2 Haziran 2013 Pazar

FIRINDA OĞLAK BUT



Oğlak eti Nisan- Mayıs başı gibi temin edilmelidir.
Malzemeler :
* 1 adet oğlak but
*  Tuz-Karabiber
* 4-5 adet defne yaprağı
Yapılışı :
* Oğlak butu iyice yıkayarak derin bir fırın kabına koyuyoruz. Her iki tarafına da tuz ve karabiber serpiyoruz. Defne yapraklarını da ekleyerek ağzı kapalı bir fırın kabında 200 derecede 2 saat pişiriyoruz. Yanına bulgur pilavı ve kırmızı şarapla ( tercihe göre ) servis ediyoruz.
Kendi suyu ve az yağıyla pişen etin tadına doyamayacaksınız.





BURSA İNKAYA ÇINARI -BİR KAHVALTI KLASİĞİ

Bursa'da kahvaltı yapmayı en çok sevdiğimiz yer dersem yalan olmaz, İnkaya Çınarı. Hem serin, hem yeşil, biraz kalabalık, ama gözlemeler ve masanıza demlikle gelen çay , ballı -cevizli kaymak çok lezzetli. Bu arada unutmadan İnkaya Çınarı kahvaltıya zam yapmış, 15 TL. Hala bir çok yerden çok ucuz. Ve ye ye bitiremiyorsunuz
İnkaya Çınarı'na daha iyi bakılabilir aslında. Çevresine ve çınarımıza bir uzman ekip eli değmesi gerek. Çınarın gittikçe uzayan ve kıvrılan , her biri ayrı bir ağaç kalınlığında olan dallarını desteklemek için  kullanılan destek yöntemi, görüntü olarak gerçekten çirkin. Dünya'daki başka örneklerini incelemeleri gerekiyor bence. Çınarın restoran ve kahvaltı servisi yapan işletmesi de bence görüntüye biraz daha dikkat etmeli.





Çevredeki dükkanlar ve İnkaya köylüsü hanımların el işlerini ve bahçelerindeki meyveleri sattıkları tezgahlar çok renkli.





 Bu sefer yeni açılan bir Çini dükkanını ziyaret ettim ' Çınar Seramik. Çini tabaklar ve seramik dekoratif ürünler gerçekten çok güzeldi. Çinilerini İznik'te yaptırdıklarını anlattı konuştuğum görevli. Giderseniz mutlaka bir uğrayın, çok güzel ürünler var.


26 Mayıs 2013 Pazar

BURSA KAHVALTI MEKANLARI SISH ET - BURSA



Hafta sonu deyince, ilk olarak aklımıza gelen şey, ailece KAHVALTI...uzun , rengarenk  bir kahvaltı. Bazen evde bazen dışarda . Dışarda iyi bir mekan bulmak çok önemli, temiz olacak, çeşit bol olacak, hizmet iyi olacak. Bursa'da kahvaltı mekanlarının, daha doğrusu kahvaltı servisi de yapan yerlerin sayısı gün  geçtikçe artıyor. Bu sefer Sishet'teyiz. Orhaneli yolu üstünde, daha önce çeşitli farklı isimlerde hizmet veren bir bina, nihayet iyi işletmeciler tarafından işletilmeye başlandı. Akşamları restoran, ve hafta sonları da kahvaltı servisi yapıyor. Arka tarafından bahçesi var, ve hatta köpek de kabul ediyorlar, bahçeli mekanlarına, tabiiki zarasız olanlarını...
Oldukça zengin bir açık büfesi var , peynir çeşitlerinden, sıcak çeşitlere, reçellere, puaça ve ekmek çeşitleri güzel. Kıymalı-etli-peynirli pideler, menemen, çorba, soslu sosis, jambon, salam-sucuk, zeytin çeşitleri, reçeller- özellikle reçeller -minik dondurma külahı gibi olan sepetçiklerin içine koyarak yiyebilirsiniz. Başka neler var diyecek olursak, çeşitli salatalar- hatta sarımsaklı yoğurtlu harika bir ezme vardı mesela , ve en güzeli sapsarı patates kızartmaları, tazecik ve mis kokulu, yani aynı yağ yüzlerce kere kullanılmamış çok belli ve gerçekten doğranmış patatesler, dondurulmuş değil. Bir birkaç seferdir gidiyoruz ve çok memnun kaldık. Bu arada kişi başı 25 TL.
Şimdi fotoğraflar...
 







