14 Temmuz 2013 Pazar

PESTO SOSLU MAFALDİNE




Öncelikle , bir maket Barilla Mafaldine Makarna alıyoruz. Ve  9 dakika haşlıyoruz. Makarnamız haşlanırken biz bu Mafaldine makarna  neymiş öğrenelim. Bilgi Barilla sitesinden,
Barilla hakında daha fazla bilgi için  lütfen tıklayınız.

Mafaldine, Napoli menşelidir ve bir dönem “Kıvırcık Fettucelle” olarak da adlandırılmıştır. Daha sonra Napolililer tarafından Savoia Mafalda Prensesine ithaf edilmiş ve bu prensesin onuruna Mafaldine olarak isimlendirilmiştir. Bir prensesin değerli elbiselerini tamamlayan dantelinin kıvrımlarına benzer biraz masalsı adı ile bu makarna gerçekten de “asil” bir makarna grubundadır ve geçmiş zamanların ziyafetlerinin hatıralarını canlandıran eşsiz tarife sahiptir

Evet, makarnamız haşlandı. Hafif diri bir şekilde süzgeçte dinleniyor. Makarnayı süzdükten sonra kesinlikle soğuk sudan geçirmiyoruz. Ve mutlaka haşlama suyundan bir bardak ayırıyoruz bir kenara.

Şimdi Pesto sosumuzu yapmaya başlayalım.
Malzemeler :
Yarım demet fesleğen ( yaprakları ayıklanmış )
2 baş sarımsak
1 çay bardağı dolmalık fıstık
Tuz-karabiber
1 kaşık rende parmesan veya tulum peyniri
3 çay bardağı Sızma zeytinyağ
Yapılışı :
Fesleğen yapraklarını topladıktan sonra bol suyla yıkıyoruz ve diğer malzemelerle beraber karıştırıcıda ( blender )iyice çekiyoruz.  Bu arada yavaş yavaş zeytinyağını ekliyoruz.
Püre kıvamına gelince sosumuz olmuş demektir. Tuz-sarımsak ve biber dengesi tamamen tercihe bağlıdır, kendi ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

Tencereye hazırladığımız sosu alıyor ve Maferdele makarnamızla bir güzel karıştırıyoruz.  Burada ölçü her bir porsiyon makarna için 1 yemek kaşığı pesto sos şeklinde.
Tabaklara aldığımız zaman üzerine  rende parmesan veya tulum peyniri ( ben tulum peyniri kullandım )  ve çekilmiş ceviz serpiyoruz.
Afiyet olsun.


6 Temmuz 2013 Cumartesi

SUSAMLI KITIR - SUSAMLI SİMİT ANNEANNE TARİFİ



Kızımın elinden başka bir ANNAANE tarifi. Kıtır, kıtır. Çayın yanına harika bir arkadaş.
Malzemeler :
* Yarım paket SANA ( annaane tarifi ya, mutlaka SANA yağ olacak ! )
* Yarım çay bardağı sıvı yağ
* Yarım su bardağı yoğurt
* 1 çay kaşığı tuz
* 1 yumurta sarısı ( sarısı içine , akı dışına )
* 1 paket kabartma tozu
* Alabildiği kadar un
Yapılışı :
*Derin bir kaba bütün malzemeleri sırasıyla koyuyoruz ve kulak memesi kıvamında bir hamur yapıyoruz.  Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, istediğimiz şekli ( simit-lokma ) veriyoruz.Önce yumurta akına sonra da susama buluyoruz. 170 derecede 25-30 dakika pişiriyoruz.

Anneden kalan her tarifin başka bir tadı vardır. Başka kokar anne tarifiyle yaptıkların, tadı başkadır, görüntüsü başkadır. Bu tarifler de beni çocukluğuma , annemin mis kokulu mutfağına götürür hep. Mutlaka olması gerek  dediği şeyler vardı, mesela bir SANA yağ ! Olmadan olmaz, imkansız ! Komili Riviera ve Sızma Zeytinyağı, Baldo pirinç, mutfakla ilgili şimdi aklıma gelenler. Onun dışında Eyüp Sabri Tuncer Limon kolonyası, Mintax ( Mintaxla canım Mintaxla ! )Hacı Şakir Lavanta Sabunu, Vernel , Tursil , Omo,  dolapların içindeki lavanta kesecikleri, başka neler vardı ? Mahalleden....Eskici Tabakçı Cemil...Eskiden sokak aralarında 'Eskiiciii' diye bağıran eskiciler vardı, arada buralarda da hala görüyorum ; tabakçı Cemil amca da bizim mahallenin eskicisiydi. Eskileri verirdiniz. Adı neden Tabakçı Cemil derseniz , o zamanlarda yurt dışından ithal herhangi bir şey bulmak çok zordu ve bu Tabakçı Cemil amca Kıbrıs'tan değişik değişik tabaklar getirir satardı.

