HÜRRİYET'TEN

30 Temmuz 2013 Salı

Yelken Restaurant Marmaris- LEZZETE YELKEN AÇIN



Sevgili dostlarımız Gamze Hanım ve Adnan Bey sayesinde tanıştık Yelken Restaurant'la.Sahipleri Marmaris'in sevilen ailelerinden Yaylalılar. Ziya Yaylalı'nın oğulları  Volkan ve Serkan Yaylalı yaşadıkları beldeye Yelken Restaurant'la başka bir tat getirmişler.


Biz Ziya Bey ve Volkan Bey'le tanıştık o gece. Yelken , Marmaris Yat limanında mavi -beyaz renklerde son derece güzel ve sıcak dekore edilmiş bir restoran. En önemlisi de sahiplerinin güler yüzü ve misafirperverliği. Mezeler müthiş. Yediğimiz her bir lokma birbirinden lezzetliydi. Gerçekten bir tadım gecesi yaşadık.








Tattıklarımıza gelince ;
Mezelerimiz ; Çingen Pilavı , Deniz Börülcesi, Ahtapot Izgara, Baby Kalamar, Fava, Kum Midyesi Vongale, Marmaris Yoğurtlaması, Levrek Marin, Zeytinyağlı Limonlu Börülce . 
Salatalarımız ;Kırmızı Soğan Salatası- Bol Nar Ekşili ve Mevsim Salata.
Ana yemek olarak da AKYA Kavurma.  Tatlı olarak Girit Tatlısı ve ardından kallavi bir Türk kahvesi. Böyle güler yüzlü bir hizmet ve kalite anlatılarak değil, yerinde tecrübe ederek anlaşılır. O yüzden Marmaris'e gidecekler mutlaka Yelken Restaurant'a uğramalılar.

Volkan Bey , bizlerle çok yakından ilgilendi. Her mezeyle ilgili uzun uzun bilgi verdi. Yelken Restaurant'ın Şefi, Ömer Çep. Ömer Bey'de bizlere mutfağını açtı ve o güzelim yemekleri-mezeleri bir de mutfağında görme şansımızı oldu. Ama sanırım en büyük şans benimle 2 muhteşem tarifi paylaşması oldu.
Tarif çok yakında burada....
Girit Tatlısı
Fava

Yelken Papağan !

Yelken'de dekorlar da bir harika !





Sihirli Tencere Tatilde



Şu sıralar tatilde , güneşin ve denizin tadını çıkarıyoruz. Bu sefer, Marmaris'i tercih ettik, yıllar sonra yeniden. Çok değişmiş bulduk haliyle. Cıvıl, cıvıl sokaklar ve tertemiz denizi görülmeye değer. Her tatil yöresinde olduğu gibi turist kaynıyor, bu iyi mi, kötü mü tartışılır !!! Restoranlar, kafeler, kaldırımlar , mağazalar her yer İngiliz, Alman ve Hollandalılarla dolup taşıyor. İyi -döviz bıraktıklarını umalım bari.  Marmaris'in en güzel yanı sanırım, şehir içinden bile denize girebiliyor olmanız. Çevre koylar da harika. Bugün önce Turunç,  daha sonra da İçmeler bölgesine geçtik. Turunç güzel ama , plaj ortamı olarak yeterince planlı yapılanmamış. Tekneyle uğrayıp, yüzmek için mola verirseniz ideal. İçmeler nefis ! Bayıldık desem yeridir. Çok planlı yapılanmış, sokaklar , oteller , kafeler ve restoranlar gerçekten çok güzel. Plajların bulunduğu bölge ise harika! Biz bugün Beach34'te deniz molası verdik. Güler yüzlü personeli ve sahipleri çok misafirperverler. Deniz pırıl pırıl. Plajda servis ve yiyecekler de çok lezzetliydi.
Bugün Sedir Adasına gidiyoruz. Bakalım Kleopatra'nın yüzdüğü plaj nasılmış ?
Görüşmek üzere...Fotoğraflarımız Beach34 sahilden