11 Mayıs 2013 Cumartesi

EKS MUTFAK ve Norveç'li ünlü şef Jostein Medhus

çiğdem durukan@NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL Şef Jostein Medhus

çiğdemdurukan@NORWEGION SEAFOOD COUNCIL
Anatolium Karaca Mağazası içindeki EKS Mutfak Atölyesi

çiğdemdurukan@NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL


Geçtiğimiz Perşembe günü Norveç 'ten ülkemizi ziyarete gelen ünlü şef Jostein Medhus ve EKS Mutfak Akademisi'nin konuğu olduk. Bursa'lı blogger arkadaşlarımızla keyifli bir workshop geçirdik. Böylece bu etkinliğe katılmama sebep olan sevgili Derya'lı Lezzetlerin Derya'sı , Bursalı Blogger'ların ablası Annemineli Zehra Hanım'la ve diğer blogger arkadaşlarla tanışma fırsatı yakalamış oldum. EKS Mutfak Anatolium alışveriş merkezindeki KARACA mağazası içinde yemek atölyeleri yapıyor. EKS yani Eyüp Kemal Sevinç, kendisini televizyondaki programlarından da tanıyoruz. Ekibiyle birlikte yemek pişirmeye gönül vermiş kişlere böyle keyifli organizasyonlar hazırlaması harika . O gün kendisi yoktu, EKS ekibinden Cengiz Şef bizlere yardımcı oldu.Hep birlikte çok keyifli bir gün geçirdik ve 3 tarif uyguladık. Somon, Norveç Uskumrusu, ve Mezgit Mücver...Balığa karşı kısmen mesafeli davranan ben, tüm lezzetlere bayıldım doğrusu. Bu arada workshop öncesi aldığımız kısa bilgilere göre, dünyanın somon üretiminin %60'ı Norveç'e ait. Japonlar ünlü suşilerini Norveç somonu ile yapıyorlarmış...Serbest pazar ekonomisi !
NORWEGION SEA FOOD COUNCIL BASIN BÜLTENİNİ aşağıda okuyabilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak için :http://en.seafood.no/

Bursa’da Norveç Deniz Ürünleri Rüzgarı


Norveç Deniz Ürünleri Konseyi (Norwegian Seafood Council)’nin davetlisi olarak Norveç’in en önemli şeflerinden ve Norveç Aşçılar Milli Takımı’nın Başkanı Jostein Medhus ülkemize geldi. Şef Jostein; bir hafta kaldığı ülkemizde İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanısıra Bursa’nın en önemli otel ve restoranlarının şeflerine Norveç Deniz Ürünleri Semineri düzenledi.

Somona büyük ilgi
Bursa EKS Mutfak Atölye’sinde gerçekleşen seminere Bursa’lı şeflerin ilgisi büyüktü.  Jostein ve Eyüp Kemal Sevinç; Norveç deniz ürünleri, pişirme teknikleri hakkında bilgi verip, sunum teknikleri hakkında ipuçları verdi. Şefler özellikle somonla ilgili sorular sordular. Bu önemli gün nefis deniz ürünlerinin tadımıyla sonlandı.

Günde üç öğün balık
Dünyada Çin’den sonra en fazla balık ürünü ihraç eden 2. ülke olan Norveç’in başta somon olmak üzere balıkları, her gün tüm dünyada 36 milyon öğünde tüketiliyor. Hafta sonu ise bu rakam iki katına çıkıyor. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi Doğu Avrupa Bölge Müdürü Maria Kivijarvi Heggen’in verdiği bilgilere göre Türkiye pazarı da her yıl daha da büyüyor ve başta somon olmak üzere balık ürünlerine ilgi artıyor



Evet taktık önlüklerimizi ve işte ilk tarifimiz:

FIRINDA SOMON
Malzemeleri orada uyguladığımız ölçülere göre vereceğim, siz gerekn çarpma -bölme işlemlerini yaparsınız.