Bir kandil simiti tarifinden nerelere gittim ...Sevgiyle kalın.
Afiyet olsun.
 

5 Temmuz 2013 Cuma

SIKMA -AYRAN ( MERSİN'DEN )



Mersin ve civarına gittiğinizde bir çok yerde sıkma-ayran tabelaları görürüsünüz. Mersin-Tarsus-Adana  arasında, hatta biraz daha doğuya doğru ve Mersin-Erdemli-Silifke arasında yol üstünde ya yörük çadırlarında ya da çardaklarda köylü hanımlar bu sıkmaları hazırlar ve size sıcak sıcak-yanında buz gibi ayranla ikram ederler, tadına doyum olmaz. Kaç tane yediğinizi sayamazsınız bile. Sıcak yaz akşamları için alternatif bir akşam yemeği olabilir.
Malzemeler  :
*Açık ekmek ( lavaş ) , ev yapımı, saçta pişmiş açık ekmekler en güzeli. Daha hızlı olması için ben en ince açılmış, fırınlarda satılan köy lavaşlarını tercih ediyorum.
* 250 gram beyaz peynir
* Bir adet kuru soğan
* 1 adet küp şeker
* Maydanoz / Taze nane
* Tuz ( arzu edilirse - peynir o işi görüyor zaten)
* Yarım çay bardağı zeytinyağı ( arzu edilirse tereyağ )
Yapılışı :
*Soğan yarım ay şeklince ince ince doğranır ve bir küp şekerle bir güzel yumuşayana kadar pişirilir.
* İçine beyaz peynir rendesi atılır ve 1-2 dakika soğanla beraber pişirilir.
* İnce doğranmış maydanoz ve naneler eklenir, bir kez çevrilir ve ocağın altı kapatılır.
* Önceden ısıttığınız lavaş ekmeklerin içine peynirli içten konulur ve dürüm yapılır.
* Buz gibi ayranla ikram edilir.
( Sıkma; patatesli içle de yapılabilir )


**Beyaz peynirli sıkma içimiz

Afiyet olsun.
 

 

3 Temmuz 2013 Çarşamba

TENEKEDE TAVUK

Tenekede Tavuk ??? Ben de ilk duyduğumda nasıl olur demiştim ama sonra bir gün bizim köyün yaylasında ( Karakuz Dağları )  yaptığımız bir piknikte tadına baktım. Olamaz böyle bir tat, harika. Biraz zahmetli bir pişirme süreci var ama hepsine değiyor doğrusu. Önce temiz sıfır kullanılmış bir 5 kiloluk yağ tenekesi bulmanız gerekiyor. En önemlisi bunu pişirecek bir bahçeniz  olması lazım !!!!
Sonra ortasında bir küçük bir oklavanın geçeceği çapta delikli bir tepsi.
Sonra bahçede uygun bir bölgede ateş yakıyorsunuz. Bu arada bütün haldeki tavuk az yağ , bol kekik, karabiber, tuzla bir güzel ovuluyor. Tavuğu, uygun boydaki bir sopaya geçiriyorsunuz. Tepsiye tavuğun altında kalacak şeklide patates dilimleri koyuyorsunuz. Tavuğun üzerine tenekeyi geçirip, etrafını ateş ve közle besleyerek yaklaşık 1,1.5 saat pişiriyorsunuz. Tadına bayılacaksınız.
Mutfakta rahat rahat fırına pişirmek varken, ne diye uğraşayım diyebilirsiniz ama eğer biraz köy havası-bir tavuk pişirme macerası yaşamak isterseniz deneyin derim.


Dünya Tatlısı kayınpederim ve sevgili Eşim iş başında !


Ve sonuç, nefis tavuk ve köy bulguruyla tereyağlı bulgur pilavı, dolmalar, neredeyse bıçakla kesilecek köy yoğurdu, patlıcan salatası, köy ekmeğiyle bizim köy sofrası ..........