21 Temmuz 2013 Pazar

ENGİNARLI PİLAV


Her türlü lezzetli olan sebzelerden biri, bizim evde de çok sevilir, bu sefer pilavını yaptık. Buyrun tarifine ...
Malzemeler:
* 2 adet enginar
* 1 adet küp şeker
* 1 kuru soğan
* 3 adet taze soğan
* Dere otu
* Tuz-karabiber
*1.5 su bardağı pirinç
* 3 bardak su.
Yapılışı :
* Enginarları limonlu suda 10 dakika haşlıyoruz.
* Pilav tenceresine yarım çay bardağı zeytinyağı ve şekeri ekleyerek hafif ısıttıktan sonra küp küp doğradığımız kuru soğanları atıyoruz.
* Soğanların kokusu çıkınca küp küp kestiğimiz enginarları ekleyerek kavurmaya devam ediyoruz. Bir iki dakika sonra yine küp küp doğradığımız taze soğanları ekliyoruz. Soğanların rengi hafif solunca içine iyice yıkadığımız ve bir kenarda süzdüğümüz pirinçleri ekleyerek ,2 dakika kadar kavuruyoruz.
* 3 bardak sıcak suyu da ekleyerek tencerenin altını kısıyoruz. Doğradığımız dere otlarını, tuzu ve karabiberi ve bir kaç damla limon suyunu da ekleyerek , pilav suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
* Pilav suyunu çekince bir kez karıştırıp, üzerine kağıt havlu koyarak , kapağı tekrar kapatıp , demlenmesi için bir 25-30 dakika bekletiyoruz.
* Afiyet olsun.
 

20 Temmuz 2013 Cumartesi

KOLAY KEK

İyi bir arkadaşın ve iyi bir sohbetin  yanına iyi bir kek gider , buyrun tarifimize.
Malzemeler :
*4 yumurta
* 2 çay bardağı toz şeker
* 1 çay bardağı sıvıyağ
* 1 paket kabartma tozu
* 1 paket vanilya
* 2 su bardağı un
* 2 yemek kaşığı kakao
* 2-3 yemek kaşığı dövülmüş fındık
Yaplılışı:
Önce şeker ve yumurtaları iyice çırpıyoruz. Ardından vanilya, kabartma tozu, sıvıyağ ekleyerek tekrar karıştırıyoruz . Unu ekliyoruz ve tekrar iyice karıştırıyoruz. Silikon bir kek kalıbına karışımın yarısını döküyoruz. Geri kalana karışıma kakao ve fındığı ekliyor ve son kez iyice karıştırıyoruz.
Bu karışımı da kek kalıbına döküyoruz ve iki renkli bir hamur elde ediyoruz.
160 derece 30-35 dakika pişiriyoruz.
Afiyetle :)
Not : Fotoğraf için sevgili Evrim'e çok teşekkürler :)

19 Temmuz 2013 Cuma

SOĞUK AYRAN AŞI ÇORBASI



Malzemeler:
* 1 su bardağı aşurelik buğday
* 5 yemek kaşığı yoğurt
* 4 bardak soğuk su
* Dere-otu
*Tuz
* Kırmızı pul biber
Yapılışı :
* Buğdayı en az 12 saat önce ıslıyoruz. Suda dinlenen buğdayı 40 dakika haşlıyoruz ve süzerek ayrı bir kapta soğumaya bırakıyoruz.
* Yoğurdu su ile çırparak koyu ayran kıvamına getiriyoruz. Tuzla tatlandırıyoruz.
* Ayranın içine buğdayı  ve ince ince kıydığımız dere otunu da ekliyoruz ve karıştırıyoruz.
* Kaselere aldığımız zaman dere otu ve kırmızı pul biberle servis ediyoyruz.
*Afiyet olsun.
 

