HÜRRİYET'TEN

27 Nisan 2013 Cumartesi

Nereden Başlasam Derken....

Nereden başlasam nasıl anlatsam derken, en sonunda başladık. Yaklaşık olarak 10-15 günlük bir koltuklara kumaş seçme aşaması, 1 hafta kadar duvar renklerini seçme süreci derken, nihayet start verildi. Geçen hafta koltuklar gitti, ve dün badana başladı. Evin halini anlatmaya gerek yok sanırım, tam anlamıyla aldı başını gidiyor. Artık Japonlar gibi yerde yaşıyoruz, evde ne bir koltuk ne bir sandalye kaldı, ha , mutfak tabureleri dışında. Bu duruma en fazla Oscar seviniyor,hayatında belkide son defa bizlerle göz seviyesinde temas kuruyor oğluşum. Ama diğer taraftan eve girip çıkan ustalardan , büyük büyük acayip kutulardan da hiç memnun değil......Bu yazıyı yazmaya başlamamdan bu yana 4-5 gün geçti arkdaşlar , nihayet devam ediyorum. BADANA BİTTİ ! En sonunda.....Renkler de tam istediğim gibi oldu... Boya tercihini Marshall'dan yana  kulnadık..Ve sonuç harika.. Ben aslında renk konusunda biraz klaikçiyimdir, hani her şeyle uysun, çok uç renkler olmasın diyenlerdenim..Bu sefer kendimi aştım..Salon rengi olarak Nil Kıyısı ve Kül bulutu kombinasyonunu yatak odalarına Bambu Yaprağı ve Leylak Pembesi'ni kullandık. Tüm bu renleri Marshall renk kartelasından görebilirsiniz. Kesinlikle çok güzel oldu. Ve en önemlisi yarım saat içinde koltuklarım geliyor....Bakalım nasıl bir ahenk oluşturacaklar..Bu arada tabiiki hala temizlik devam ediyor... Şimdi sırada perdeler ve aydınlatma var....Oscar derseniz, iyice ruh hali bozuldu oğluşumun...Eve giren çıkan ustanın , matkap çekiç seslerinin eksik olmadığıı düşünürsek, hali pek de iyi sayılmaz.. Şu anda yanımda uyuyor.....Hemen salonun bir köşesinden size kül bulutu rengini göstereyim bu arada ....
Sevgilerimle

11 Nisan 2013 Perşembe

ADALET,SİZSİNİZ

Geçtiğimiz Salı akşamı Rutkay Aziz ve Taner Barlas, Bursa Tayyare Kültür Merkezinde'ydi. Bursa Barosu'nun 5 Nisan Avukatlar Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen organizasyon sayesinde bu iki usta oyuncuyu izleme şansı elde ettik. Adalet, Sizsiniz isimli oyunlarıyla kendilerine bir kez daha hayran bıraktılar. Tiyatro bambaşka bir pencere hayata açılan. Ve o pencereden ustalarla birlikte bakmaya çalışmak, anlamaya ve yorumlamaya başlamak değer biçilemeyen bir duruş. Bu sebeple öğrencilerimizle her fırsatta tiyatroya gitmelerini, geçmişi ve geleceği yorumlamaları için kitap okumaları gerektiğini salık veriyoruz. Adalet, Sizsiniz isimli oyunda geçmişte adil bir şekilde yargılanmadan ya ölümle , ya sürgünle cezalandırılan Sokrates, Galileo Galilei  ve iki Italyan göçmen Saco ve Vanzettiden bahsediliyor ve nasıl  yıllar sonra yargılamada  hata yapıldığının kabul edilmesi ve itbarlarının geri verildiğinden.

.Mutlaka İzleyin...

10 Nisan 2013 Çarşamba

NEREDEN BAŞLASAM , NASIL ANLATSAM 3

Nihayet koltuk kumaşlarımı seçtim...Üstümden bir yük kalktı denir ya , aynen öyle. Karar veremeyeceğim bir türlü diye korkuyordum. O kadar çok dergi, mecmua , katalog taradım ki, seçim yeteneğimi kaybettim bir an. Neyse ki, bugün nihayet aradığım deseni buldum, ona uygun kombinleri de yaptım. İkili koltuğu krem rengi , bir berjer tamamen çiçek desenli kumaşla, diğer berjer de yeşil renk kumaşla kaplanacak. Kırlentler ve diğer küçük parçalar da zemine göre, kombinlerden hazırlanacak. Hani derler ya, çok içime sindi... Kumaşlar yarın artık ustaya teslim edileceği için arabanın bagajında. O yüzden fotoğraflayamdım, ama istediğim tarza çok benzer bir fotoğraf buldum. Sıra perdelerde, yarın da perde turum var. Mutfak bölümüne berjerin çiçekli kumaşından pencerenin yarı boyuna gelecek uzunlukta bir perde diktirebilirim. Çok zevli ama bir o kadar da yorucu bir işmiş bu...