TARAKLI VE EVLERİ




Geçenlerde yaptığımız bir köy ziyaretinde, hep içinden gelip geçtiğimiz sevimli Taraklı kasabasını bol bol fotoğrafladım. Tatilde yapılacak günü birlik geziler için ideal bir nokta. İstanbul-Bursa-Adapazarı civarlarındaysanız ya da yolunuz bir şekilde Bolu yakınlarına düşerse muhakkak bir uğrayın derim. Taraklı 87 yılında ilçe olmuş, daha önce Geyve'ye bağlı bir kasabaymış.Eski Türk mimarisi ve harika konaklarıyla kartpostal gibi bir yerleşim yeri. El işi ahşap süslemeleri ve yöresel ev yapımı yiyecekleri, reçelleri-pekmezleri-UHUD tatlısıyla sizleri kendine hayran bırakacak. Turizm açısından henüz canlanmaya başlamış ve yine haliyle ilk olarak Japon turistlerin dikkatini çekmiş bir bölge. Fotoğraf çekimi yapmak için ideal. Bazı konaklar butik otel olarak işletilmeye başlamış bile.
Şimdi , buyrun fotoğraflara.....
 




2 Temmuz 2013 Salı

ALMANYA'DAN FARKLI LEZZETLER

 
 
Toplantı için gittiğim Almanya'da sadece 3 gece kalabildim, bu da 3 akşam yemeği demekti.Öğlenleri sadece sandviç ve meyve suyuna talim ettik.
İlk akşam ; küçük bir restoran, başrolde kuşkonmaz...Uçsuz bucaksız kuşkonmaz tarlaları gördüm desem yalan olmaz. Meğer o bölgede çok sevilir ve her yerde kullanılırmış...Tariflerini bilmiyorum , ilk fırsatta araştıracağım , ilk önce kremalı ve krutonlu kuşkonmaz çorbası ve ardından kuşkonmaz ve rokalı krep . Her nasılsa çorbanın fotoğrafını çekmemişim ; bu arada restorandaki herkesin tuhaf tuhaf baktığını da söylemeliyim.

Kuşkonmaz ve rokalı krep....Çılgın bir tat !



İkinci akşam bir İtalyan lokantası LEO'S CASA...Eğer yolunuz düşerse mutlaka gitmelisiniz. Leo's Casa hakkında bilgi için tıklayın.Harika bir dekorasyon, masalarda mumlar... Çalışanların tamamı Italyan, içerde koca bir taş fırın, nefis ekmek kokuları ve kocaman tabaklarda kocam porsiyonlar, yani tam bana göre...Bu sefer ilk olarak fesleğenli domates çorbası ve sarımsak-parmesan ve kremalı Italyan noodle....neffisss  Domates çorbası o kadar yoğundu ki, neredeyse bir tabak için bir kilo domates kullanılmıştı... 



 Üçüncü akşam Alman  aile dostlarımızda kaldım , oradaki mönü de harikaydı , somon-kuşkonmaz-baharatlı patates....
 

 
Herşey bu kadar güzelken aslında dışarda yemenin pahalı olduğunu da söylemeliyim, en basit mönü sadece ana yemek ve bir çorba örneğin 20 Euro ve en acısı ne biliyor musunuz ? Bir şişe suya ve sadece 75cl'lik bir suya 6 Euro vermek !!!! Türkiye'den su götürmek lazım....
 
 
 
 
Bu arada kaldığımız otel MOTEL ONE -ESSEN, son derece enteresan, çok güzel döşenmiş , enteresan renkler kullanılmış, turkuaz ve kahverengi gibi, her şey çok sade ve düzenli ama.....odalarda telefon yok !!! Nasıl olabilir böyle bir şey, acil bir ihtiyacın olsa kimseye haber veremeyeceksin....Çok şaşırdım ve sorduğum zaman da cevap 'That's our concept '.Bir diğer şey de otelde kahvaltı bölümündeki  sandalyelerin  sırt dayama bölümü olmaması, yani tabure desen tabure değil, puf desen puf değil !Sadece lobi bölümünde ve bar bölümünde gerçek sandalyeler var !
 
 Bu benim gibi bel fıtığından muzdarip insanlar için çok önemli bir ayrıntı...Onun da cevabı hazır ; That's our concept !
 

 
 

KOLAY POĞAÇA


Kızımın elinden , annemin tarifi...Tam bir ANNAAANE poğaçası....Hafif kıtır bir poğaça....
Malzemeler :
* 3 su bardağı un
* 1 fincan yoğurt
*1 fincan eritilmiş margarin
* 1 fincan sıvı yağ
* 1 çay bardağı rendelenmiş beyaz peynir
* 2 yumurta ( 1 tanesinin sarısını üzerine sürmek için ayırıyoruz )
* 1 çay kaşığı tuz
* 1 tatlı kaşığı kuru nane
* 1 paket kabartma tozu
Yapılışı :
Hepsini bir güzel karıştırıp, elimizle şekil veriyoruz. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştiriyoruz ve üstlerine  kenara ayırdığımız yumurta sarısını sürüyoruz. 180 derece fırında 30 dakika pişiriyoruz.
Afiyet  olsun.
 