KÖY PEYNİRLİ RENKLİ BİBER SALATASI




Malzemeler:
*Kırmızı biber
* Turuncu biber
* Sarı biber
 
*Kırmızı soğan
*Taze soğan
* 2 dilim köy peyniri
* 2 dilim çavdar ekmeği
Yapılışı :
* Biberleri jülyen kesiyoruz.
* Taze soğan ve tatlı kırmızı soğanı ince ince doğruyoruz.
* Çavdar ekmeklerini bir tahta üzerinde 1cm eninde olacak şekilde dilimlere ayırıyor ve 1 çay kaşığı tereyağda kızartıyoruz.
* Salata malzemelerini bir kaba alıyoruz, küp küp doğradığımız köy peynirlerini ekliyoruz ve karıştırıyoruz.
Salata sosumuzu yapıyoruz :  Zeytinyağ , limon suyu , tuz, karabiber, iyice çırpıp sosumuzu yoğunlaştırıyoruz. .Sosumuz servise hazır !
* Salatamızı sosla tatlanadırıyoruz.
*En üzerine tereyağda kızarttığımız çavdar ekmeklerimizi ekliyoruz.
Afiyet olsun.

18 Temmuz 2013 Perşembe

YEŞİL ERİKLİ MEKSİKA FASULYESİ SALATASI


Hem renkli hem de çok lezzetli.
Malzemeler:
* 1 su bardağı Meksika fasulyesi, haşlanmış.
* 3 adet taze soğan
* Yarım demet maydonoz
* Kırmızı biber
* Sarı biber
* 4 adet yeşil erik
Sosu için
*Yarım çay bardağı sızma zeytinyağ
* 2 diş sarımsak
* 1 yemek kaşığı elma sirkesi
* 1/2 limonun suyu *
* Tuz-taze çekilmiş karabiber
Yapılışı :
* Fasulyeleri hafif diri kalacak şekilde haşlıyoruz. ( 1 gece önceden suda bekletilirse , yaklaşık 40 dakika yeterli oluyor, haşlanması için. )
* Tüm malzemeyi ince ince kıyıyoruz.
* Bir salata tabağına alıp sosumuzla karıştırıyoruz. Sosu yaparken önce sarımsakları tuzla ovmaya sonra ezmeye dikkat edelim, ve içine tatlandırıcıları ( limon-sirke ) koyduktan sonra yavaş yavaş zeytinyağını ekleyerek , sos yoğunlaşıncaya kadar iyice çırpalım. )
* Eriğin verdiği hem eşi hem de ferah tadı çok beğeneceksiniz.
Afiye olsun.

 

16 Temmuz 2013 Salı

USKUMRU PİLAKİ



Bir Norveç tarifi. EKS Mutfak gününden harika bir lezzet.

Şefimizin tarifi :

Malzemeler :
 Her kişi için:

Uskumru
1 adet uskumru fileto
2 çay kaşığı tuz
1çay kaşığı şeker
50 ml elma sirkesi

Uskumruları fileto haline getirin, tüm kılçıklarını temizleyin ama derisini üstüne bırakın.
Filetoların her tarafına tuz ve şeker serpin, 10 dakika streç filme sarılmış şekilde bekletin.
Soğuk suda dikkatlice yıkayın ve mutfak havlusuyla kurulayın.


Sos:

1/2 havuç

1/2 arpacık soğanı

2 diş sarımsak

Çeyrek rezene

2 fiske safran

Yarım çay kaşığı bütün kişniş otu tohumu

Yarım çay kaşığı şeker

25 gram şeri sirkesi

100 ml zeytinyağı

Tuz ve karabiber

 Havuç, arpacık soğanı, rezene ve sarımsakları tahta üzerinde ince kıyın. Havuç, arpacık soğanı, rezene ve sarımsakları az zetinyağı ile soteleyin. Şeker, şeri sirkesi ve kişniş otu tohumlarını ekleyin, kaynatın ve kalan zeytinyağını ekleyin.

Isıttığınız karışımın içine uskumru filetolarınızı küçük küçük dilimlere ayırarak yerleştirin.