çiğdem durukan @NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL
* 1 adet somon fileto
* 1 1 tatlı kaşığı şeker
* 1 tatlı kaşığı tuz
Sos için :
* 1 yemek kaşığı labne
*1 tatlı kaşığı taneli hardal
* Tuz,karabiber
* 2 yemek kaşığı zeytniyağ
* bir kaç damla limon suyu
Yapılışı :
* Önce somonun iki tarafında önce şeker , sonra tuzla bir güzel tatlandırıyoruz. Ve bir tabağa alarak yaklaşık olarak 15 dakikia kadar dinlendiriyoruz.
* Bu arada labne ve hardalı bibirine iyice yedirerek karıştırıyoruz.
* Dinlenen somonların üzerinde hafifçe su biriktiğini görüyoruz. şeker ve tuz balığın etinin hem diri kalmasını hem de yağının ve suyunun içinde kalmasını sağlıyor pişerken.  Daha sonra ılık su dulu bir kabın içinde somonun üstündeki şeker ve tuzu hafifçe yıkıyoruz.. Bir kağıt havlu yardımıyla balığımızı hafife kuruluyoruz.. Hafifçe yağlanmış fırın tepsisinde 100 derecede 8 dakika pişiriyoruz.
* Balıklarımız pişerken, limon ve zeytinyağını  hızlı hızlı çırparak karıştırıyoruz. Böylece kıvamlı bir karışım elde ediyoruz.
* Balığı servis edeceğimiz tabağımızı hazırlıyoruz.  Labne-hardal sosundan birer kaşık alarak, hafif yumurta şekli verip tabağımızın karşılıklı iki tarafına yerleştiriyoruz. Sonra spatüla yardımıyla karşılıklı duran iki sos topunda az miktarı tabağın ortasına doğru çekiyoruz. Fırından çıkardığımız somonu tabağın ortasına yerleştiriyoruz. Üzerine zeytinyağ sosumuzu gezdiriyoruz. Ve dereotu -maydonozla süslüyoruz. Nefis bir tat, bayılacakasınız. Ben yanına aşığı olduğum Bozcaada -Çamlıbağ Vasilaki şaraplarından öneririm.
Afiyetle kalın.
 

çiğdem durukan@NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL
 
çiğdem durukan@NORWEGIAN SEAFOOD COUNCIL



5 Mayıs 2013 Pazar

Zencefil Sosu

Her derde deva zencefilin salatadaki tadına bayılacaksınız. Lezzetli bir salata sosu için, zencefilde küçük bir kısım kesip, onu soyup, ince ince rendeliyoruz, sonra onu sızma zeytinyağı, limon , tuz ve  az miktarda taze çekilmiş karabiberle iyice karıştırıp, doğradığımız salata malzemesinin üzerine gezdiriyoruz afiyet olsun.
Bu arada toz zencefilden bir çay kaşığı alarak onu bir çay kaşığı balla karıştırıp oluşturduğunuz macun kıvamındaki karşımı , grip- öksürük durumlarında yiyebilirsiniz. Yalnız yedikten sonra bir 5 dakika kadar başka hiç bir şey yiyip içmeyeceksiniz. Öksürüğü hemen kesiyor.
Sevgilerimle.

Oscar ve Bursa Botanik Park

Güzel , güneşli Pazar gününü fırsat bilerek , atladık arabamıza ve hep beraber tuttuk Botanik Park'ın yolunu...Açıldığı günden beri Bursalıların çok tercih ettiği bir yer burası. İçindeki tema bahçeleri, yürüyüş yolları, çok çeşitli bitki ve ağaçlarıyla insanın içini açıyor. Spor yapabilir, bisiklet sürebilir, fotoğraf çekebilir ya da sadece etrafı seyredebilirsiniz. İçinde iki çay-bahçesi var. Bisiklet kiralayabiliyorsunuz, tost-çay dondurma vs alabiliyorsunuz. Bu kadar güzel bir yeri ve hizmeti de doğru kullanmak lazım, o da ayrı bir konu, hatta bence üzerinde araştırma yapılması lazım....İnsanların neden çekirdek yedikten sonra kabuklarını üfleyerek yerlere attıklarını, yanı başında ağzından tüküre tüküre oluşturduğu çekirdek kulesinden nasıl utanmadığını, neden her gördüğü yeşilde mangal yakmak istediğini araştırmak lazım !!! Botanik Park'ın otoparkında mangal yakmanın nasıl bir psikoloji olduğunu, birbirinin egzos kokusu, lastik kokusu altında otoparkta piknik yapmanın hangi psiko-sosyal duruma girdiğini ve terapi/ tedavi şekillerini araştırmak ve bizimkileri bu illetten kurtarmak lazım...Her hafta sonu bu çirkin manzarayla karşılaşmamak için ya çok erken saatte gidiyoruz, ya da hafta arasını tercih ediyoruz. Bursa Büyükşehir'in bu konuyla ilgili bir şeyler yapması lazım. Aynı şey maalesef semt parkları içinde geçerli...İnsanlar yere atmama kültürünü-terbiyesini nasıl kazanacaklar ? Ya Avrupa'da bazı ülkelerde olduğu gibi ceza keseceksin ,ya şu anda televizyonda sık sık gördüğümüz kamu spotu uyarılarında bu konuya da yer vereceksin. Ama en önemlisi , bu eğitimi evde, ailede vereceksin, okulda yaşatacaksın.....Neyse bu konu beni çıldırtıyor da.....Evet biz yine de herşeye rağmen sevgili Oscar'ımızla güzel bir pazar geçirdik, birlikte azıcık balık kraker yedik, çiçekleri kokladık, dönüşte açık camdan dışarıya çıkardığı için kafasını, biraz rüzgar çarptı Oscar'ımı ama...hor hor uyudu...Rüyasında muhtemelen 'ay ne tatlı köpek, ay ne sevimli-sevebilir miyim diyen çocuklar ve abla-abiler gördü sanırım, çünkü oyun oynar gibi pati atıp durdu boşluğa...