23 Haziran 2013 Pazar

ALMANYA-ESSEN -BORNHEIM ZİYARETİ

BONN


Sevgili Alma'yla birlikte Beethoven heykeli önünde

Sevgili Alma ve Dzana
 
Sevgili Enes

 
Geçen hafta bir toplantı için 3 günlüğüne Almanya'daydım. İş gezisi dışında, kızımın katıldığı bir okul  programı sayesinde tanıştığımız , kızlarımızı karşılıklı evlerimizde ağırladığımız sevgili Fazlic ailesinin de konuğu oldum. Mesafeler, milliyetler ne olursa olsun, dostluklar sınır tanımıyor. Yıllardır tanışıyormuş gibi, büyük bir mutluluk ve misafirperverlikle karşıladılar beni .Sevgili Alma, Enes ve güzel kızları Dzana. Uzun uzun sohbet ettik , o kısacık vakitte bana Bonn şehrini gezdirdiler. Sevgili Alma harika bir akşam yemeği hazırlamıştı. Ne kadar memnun olduğumu ve ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Dört gözle Türkiye'ye tatile gelmelerini bekliyoruz. Ve en kısa zamanda çocuklarımızı buluşturabilmek için planlar yapmaya başladık bile.
O güzelim akşam yemeğine gelince ; baharatlı somon, özel sosuyla birlikte kuşkonmaz ve fırında baharatlı patates. Kuşkonmaz sosunun tarifini alır almaz sizlerle paylaşacağım.
 





3 Haziran 2013 Pazartesi

EN GÜZEL KAHVALTI

Simit, peynir, domates, yeşil biber, salatalık...Üstüne azıcık sızma zeytinyağ..Yanına demli bir çay...İşte en güzel kahvaltı.

2 Haziran 2013 Pazar

FIRINDA OĞLAK BUT



Oğlak eti Nisan- Mayıs başı gibi temin edilmelidir.
Malzemeler :
* 1 adet oğlak but
*  Tuz-Karabiber
* 4-5 adet defne yaprağı
Yapılışı :
* Oğlak butu iyice yıkayarak derin bir fırın kabına koyuyoruz. Her iki tarafına da tuz ve karabiber serpiyoruz. Defne yapraklarını da ekleyerek ağzı kapalı bir fırın kabında 200 derecede 2 saat pişiriyoruz. Yanına bulgur pilavı ve kırmızı şarapla ( tercihe göre ) servis ediyoruz.
Kendi suyu ve az yağıyla pişen etin tadına doyamayacaksınız.





BURSA İNKAYA ÇINARI -BİR KAHVALTI KLASİĞİ

Bursa'da kahvaltı yapmayı en çok sevdiğimiz yer dersem yalan olmaz, İnkaya Çınarı. Hem serin, hem yeşil, biraz kalabalık, ama gözlemeler ve masanıza demlikle gelen çay , ballı -cevizli kaymak çok lezzetli. Bu arada unutmadan İnkaya Çınarı kahvaltıya zam yapmış, 15 TL. Hala bir çok yerden çok ucuz. Ve ye ye bitiremiyorsunuz
İnkaya Çınarı'na daha iyi bakılabilir aslında. Çevresine ve çınarımıza bir uzman ekip eli değmesi gerek. Çınarın gittikçe uzayan ve kıvrılan , her biri ayrı bir ağaç kalınlığında olan dallarını desteklemek için  kullanılan destek yöntemi, görüntü olarak gerçekten çirkin. Dünya'daki başka örneklerini incelemeleri gerekiyor bence. Çınarın restoran ve kahvaltı servisi yapan işletmesi de bence görüntüye biraz daha dikkat etmeli.





Çevredeki dükkanlar ve İnkaya köylüsü hanımların el işlerini ve bahçelerindeki meyveleri sattıkları tezgahlar çok renkli.





 Bu sefer yeni açılan bir Çini dükkanını ziyaret ettim ' Çınar Seramik. Çini tabaklar ve seramik dekoratif ürünler gerçekten çok güzeldi. Çinilerini İznik'te yaptırdıklarını anlattı konuştuğum görevli. Giderseniz mutlaka bir uğrayın, çok güzel ürünler var.


AMMAN

                Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...