Hazır hale gelen tüm malzemelerinizi (sebze ve uskumru filetolarınızı) tabağınıza yerleştirin.



15 Temmuz 2013 Pazartesi

FERAH AYRAN



İçmeye doyamayacaksınız. İftarda, sahurda , sıcak yaz günlerinde tam bir ferahlatıcı.
Malzemeler :
* Kaymaksız yoğurt
* 1 adet salatalık
* Buz küpleri  (7-8 adet )
* Tuz
* Fesleğen yaprakları
Yapılışı :
Salatalığı soyarak karıştırıcıya atıyoruz ve iyice çekiyoruz. Yoğurdu ekliyoruz ve tekrar karıştırıcımızı çalıştırıyourz. Bu küplerini de atıp kısa aralıklarla çekme işlemine devam ediyoruz. Bardaklara koyarak fesleğen veya nane yapraklarıyla ikram ediyoruz. Kişi sayısına göre yoğurt miktarını ayarlıyoruz.
Afiyet olsun.


BAHARATLI PATATES



Et yemeklerinin yanına, ekmek yerine , harika bir arkadaş . Balık-tavuk ve kırmızı et, hepsiyle çok iyi gidiyor. Çok da kolay.
Malzemeler:
* 5 patates
* 2 yemek kaşığı zeytinyağ
* tuz-karabiber ve çeşitli baharatlar

Yapılışı :
Patatesleri elma dilim kesiyoruz. Islak kalmamaları için kağıt havluyla kuruluyoruz. Derin bir kaba alıp zeytinyağ ve çeşitli baharatlarla harmanlıyoruz. Ben kekik, kırmızı toz biber, biberiye ve köri kullandım. Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisinde ,önceden ısıttığımız 250 derece fırında 25-30 dakika pişiriyoruz.
Afiyet olsun.

14 Temmuz 2013 Pazar

PESTO SOSLU MAFALDİNE




Öncelikle , bir maket Barilla Mafaldine Makarna alıyoruz. Ve  9 dakika haşlıyoruz. Makarnamız haşlanırken biz bu Mafaldine makarna  neymiş öğrenelim. Bilgi Barilla sitesinden,
Barilla hakında daha fazla bilgi için  lütfen tıklayınız.

Mafaldine, Napoli menşelidir ve bir dönem “Kıvırcık Fettucelle” olarak da adlandırılmıştır. Daha sonra Napolililer tarafından Savoia Mafalda Prensesine ithaf edilmiş ve bu prensesin onuruna Mafaldine olarak isimlendirilmiştir. Bir prensesin değerli elbiselerini tamamlayan dantelinin kıvrımlarına benzer biraz masalsı adı ile bu makarna gerçekten de “asil” bir makarna grubundadır ve geçmiş zamanların ziyafetlerinin hatıralarını canlandıran eşsiz tarife sahiptir

Evet, makarnamız haşlandı. Hafif diri bir şekilde süzgeçte dinleniyor. Makarnayı süzdükten sonra kesinlikle soğuk sudan geçirmiyoruz. Ve mutlaka haşlama suyundan bir bardak ayırıyoruz bir kenara.

Şimdi Pesto sosumuzu yapmaya başlayalım.
Malzemeler :
Yarım demet fesleğen ( yaprakları ayıklanmış )
2 baş sarımsak
1 çay bardağı dolmalık fıstık
Tuz-karabiber
1 kaşık rende parmesan veya tulum peyniri
3 çay bardağı Sızma zeytinyağ
Yapılışı :
Fesleğen yapraklarını topladıktan sonra bol suyla yıkıyoruz ve diğer malzemelerle beraber karıştırıcıda ( blender )iyice çekiyoruz.  Bu arada yavaş yavaş zeytinyağını ekliyoruz.
Püre kıvamına gelince sosumuz olmuş demektir. Tuz-sarımsak ve biber dengesi tamamen tercihe bağlıdır, kendi ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

Tencereye hazırladığımız sosu alıyor ve Maferdele makarnamızla bir güzel karıştırıyoruz.  Burada ölçü her bir porsiyon makarna için 1 yemek kaşığı pesto sos şeklinde.
Tabaklara aldığımız zaman üzerine  rende parmesan veya tulum peyniri ( ben tulum peyniri kullandım )  ve çekilmiş ceviz serpiyoruz.
Afiyet olsun.