2 Mayıs 2013 Perşembe

Güllü Gözdem


Evet , nihayet vakit bulup geçebildim kumanda paneline. İşte dört gözle beklediğim koltuklarım ve en sevdiğim, ismi de Güllü Gözde...Bu gül desenine sevda ne olacak bilemiyorum artık ama en son evdekiler frenlemeseydi , perdeler de güllü olabilirdi...Nihayet sona geldik evde sanırım...Perdeleri de sipariş ettim, onlar da haftaya geliyor. O kadar fazla perde modeli taradım ki, içim dışım stor-fon- tül oldu. Aslında ne zor işmiş bu dekorasyon !  Koltuklar mı perdelere uymalı yoksa duvarın rengi mi koltuklara yakın olmalı ? Önce perdeyi mi sipariş etseydik derken, salonun ve  evin genel havasına uyacak şekilde hepsini hallettik. Perdeleri sade , krem rengi ve çizgili tercih ettik. Bu konuda  Bursa'lı arkadaşlarıma Cumhuriyet Caddesinde 'Mavideniz Mefruşat'ı tavsiye edebilirim. Dükkana girdiğiniz andan itibaren güler yüzüyle sizinle ilgilenen Ümit Bey, seçim yapmanıza yardımcı olacak sorularla sizi yönlendiriyor. O kadar çok perde çeşidi içinden bir an seçemeyeceğim sandım ama neyse ki....artık bitti sayılır...
İşte aşağıda dükkandan birkaç fotoğraf ve tabiiki yukarıda GÜLLÜ GÖZDEM



 

Nohut Salatası

Malzemeler :
* 1 su bardağı haşlanmış nohut
* 15-20 adet kornişon turşu
* 1 kutu mısır
* 1 adet domates
* Taze soğan
* Maydanoz
* Zeytinyağ-limon-tuz-karabiber

Yapılışı :

* Nohutu derin bir kaba alarak , içine doğradığımız malzemeleri ekliyoruz.  Zeytinyağın içine yarım limon suyu, 1 çay kaşığı tuz, taze çekilmiş karabiber ekleyerek salata sosumuzu hazırlıyoruz.
Ve afiyetle yiyoruz.

27 Nisan 2013 Cumartesi

Nereden Başlasam Derken....