9 Nisan 2013 Salı

NEREDEN BAŞLASAM , NASIL ANLATSAM 2

Bugün koltuk ustamız geldi ve koltuklarımızın ölçüsünü aldı, toplamda 30 metre kumaş gideceğini anlamış bulunuyoruz...Bu aralar çok  moda olan tay tüyü kumaşları öneriyorlar. Bizim evde bir de Oscar faktörü var tabii, göz ardı edilmemesi gereken...Mesela şu anda banyo kapısını kemirmekle meşgul...Koltuk kumaşlarının kolay temizlenebilir olması gerekiyor. Neme dayanıklı olması gerekiyor aynı zamanda. Bazen acaba diyorum , yani evinizde bir 4 ayaklı arkadaşınız varsa, aslında bir şeyler yenilemek biraz riskli, çünkü eninde sonunda yenilenecek, kemirilecekler...Bu işin diper tarafı, yanıtı da belli zaten ' gülü seven dikenine katlanır !' Parke ve mobilyalar kiraz rengi olduğu  için badana-döşemelik ve perdeler de ona uygun olmak zorunda. Boya olarak Marshall kataloğunu inceledim, oradaki Mum Işığı- Vanilya Çiçeği güzel ve yumuşak renkler, koltuklarda da bej ,krem zemin üzerine hafif haki yeşil desenler olan bir kumaş olabilir. Bu akşam biraz daha ne istediğimi biliyor gibiyim, ama perdelerin model ve rengine karar veremedim , özellikle salon için. Mutfak ve salon bir olduğu için, hem mutfak hem de salon tarafının perdesini birbirine uydurmak lazım ...Bu gece uyurken de bunu  üzerine çalışayım bari. Geçenlerde bulduğum harika bir fotoğrafı paylaşmak istiyorum. Aslında tam istediğim gibi ama ev halkına pek hitap etmiyor. Benim ruhumda bir yerlerde hafif bir İngiliz Country havası var ama meslekten midir yoksa ben bir zamanlar oralarda falan mı yaşamıştım gibi bilinçaltı-bilinçüstü durumlara girmeden gideyim artık...hepinize iyi geceler.

8 Nisan 2013 Pazartesi

Nerden Başlasam, Nasıl Anlatsam .....

Darmadağın oldum desem yeridir, nereden başlayacağımı şaşırdım, perdeler, badana, koltuklar !!!



Perdemi koltuğa uyacak, yoksa badana renklerini mi perdelere uydursak, olmadı kendimizi de mi boyasak acaba ?? Parke ve ana mobilyalar, konsol ve vitrin gibi, aynı kalacağı için yapılacak seçimlerin onlara uygun renkler olması gerekiyor ( en azından bendeki takıntı bu yönde ) ! Diğer taraftan çoğunlukla kiraz rengi ve kahve tonları olan dekorasyonumuzdan sıkıldık, biraz daha canlı renklere cesaret etmeye çalışıyoruz. Haliyle evdeki bütün dergiler ortaya dökülüyor, arkadaşlardan fikir alınıyor....Ve biz tüm bunları Nisan ayına sıkıştırmak istiyoruz, neden ? Bir an önce yeni ortamı solumak için...Fikir ve önerilerinizi esirgemezseniz çok sevinirim :)

2 Nisan 2013 Salı

Kadınlar Matinesi-İlhan Şeşen,Metin Uca, Kürşat Başar

Bu akşam Bursa Tayyare Kültür Merkezi'nde harika bir gösteri vardı, Kadınlar Matinesi. İlhan Şeşen, Metin Uca ve Kürşat Başar kadınlar ve hayata dair söyleşi ve şarkılarıyla tek kelimeyle kendilerine hayran bıraktılar. Metin Uca'nın bitmek bilmeyen enerjisi, İlhan Şeşen'in nefis sesi ve duygu yüklü şarkıları, Kürşat Başar'ın caz şarkıları ve saksafonu kulaklarımıza cila, ruhumuza ilaç gibi geldi. Program boyunca seyirciyle harika bir ilişki kurdular, İlhan Şeşen'in ilk aşkına yazdığı şarkıyı, 18'lik sesiyle okuması bütün salonu kahkahaya boğdu. Metin Uca'nın malumatfuruş bilgileri gülmekten kırdı geçirdi. Kürşat Başar İlhan Şeşen şarkılarına , saksafonuyla bambaşka bir tat kattı. Hiç bitmesin istedik...Final tam bize göreydi, hep beraber 'Bursa'nın ufak tefek taşlarııı...'nı söyledik. Ne demişler, Müzik Ruhun Gıdası'... Eğer bulunduğunuz şehire gelirlerse yada zaten şanslı olarak İstanbul'da yaşıyorsanız, muhakkak gidin! İyi geceler....