa’da Norveç Deniz Ürünleri Rüzgarı


Norveç Deniz Ürünleri Konseyi (Norwegian Seafood Council)’nin davetlisi olarak Norveç’in en önemli şeflerinden ve Norveç Aşçılar Milli Takımı’nın Başkanı Jostein Medhus ülkemize geldi. Şef Jostein; bir hafta kaldığı ülkemizde İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanısıra Bursa’nın en önemli otel ve restoranlarının şeflerine Norveç Deniz Ürünleri Semineri düzenledi.

Somona büyük ilgi
Bursa EKS Mutfak Atölye’sinde gerçekleşen seminere Bursa’lı şeflerin ilgisi büyüktü.  Jostein ve Eyüp Kemal Sevinç; Norveç deniz ürünleri, pişirme teknikleri hakkında bilgi verip, sunum teknikleri hakkında ipuçları verdi. Şefler özellikle somonla ilgili sorular sordular. Bu önemli gün nefis deniz ürünlerinin tadımıyla sonlandı.

Günde üç öğün balık
Dünyada Çin’den sonra en fazla balık ürünü ihraç eden 2. ülke olan Norveç’in başta somon olmak üzere balıkları, her gün tüm dünyada 36 milyon öğünde tüketiliyor. Hafta sonu ise bu rakam iki katına çıkıyor. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi Doğu Avrupa Bölge Müdürü Maria Kivijarvi Heggen’in verdiği bilgilere göre Türkiye pazarı da her yıl daha da büyüyor ve başta somon olmak üzere balık ürünlerine ilgi artıyor



Evet taktık önlüklerimizi ve işte ilk tarifimiz:

FIRINDA SOMON
Malzemeleri orada uyguladığımız ölçülere göre vereceğim, siz gerekn çarpma -bölme işlemlerini yaparsınız.


çiğdem durukan @NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL
* 1 adet somon fileto
* 1 1 tatlı kaşığı şeker
* 1 tatlı kaşığı tuz
Sos için :
* 1 yemek kaşığı labne
*1 tatlı kaşığı taneli hardal
* Tuz,karabiber
* 2 yemek kaşığı zeytniyağ
* bir kaç damla limon suyu
Yapılışı :
* Önce somonun iki tarafında önce şeker , sonra tuzla bir güzel tatlandırıyoruz. Ve bir tabağa alarak yaklaşık olarak 15 dakikia kadar dinlendiriyoruz.
* Bu arada labne ve hardalı bibirine iyice yedirerek karıştırıyoruz.
* Dinlenen somonların üzerinde hafifçe su biriktiğini görüyoruz. şeker ve tuz balığın etinin hem diri kalmasını hem de yağının ve suyunun içinde kalmasını sağlıyor pişerken.  Daha sonra ılık su dulu bir kabın içinde somonun üstündeki şeker ve tuzu hafifçe yıkıyoruz.. Bir kağıt havlu yardımıyla balığımızı hafife kuruluyoruz.. Hafifçe yağlanmış fırın tepsisinde 100 derecede 8 dakika pişiriyoruz.
* Balıklarımız pişerken, limon ve zeytinyağını  hızlı hızlı çırparak karıştırıyoruz. Böylece kıvamlı bir karışım elde ediyoruz.
* Balığı servis edeceğimiz tabağımızı hazırlıyoruz.  Labne-hardal sosundan birer kaşık alarak, hafif yumurta şekli verip tabağımızın karşılıklı iki tarafına yerleştiriyoruz. Sonra spatüla yardımıyla karşılıklı duran iki sos topunda az miktarı tabağın ortasına doğru çekiyoruz. Fırından çıkardığımız somonu tabağın ortasına yerleştiriyoruz. Üzerine zeytinyağ sosumuzu gezdiriyoruz. Ve dereotu -maydonozla süslüyoruz. Nefis bir tat, bayılacakasınız. Ben yanına aşığı olduğum Bozcaada -Çamlıbağ Vasilaki şaraplarından öneririm.
Afiyetle kalın.
 

çiğdem durukan@NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL
 
çiğdem durukan@NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL



AMMAN

                Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...