6 Temmuz 2013 Cumartesi

SUSAMLI KITIR - SUSAMLI SİMİT ANNEANNE TARİFİ



Kızımın elinden başka bir ANNAANE tarifi. Kıtır, kıtır. Çayın yanına harika bir arkadaş.
Malzemeler :
* Yarım paket SANA ( annaane tarifi ya, mutlaka SANA yağ olacak ! )
* Yarım çay bardağı sıvı yağ
* Yarım su bardağı yoğurt
* 1 çay kaşığı tuz
* 1 yumurta sarısı ( sarısı içine , akı dışına )
* 1 paket kabartma tozu
* Alabildiği kadar un
Yapılışı :
*Derin bir kaba bütün malzemeleri sırasıyla koyuyoruz ve kulak memesi kıvamında bir hamur yapıyoruz.  Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, istediğimiz şekli ( simit-lokma ) veriyoruz.Önce yumurta akına sonra da susama buluyoruz. 170 derecede 25-30 dakika pişiriyoruz.

Anneden kalan her tarifin başka bir tadı vardır. Başka kokar anne tarifiyle yaptıkların, tadı başkadır, görüntüsü başkadır. Bu tarifler de beni çocukluğuma , annemin mis kokulu mutfağına götürür hep. Mutlaka olması gerek  dediği şeyler vardı, mesela bir SANA yağ ! Olmadan olmaz, imkansız ! Komili Riviera ve Sızma Zeytinyağı, Baldo pirinç, mutfakla ilgili şimdi aklıma gelenler. Onun dışında Eyüp Sabri Tuncer Limon kolonyası, Mintax ( Mintaxla canım Mintaxla ! )Hacı Şakir Lavanta Sabunu, Vernel , Tursil , Omo,  dolapların içindeki lavanta kesecikleri, başka neler vardı ? Mahalleden....Eskici Tabakçı Cemil...Eskiden sokak aralarında 'Eskiiciii' diye bağıran eskiciler vardı, arada buralarda da hala görüyorum ; tabakçı Cemil amca da bizim mahallenin eskicisiydi. Eskileri verirdiniz. Adı neden Tabakçı Cemil derseniz , o zamanlarda yurt dışından ithal herhangi bir şey bulmak çok zordu ve bu Tabakçı Cemil amca Kıbrıs'tan değişik değişik tabaklar getirir satardı.

Bir kandil simiti tarifinden nerelere gittim ...Sevgiyle kalın.
Afiyet olsun.
 

5 Temmuz 2013 Cuma

SIKMA -AYRAN ( MERSİN'DEN )



Mersin ve civarına gittiğinizde bir çok yerde sıkma-ayran tabelaları görürüsünüz. Mersin-Tarsus-Adana  arasında, hatta biraz daha doğuya doğru ve Mersin-Erdemli-Silifke arasında yol üstünde ya yörük çadırlarında ya da çardaklarda köylü hanımlar bu sıkmaları hazırlar ve size sıcak sıcak-yanında buz gibi ayranla ikram ederler, tadına doyum olmaz. Kaç tane yediğinizi sayamazsınız bile. Sıcak yaz akşamları için alternatif bir akşam yemeği olabilir.
Malzemeler  :
*Açık ekmek ( lavaş ) , ev yapımı, saçta pişmiş açık ekmekler en güzeli. Daha hızlı olması için ben en ince açılmış, fırınlarda satılan köy lavaşlarını tercih ediyorum.
* 250 gram beyaz peynir
* Bir adet kuru soğan
* 1 adet küp şeker
* Maydanoz / Taze nane
* Tuz ( arzu edilirse - peynir o işi görüyor zaten)
* Yarım çay bardağı zeytinyağı ( arzu edilirse tereyağ )
Yapılışı :
*Soğan yarım ay şeklince ince ince doğranır ve bir küp şekerle bir güzel yumuşayana kadar pişirilir.
* İçine beyaz peynir rendesi atılır ve 1-2 dakika soğanla beraber pişirilir.
* İnce doğranmış maydanoz ve naneler eklenir, bir kez çevrilir ve ocağın altı kapatılır.
* Önceden ısıttığınız lavaş ekmeklerin içine peynirli içten konulur ve dürüm yapılır.
* Buz gibi ayranla ikram edilir.
( Sıkma; patatesli içle de yapılabilir )