Nereden başlasam nasıl anlatsam derken, en sonunda başladık. Yaklaşık olarak 10-15 günlük bir koltuklara kumaş seçme aşaması, 1 hafta kadar duvar renklerini seçme süreci derken, nihayet start verildi. Geçen hafta koltuklar gitti, ve dün badana başladı. Evin halini anlatmaya gerek yok sanırım, tam anlamıyla aldı başını gidiyor. Artık Japonlar gibi yerde yaşıyoruz, evde ne bir koltuk ne bir sandalye kaldı, ha , mutfak tabureleri dışında. Bu duruma en fazla Oscar seviniyor,hayatında belkide son defa bizlerle göz seviyesinde temas kuruyor oğluşum. Ama diğer taraftan eve girip çıkan ustalardan , büyük büyük acayip kutulardan da hiç memnun değil......Bu yazıyı yazmaya başlamamdan bu yana 4-5 gün geçti arkdaşlar , nihayet devam ediyorum. BADANA BİTTİ ! En sonunda.....Renkler de tam istediğim gibi oldu... Boya tercihini Marshall'dan yana  kulnadık..Ve sonuç harika.. Ben aslında renk konusunda biraz klaikçiyimdir, hani her şeyle uysun, çok uç renkler olmasın diyenlerdenim..Bu sefer kendimi aştım..Salon rengi olarak Nil Kıyısı ve Kül bulutu kombinasyonunu yatak odalarına Bambu Yaprağı ve Leylak Pembesi'ni kullandık. Tüm bu renleri Marshall renk kartelasından görebilirsiniz. Kesinlikle çok güzel oldu. Ve en önemlisi yarım saat içinde koltuklarım geliyor....Bakalım nasıl bir ahenk oluşturacaklar..Bu arada tabiiki hala temizlik devam ediyor... Şimdi sırada perdeler ve aydınlatma var....Oscar derseniz, iyice ruh hali bozuldu oğluşumun...Eve giren çıkan ustanın , matkap çekiç seslerinin eksik olmadığıı düşünürsek, hali pek de iyi sayılmaz.. Şu anda yanımda uyuyor.....Hemen salonun bir köşesinden size kül bulutu rengini göstereyim bu arada ....
Sevgilerimle

11 Nisan 2013 Perşembe

ADALET,SİZSİNİZ

Geçtiğimiz Salı akşamı Rutkay Aziz ve Taner Barlas, Bursa Tayyare Kültür Merkezinde'ydi. Bursa Barosu'nun 5 Nisan Avukatlar Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen organizasyon sayesinde bu iki usta oyuncuyu izleme şansı elde ettik. Adalet, Sizsiniz isimli oyunlarıyla kendilerine bir kez daha hayran bıraktılar. Tiyatro bambaşka bir pencere hayata açılan. Ve o pencereden ustalarla birlikte bakmaya çalışmak, anlamaya ve yorumlamaya başlamak değer biçilemeyen bir duruş. Bu sebeple öğrencilerimizle her fırsatta tiyatroya gitmelerini, geçmişi ve geleceği yorumlamaları için kitap okumaları gerektiğini salık veriyoruz. Adalet, Sizsiniz isimli oyunda geçmişte adil bir şekilde yargılanmadan ya ölümle , ya sürgünle cezalandırılan Sokrates, Galileo Galilei  ve iki Italyan göçmen Saco ve Vanzettiden bahsediliyor ve nasıl  yıllar sonra yargılamada  hata yapıldığının kabul edilmesi ve itbarlarının geri verildiğinden.

.Mutlaka İzleyin...

10 Nisan 2013 Çarşamba

NEREDEN BAŞLASAM , NASIL ANLATSAM 3

Nihayet koltuk kumaşlarımı seçtim...Üstümden bir yük kalktı denir ya , aynen öyle. Karar veremeyeceğim bir türlü diye korkuyordum. O kadar çok dergi, mecmua , katalog taradım ki, seçim yeteneğimi kaybettim bir an. Neyse ki, bugün nihayet aradığım deseni buldum, ona uygun kombinleri de yaptım. İkili koltuğu krem rengi , bir berjer tamamen çiçek desenli kumaşla, diğer berjer de yeşil renk kumaşla kaplanacak. Kırlentler ve diğer küçük parçalar da zemine göre, kombinlerden hazırlanacak. Hani derler ya, çok içime sindi... Kumaşlar yarın artık ustaya teslim edileceği için arabanın bagajında. O yüzden fotoğraflayamdım, ama istediğim tarza çok benzer bir fotoğraf buldum. Sıra perdelerde, yarın da perde turum var. Mutfak bölümüne berjerin çiçekli kumaşından pencerenin yarı boyuna gelecek uzunlukta bir perde diktirebilirim. Çok zevli ama bir o kadar da yorucu bir işmiş bu...

AMMAN

                Amman, Ürdün'ün başkenti ve kesinlikle çok farklı bir şehir. Düzensiz bir yapısı var, trafik karışık, sokaklar çok kalab...