**Beyaz peynirli sıkma içimiz

Afiyet olsun.
 

 

3 Temmuz 2013 Çarşamba

TENEKEDE TAVUK

Tenekede Tavuk ??? Ben de ilk duyduğumda nasıl olur demiştim ama sonra bir gün bizim köyün yaylasında ( Karakuz Dağları )  yaptığımız bir piknikte tadına baktım. Olamaz böyle bir tat, harika. Biraz zahmetli bir pişirme süreci var ama hepsine değiyor doğrusu. Önce temiz sıfır kullanılmış bir 5 kiloluk yağ tenekesi bulmanız gerekiyor. En önemlisi bunu pişirecek bir bahçeniz  olması lazım !!!!
Sonra ortasında bir küçük bir oklavanın geçeceği çapta delikli bir tepsi.
Sonra bahçede uygun bir bölgede ateş yakıyorsunuz. Bu arada bütün haldeki tavuk az yağ , bol kekik, karabiber, tuzla bir güzel ovuluyor. Tavuğu, uygun boydaki bir sopaya geçiriyorsunuz. Tepsiye tavuğun altında kalacak şeklide patates dilimleri koyuyorsunuz. Tavuğun üzerine tenekeyi geçirip, etrafını ateş ve közle besleyerek yaklaşık 1,1.5 saat pişiriyorsunuz. Tadına bayılacaksınız.
Mutfakta rahat rahat fırına pişirmek varken, ne diye uğraşayım diyebilirsiniz ama eğer biraz köy havası-bir tavuk pişirme macerası yaşamak isterseniz deneyin derim.


Dünya Tatlısı kayınpederim ve sevgili Eşim iş başında !


Ve sonuç, nefis tavuk ve köy bulguruyla tereyağlı bulgur pilavı, dolmalar, neredeyse bıçakla kesilecek köy yoğurdu, patlıcan salatası, köy ekmeğiyle bizim köy sofrası ..........

TARAKLI VE EVLERİ




Geçenlerde yaptığımız bir köy ziyaretinde, hep içinden gelip geçtiğimiz sevimli Taraklı kasabasını bol bol fotoğrafladım. Tatilde yapılacak günü birlik geziler için ideal bir nokta. İstanbul-Bursa-Adapazarı civarlarındaysanız ya da yolunuz bir şekilde Bolu yakınlarına düşerse muhakkak bir uğrayın derim. Taraklı 87 yılında ilçe olmuş, daha önce Geyve'ye bağlı bir kasabaymış.Eski Türk mimarisi ve harika konaklarıyla kartpostal gibi bir yerleşim yeri. El işi ahşap süslemeleri ve yöresel ev yapımı yiyecekleri, reçelleri-pekmezleri-UHUD tatlısıyla sizleri kendine hayran bırakacak. Turizm açısından henüz canlanmaya başlamış ve yine haliyle ilk olarak Japon turistlerin dikkatini çekmiş bir bölge. Fotoğraf çekimi yapmak için ideal. Bazı konaklar butik otel olarak işletilmeye başlamış bile.
Şimdi , buyrun fotoğraflara.....
 




2 Temmuz 2013 Salı

ALMANYA'DAN FARKLI LEZZETLER

 
 
Toplantı için gittiğim Almanya'da sadece 3 gece kalabildim, bu da 3 akşam yemeği demekti.Öğlenleri sadece sandviç ve meyve suyuna talim ettik.
İlk akşam ; küçük bir restoran, başrolde kuşkonmaz...Uçsuz bucaksız kuşkonmaz tarlaları gördüm desem yalan olmaz. Meğer o bölgede çok sevilir ve her yerde kullanılırmış...Tariflerini bilmiyorum , ilk fırsatta araştıracağım , ilk önce kremalı ve krutonlu kuşkonmaz çorbası ve ardından kuşkonmaz ve rokalı krep . Her nasılsa çorbanın fotoğrafını çekmemişim ; bu arada restorandaki herkesin tuhaf tuhaf baktığını da söylemeliyim.

Kuşkonmaz ve rokalı krep....Çılgın bir tat !



İkinci akşam bir İtalyan lokantası LEO'S CASA...Eğer yolunuz düşerse mutlaka gitmelisiniz. Leo's Casa hakkında bilgi için tıklayın.Harika bir dekorasyon, masalarda mumlar... Çalışanların tamamı Italyan, içerde koca bir taş fırın, nefis ekmek kokuları ve kocaman tabaklarda kocam porsiyonlar, yani tam bana göre...Bu sefer ilk olarak fesleğenli domates çorbası ve sarımsak-parmesan ve kremalı Italyan noodle....neffisss  Domates çorbası o kadar yoğundu ki, neredeyse bir tabak için bir kilo domates kullanılmıştı... 



 Üçüncü akşam Alman  aile dostlarımızda kaldım , oradaki mönü de harikaydı , somon-kuşkonmaz-baharatlı patates....
 

 
Herşey bu kadar güzelken aslında dışarda yemenin pahalı olduğunu da söylemeliyim, en basit mönü sadece ana yemek ve bir çorba örneğin 20 Euro ve en acısı ne biliyor musunuz ? Bir şişe suya ve sadece 75cl'lik bir suya 6 Euro vermek !!!! Türkiye'den su götürmek lazım....
 
 
 
 
Bu arada kaldığımız otel MOTEL ONE -ESSEN, son derece enteresan, çok güzel döşenmiş , enteresan renkler kullanılmış, turkuaz ve kahverengi gibi, her şey çok sade ve düzenli ama.....odalarda telefon yok !!! Nasıl olabilir böyle bir şey, acil bir ihtiyacın olsa kimseye haber veremeyeceksin....Çok şaşırdım ve sorduğum zaman da cevap 'That's our concept '.Bir diğer şey de otelde kahvaltı bölümündeki  sandalyelerin  sırt dayama bölümü olmaması, yani tabure desen tabure değil, puf desen puf değil !Sadece lobi bölümünde ve bar bölümünde gerçek sandalyeler var !
 
 Bu benim gibi bel fıtığından muzdarip insanlar için çok önemli bir ayrıntı...Onun da cevabı hazır ; That's our concept !
 

 
 

KOLAY POĞAÇA


Kızımın elinden , annemin tarifi...Tam bir ANNAAANE poğaçası....Hafif kıtır bir poğaça....
Malzemeler :
* 3 su bardağı un
* 1 fincan yoğurt
*1 fincan eritilmiş margarin
* 1 fincan sıvı yağ
* 1 çay bardağı rendelenmiş beyaz peynir
* 2 yumurta ( 1 tanesinin sarısını üzerine sürmek için ayırıyoruz )
* 1 çay kaşığı tuz
* 1 tatlı kaşığı kuru nane
* 1 paket kabartma tozu
Yapılışı :
Hepsini bir güzel karıştırıp, elimizle şekil veriyoruz. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştiriyoruz ve üstlerine  kenara ayırdığımız yumurta sarısını sürüyoruz. 180 derece fırında 30 dakika pişiriyoruz.
Afiyet  olsun.